Spoiler içeriyor
eveettt... yapraklarımızı döktük, cenazemizi gömdük hatta şansımıza helvamızı da yedik ve geldik. 174 bölüm... o kadar çok şey oldu ki ben bile bazen hayriye hanım gibi başıma yazma bağlayıp gezecektim o derece vahim yani. yine de youtube'daki yorumları okurken izlemek…devamıeveettt... yapraklarımızı döktük, cenazemizi gömdük hatta şansımıza helvamızı da yedik ve geldik.
174 bölüm... o kadar çok şey oldu ki ben bile bazen hayriye hanım gibi başıma yazma bağlayıp gezecektim o derece vahim yani. yine de youtube'daki yorumları okurken izlemek çok keyifliydi. yorumlarına bakmadan geçtiğim tek bölüm yoktu.
dizide tamamen masum insan yok denecek kadar az. bir tek ayşe'te masum ve iyi diyebilirim herhalde. ferhunde'sinden hayriye'sine, leyla'sından necla'sına, şevket'inden fikret'ine, cevriye'sinden sedef'ine herkesin bir kötü huyu vardı ve birilerine kötülüğü dokundu.
sinsi sedef üzerine çok konuşmaya gerek yok, bu ailenin ve ferhunde-şevket evliliğinin üzerine düşen gölgesini inkar edemeyiz. hayriye bile yıllar sonra kendi ağzıyla itiraf etti kaç kere, sedef'in takıntılı aşkını bildikleri halde ses çıkarmadıklarını. ferhunde'nin en haklı olduğu konu o zamanlar sedef'e karşı olan duygularıydı. sedef'in masum gösterilen aşkını ve evliliği sarsışını biliyordu ve defalarca dile getirmesine rağmen inkar ediyordu herkes. tabii tek suçlu sedef asla değil. çapsız şevket de kardeşim, arkadaşım ayağına sedef'e usul usul yürüyüp sonra da inkar ediyordu. dangalak şevket, senden nefret ediyorum.
leyla-necla ikilemine girmek bile istemiyorum. dizi hakkında diğer platformların yorumlarında daha çok necla'ya yükleniliyor. leyla oralarda da deliliğini kullanarak yırtmış. necla'ya ya da ferhunde'ye hak verdiğinizde hemen "inşallah ferhunde/necla gibi gelininiz olur da görürsünüz gününüzü!" , "siz de onlar gibisiniz eğer onları haklı buluyorsanız" gibisinden biiir sürü yorum var. öncelikle sakin olun ve insanlara beddua edecek kadar biriktirdiğiniz öfkenizi normalce atın içinizden. şimdi söyleyeceklerimden dolayı ne o dizideki karakterlerden biriyim/biri gibiyim ne de öyle bir akrabam olmasına gerek var.
diziyi yeni bitirmiş ve ilk defa izlemiş biri olarak bu olayda "şu haklıdır bu haksızdır." denebilecek biri yok. sinsi sedef yüzünden ve ferhunde yüzünden girdi oğuz bu aileye. necla, baskıcı ve kontrolcü bir ailede büyümüş. ailesinin diğer üyeleri gibi macera heyecanı onu da çekmiş. zaten daha yeni yeni yetişkinliğe giriyor, toy ve hiçbir tecrübesi de yok hayata karşı. o yüzden oğuz'la tanışması falan çok çocukça, ergence bir olaydı. oğuz da zaten bunu kullandı. leyla da necla'dan çok farklı değildi ve zaten necla'ya karşı bir haseti var. bunu zaten ileride birkaç kere de kendisi itiraf edecek. özellikle de ahu'nun kimliğini çıkartmaya gittikleri gün, fikret'e itiraf edecek. neyse. necla, zaten oğuz'la çok da sağlam olmayan bir ilişkideydi. leyla desen zaten bu aileye, istanbul'a geldiklerinde ilk felaketi o getirdi. arkadaşının sevgilisiyle öpüştü -tek suçlu o