Osmanlı ordusu, Çanakkale Savaşı sırasında insan kaynağı açısından ciddi sıkıntılar çekmeye başlamıştı. Bu nedenle, özellikle 1915-1916 yıllarında lise öğrencileri gönüllü ve zorunlu olarak askere alınmıştı. Bu gençler, eğitim hayatlarını yarıda bırakarak cepheye gitmiş ve pek çoğu bir daha geri dönememişti.…devamıOsmanlı ordusu, Çanakkale Savaşı sırasında insan kaynağı açısından ciddi sıkıntılar çekmeye başlamıştı. Bu nedenle, özellikle 1915-1916 yıllarında lise öğrencileri gönüllü ve zorunlu olarak askere alınmıştı.
Bu gençler, eğitim hayatlarını yarıda bırakarak cepheye gitmiş ve pek çoğu bir daha geri dönememişti. Vefa Lisesi, Galatasaray Lisesi, İzmir Lisesi, Bursa Lisesi, Sivas Lisesi ve Konya Lisesi gibi okullar, savaş nedeniyle hiç mezun veremedi. İstanbul Erkek Lisesi'nin son sınıf öğrencilerinin neredeyse tamamı cephede şehit düştü. Bursa Lisesi’nde durum o kadar trajikti ki, okul yönetimi yıllar sonra mezun listelerine “1915: Çanakkale’de” notunu düştü. Bursa Erkek Lisesi’nin anılarında geçen bir ifadeye göre:
"Sınıflarımız bomboştu. Ders zili çaldığında kimse sıralarına oturmadı. Öğretmenlerimiz gözyaşlarını saklamaya çalışarak derse girer, ama anlatacak kimseyi bulamazlardı."
Cephede kimliklerin kaybolmaması adına, genç ve çocuk askerler okul numaralarını ve isimlerini kollarına yazıyordu. Bunun sebebi oldukça basit, vefat ettiklerinde kimlikleri üzerlerinde bulunamazsa, en azından tanınabileceklerdi. Fakat savaşın vahşeti öylesine büyüktü ki, bu numaralar çoğu zaman onları tanımlamak adına yeterli olmamıştı. Çanakkale cephesinde görev yapan bir Osmanlı sağlık görevlisinin hatıralarında şu satırlar geçmekte:
"Bir yaralı genç getirdiler. Sol kolunda 'İstanbul Lisesi 201' yazıyordu. Adını sorduğumuzda hafifçe gülümsedi, sonra gözlerini kapadı. Birkaç dakika içinde şehit düştü. Onu, geldiği gibi uğurladık: Sessizce, saygıyla…"
İngiliz harp günlüklerinde de benzer notlara rastlanır. İngiliz askerleri, Osmanlı siperlerinden topladıkları defterlerde, mektuplarda ve hatta ölülerin kollarında "okul numarası benzeri işaretler" bulunduğunu kaydetmişlerdir. Osmanlı askerlerinin eğitim hayatlarından gelen bir refleksle kimliklerini koruma çabalarının küçük ama trajik bir göstergesi...
1915-1920 yılları arasında eğitim sistemi bu kayıpların etkisini oldukça derinden hissetti. Genç nüfusun önemli bir bölümü şehit düştüğünden, birçok okul yıllarca mezun verememeye devam etti. Çanakkale’de kaybedilen nesil, yalnızca o yılları değil, geleceğin aydınlarını da yok etti.
Bugün, çeşitli liselerde ve Çanakkale Şehitliği'nde bu gençlerin anısını yaşatmak üzere anıtlar bulunmaktadır. İstanbul Erkek Lisesi’nin geleneksel anma törenlerinde, 1915 yılında cepheye giden öğrenciler için her yıl bir sıra boş bırakılır.
Çanakkale'de savaşanların çoğu isimsiz mezarlarda yatmakta. Fakat hikâyeleri, yazdıkları numaralar kadar kalıcı bir iz bırakmaya devam etmeli ve bu millet var olmaya devam ettiği sürece edecektir de.
Bu zafer, bu vatanın emek veren, bileğinin ve zihninin hakkıyla çalışan, erdemli, ahlaklı ve hür evlatlarına, anamızın ak sütü gibi helaldir. Başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale'yi geçilmez kılan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve minnetle, zaferimizin 110. yılı kutlu olsun. Esen kalın.
🇹🇷❤️