Junie, annesinin ölümüyle etrafına çok yüksek duvarlar örerek kendini insanlardan soyutlar. Tekrardan sevdiği birini kaybederek acı çekmemek adına insanlara karşı mesafeli, soğuk ve duygusuz davranır. Sonuçta sevdiğin kimse yoksa kaybedecek kimsen de yoktur… Ama sevmeden de yaşanmaz değil mi? Mesela…devamıJunie, annesinin ölümüyle etrafına çok yüksek duvarlar örerek kendini insanlardan soyutlar. Tekrardan sevdiği birini kaybederek acı çekmemek adına insanlara karşı mesafeli, soğuk ve duygusuz davranır. Sonuçta sevdiğin kimse yoksa kaybedecek kimsen de yoktur… Ama sevmeden de yaşanmaz değil mi? Mesela Otto’ya olan çelişkili hisleri gibi.. Otto’ya gerçekten değer verdiği doğru ama asıl -her ne kadar inkar etse de- Nemours’a aşık olmuştu. Zaten onun bu çelişkisi filmi çok dokunaklı kılmıyor mu? 🫠
Okuldaki o gri koridorlar, gri duvarlar ve ortamlar gençliğin ortada kalmışlığını, ne çocukluk kadar masum ne de yetişkinlik kadar bilinçli olduğunu anlatıyor gibi. Gençlerin aşk hayatlarını dikkate alırsak, karanlık arzularını ve ne istediğini bilmemezliklerini, boşlukta olma durumlarını da anlatıyor olabilir.
Aynı zamanda bu renk algısı kıyafetlere de yansıtılmış olabilir. Junie’nin kıyafetleri çoğunlukla koyu renklerdeydi. Özellikle ihanet duygusu hissettiği zamanlarda. Otto’nun kıyafetlerinin rengi ise diğer karakterlere göre daha renkli. Bu da Otto’nun masumluğunu, saf sevgisini ifade ediyor olabilir.
Peki Nemours’un öğrencisiyle olan ilişkisinin etik sınırlarına ne demeli? Film bu ilişkiyi romantize mi ediyor yoksa eleştiriyor mu yoruma açık bırakılmış. Ama Nemours, Junie’ye aşık olduğunu anladığı zaman o zamparalığını bırakıp diğer ilişkilerine bir son vermişti. İşte buradaki değişim, aşkın dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor. Bu yüzden film ilişkiyi hem eleştiriyor hem de romantize ediyor gibi, hayat gibi çelişkili… 🫠
Filmde beni en çok etkileyen karakter Otto oldu. Özellikle Otto’nun son sahnesi Comme La Pluie şarkısıyla bütünleşmiş resmen. Film masum insanların daha hassas olduklarını ifade etmek istemiş olabilir mi ya da iyilerin kaybettiğini? 😶🌫️
📜
Yazımı filmde sevdiğim diyalogları ve sözleri alıntılayarak sonlandırmak istiyorum.
📜
Beni artık sevmediğin bir zamanı düşünmek, kendime koyduğum kuralları çiğnemekten çok daha kötü. Biliyorum ki ikimiz tıpkı bir başka çift gibi birlikte olabiliriz ama ne kadar sürer ki? sıradan iki insanın aşklarının sonsuza dek sürdüğüne hiç şahit oldun mu? Masum aşk, kitaplarda bile yer almıyor. Birini sevmek kısıtlı bir süreç ve bunun bizim için de bir istisnası olmayacak çünkü diğerlerinden bir farkımız yok. Beni hayatının sonuna dek sevmiş olan tek insan Otto. Aptalca gelebilir, ama düşününce bu doğru. Kendimi sana sunduğumda sen değişeceksin.
-Bana pek güvenmiyorsun demek ki.
-Aptal değilim. Yakışıklısın. Herkes seni beğeniyor. Hayatından onlarca kadın geçmiştir... Bense yalnız ikisini biliyorum. Onlara olduğu gibi, bir gün bir başka kadından hoşlandığında beni de bırakıp gideceksin ve ben bununla başa çıkamayacağım... Her zaman bir başkasına aşık olduğunu onun da seni sevdiği düşünüp duracağım. Sonra belki diğerlerinin yaptığı gibi bu acımı dindirmek isteyeceğim.
✨
"Ölümcül bir aşk hastalığına tutulmuş gibiyim. Aptal gibi hissediyorum. Sırılsıklam aşık oldum. Tam bir aptalım. Aşık olduğumu hissetmeyeli epey olmuştu. yıllar. Bilirsin, miden düğümlenir, göğsün alev alır, bacakların güçsüzleşir. Sakinleşmem, toparlanmam gerek biliyorum ama işte, yapamıyorum."
✨
Bazen bize yağmur gerekir
Fırtına yalnız adımlar biriktirir
Haykırmak için, acı içinde
Bu kelimeleri, senin yüzüne
Bazen bize yağmur gerekir
Güneşin içinde, biz ölürken
Sakındığımız tüm o ateşinden
Ve aşk çoktan çekip gittiğinden
Bazen uğraşırız, boş yere
Savaşmayı tercih ederek
Onu yenmek, ona acı vermek için
Öyle bir acı ki bir daha kimse onu istemesin
Bazen uğraşırız, boş yere
Omuzlarımız ele verir
Andığımız o aşk çoktan
Kum gibi kayıp gittiğinde
Bazen tutarız hıçkırıklarımızı
İçinde ne varsa sayıp dökmektense
Yalnız birkaç gözyaşı, açıklardı
Yazık, bu bile bazen çok fazlaydı
Bazen tutarız hıçkırıklarımızı
Gündüz zorlarken
Geceler açığa vurur
Dargınlar gibi davranan yıldızları
Gökte yalnız bize yakılan bir ağıt
Bazen gündüzler zorlar
Gece öyle uzaktadır ki bize
Sen acı içinde, yalnız kaldığın zaman
Yıldızlı tepelerden birinde
✨