değil zaten bunu belirtmeme gerek yok şu an- ve sonrasında da yaşlı bir adamın ölümüne sebep oldu. ardından şevket'le ferhunde'nin düğününe gelen oğuz'a göz koydu. bakışlarından belliydi, sadece kendine bile itiraf etmedi. necla çiçeği yakaladığında da bozulmuştu (kıskanç çöl delisi). necla ile oğuz ayrıldıkları zaman da necla babası oğuz'u onaylamıyor diye oğuz'dan vazgeçerken ciddi olmayan bi şekilde "sen çık çok meraklıysan" minvalinde bir şeyler söylüyor, repliği çok hatırlamıyorum ama biliyorsunuzdur. leyla da şakayla karışık olur diyor, necla'nın bakışını görmüşsünüzdür zaten. necla tamam dese bile bir insan, kardeşinin eski sevgilisiyle çıkmaya tamam olur mu? illa aralarında bir nikah olması mı gerekiyordu? sedef'in italya'ya gittiği ve emir'le tanıştığı bölümlerde ufuk da emir'i beğenmişti ama sedef'le aralarında bir şeyler olduğunu anlayınca tek bir şey bile olmadı aralarında. hatta düğünlerinde gelin çiçeğini de o yakaladı galiba, orayı net görmedim. neyse işte, arkadaş arkadaşının beğendiği, zamanında sevgili olduğu, flörtleştiği birine bile o gözle bakmamalıyken sen kardeşinin eski sevgilisine nasıl bakabilirsin? sen bir de ooonca yaşanandan sonra oğuz'a koştun hem de defalarca!
oğuz... belki de en çok senden nefret ediyorumdur. leyla'ya t*c4vüz ettiğin andan beri senden öyle bir nefret ediyorum ki ne yaparsan yap seni hiç sevmedim. necla sana yüz vermiyor diye leyla'yı kullandın. leyla'ya zarar verdin. kolayca kandırabileceğini bildiğin için üstelik. leyla'ya bu konuda çok yüklenenler var. ben bu yüklenmelere katılmıyorum. leyla, diğer yaşadıklarını hak etmiş ya da kendisi sebep olmuş olabilir ama bu olayı aaassssla ve assssssla "oh olsun" denecek bir yanı yok. katiyen. leyla, bu olaydan sonra oğuz'la kaç kere beraber olursa olsun bunu normalleştirmez. ben psikolog değilim ama leyla'nın penceresinden bakmaya ve anlamaya çalışıyorum. belki "namus" gözünden belki de zaten oğuz pisliğini paylaşamama/kaybetmeme çabasındandır emin değilim. çünkü necla ile aralarında paylaşamadıkları oyuncak bebek gibiydi o pislik. oğuz bir keresinde leyla'ya "sen benim kadınımsın, sadece benim" diyordu. leyla da "bana senden başkasının eli değmedi." gibi bir şeyler söylüyordu. belki de bu yüzden o olaydan sonra bile oğuz'la olan ilişkisini kesemedi. oğuz'dan önce olan ve arkadaşının sevgilisi olan o çocuktan ilgi görmüştü. onların ilişkisine özeniyordu. kızın etikete bakmadan alışveriş yapmasına, erkeğin de ona olan ilgisine ve havalı havalı gezinmesine özenmişti. kendisi de öyle bir ilişkide olmak istiyordu zaten. o yüzden oğuz'un ilgisi alakası, paralı ve havalı duruşu ona güven sağlıyordu belki de. zaten oğuz'la evlendikten sonra alışverişe gitmeler, aldıklarıyla ve kocasının ilgisiyle hava atmalar da bu yüzdendi bence. fikret bu t*c4vüz olayına sessiz kalmamalıydı. ıkınmak yerine olan biteni anlatabilirdi. sessizliğiyle konuşmak yerine gerçekten konuşmalıydı. iletişim kurma konusundaki beceriksizliği babasına çekmiş. o olay sonrası evlilik zaten ayrı sinir bozucu.
oğuz'un necla'yı bahçede zorla öpmesi sonucu dayak yiyen ve bedel ödeyen sadece necla oldu. uçkuru düşük oğuz ise "oğlum, evladım" diye el üstünde tutuldu. hayriye'nin olayı örtbas etme çabası, acısını necla'dan çıkarma çabası ayrı sinir bozucuydu. olmayacak ilişkileri oldurmak istedi. en başından belliydi o evliliklerin olmaması gerektiği. zaten necla oğuz'dan uzak durmaya, leyla'nın mutlu olmasını sağlamaya çalışıyordu o bölümlerde. embesil oğuz ceyda dahil üç kadını idare etmeye çalışıyordu. leyla, oğuz'un cem'i kıskanması yüzünden tokat bile yemişti oğuz'dan. hem fiziksel hem ruhsal şiddet gördü oğuz'dan. buna rağmen hayriye'den öğrendiği gibi yaşamaya çalıştı, mutlu bir evliliği varmış gibi yaparak ve maddiyata sığınarak. kendisi de biliyordu yürümediğini ve oğuz'un gözünün hep dışarıda olduğunu. zaten 4.5 sezon boyunca hep dışarıda oldu. huylu ve huyu meselesi.
necla'nın yüzüne fırlattığı pembe palto sahnesinde fikret ve ali rıza'nın bön bön bakmak yerine leyla'ya iki laf etmemeleri de ayrı mesele. aynısını necla ya da ferhunde yapsa yerden yere vurmuşlardı ama leyla yapınca yarare yarara! ferhunde bile hayret etti ama bir şey dese o suçlu olurdu. hayriye de avala aval kürke bakıyordu zaten. üstüne bir de cem'in yanında "eski paltomu giymişsin" diye küçük düşürmeye çalışması da fikret ve hayriye'nin de paltoyu giydirme çabası üstüne tüy dikti.
oğuz ne yaptı etti necla'yı manipüle edip kendisiyle kaçmaya ikna etti. necla da zaten gördükleriyle leyla'ya karşı kin gütmeye başladı. leyla, dizi boyunca kendinden başka herkesi suçladı. sadece leyla değil, tüm tekin ailesi. necla ile oğuz kaçamayıp sürünürlerken necla yine de derslerine ve hayata asıldı. leyla da "biri kardeşim biri kocam" diye delirdi durdu. zamanında "biri kardeşim biri eski sevgilisi" deyip mesafe koysaydı ve oğuz'a teslim olmasaydı keşke. sansar oğuz. bu aileyi ferhunde değil sen batırdın. necla'nın suçlu olduğu kadar leyla da suçluydu bu konuda. necla "enişteci"yse leyla da "enişteci". oğuzsa şerefsizin önde gideni. "necla, leyla, ceyda, oh ne âlâ!"
necla aile evine geri dönebildiyse leyla sayesinde değil, ferhunde sayesindeydi. leyla iyileşmeye başlayıp, necla eve dönünce tırnaklarını ilk ferhunde'ye geçirdiler.
iyi ki bu konuya girmeyeyim dedim ama neyse.
ali rıza ve fikret, ferhunde'ye ilk andan itibaren cephe almayıp biraz yakın olsalardı ferhunde onlara böyle olmazdı. sahte hamileliğinin ve annesinin katil olduğunun ortaya çıktığı bölümde, oğuz'dan dayak yiyip eve zar zor döndüğü bölümde ona gösterilen şefkatle yumuşamıştı. ferhunde kendisi söylemişti "şevket gibi biri tarafından sevilmeyi seviyorum." diye. çünkü şevket ailesi tarafından el bebek gül bebek büyüdü, önemseniyordu ve çokça seviliyordu. ailesi arkasındaydı, güvencesi vardı. ferhunde de bunu istiyordu ama hırsları ve sürekli ısırmaları yüzünden, bir de tekin ailesi yüzünden bunu kaybetti. bebeğini aldırması bile sedef ve şevket yüzündendi. ailesi olmasını çok istiyordu. şevket ve sedef fiziksel olarak ferhunde'yi aldatmamış olabilirler, aldatmak için bir yatak gerekmiyor zaten. yaptıkları düpedüz aldatmaydı. bir de küçücük yüreğim diye diye normalleştirip masumlaştırmışlar ya, deli oluyorum. ferhunde'nin boşanmadan sonra yaptıkları intikam, hırs ve etrafına saldırmaktı. özellikle nazmi ve cem olaylarından dolayı ona çok kızgınım ve affetmiyorum. orada haksızdı, mithat'ı aldatması da öyle. tabii şevket'i aldatması da.
1