Suç ve Ceza Alıntılar • Alışmışlar da buna... Ağlaya sızlaya da olsa alışmışlar. İnsanoğlu denen aşağılık yaratığın alışamayacağı hiçbir şey yok galiba!.. • Hemen şimdi bir şeyler yapmak gerek; anlıyor musun? • Hastalıklı durumlarda görülen düşlerin, belirginlik, açıklık, canlılık ve…devamıSuç ve Ceza Alıntılar
• Alışmışlar da buna... Ağlaya sızlaya da olsa alışmışlar. İnsanoğlu denen aşağılık yaratığın alışamayacağı hiçbir şey yok galiba!..
• Hemen şimdi bir şeyler yapmak gerek; anlıyor musun?
• Hastalıklı durumlarda görülen düşlerin, belirginlik, açıklık, canlılık ve gerçeğe uygun oluş gibi özellikleri de vardır. Bazen son derece korkunçtur tablo, ama ortam ve tüm düşünce-tasarım sürece öylesine gerçeğe uygun, sanat yönünden tüm tablo ile uyuşan öylesine ince ve beklenmedik ayrıntılarla doludur ki, düşü gören kişinin, Puşkin, Turgenyev gibi bir sanatçı bile olsa, uyanıkken böylesine bir tabloyu uydurabilmesi olanaksızdır. Haatalıklı düşlerdir böylesine düşler, uzun süre unutulmazlar ve düş sahibinin zaten hastalıklı olan yapısı üzerinde derin izler bırakırlar.
• Yapayalnızlığın, tek başına kalmışlığın sonsuz acılar veren karanlık duygularıyla doluvermişti birden yüreği.
• İşin en acı veren yanı da bunun bilinçli bir algılama, kavrama olmaktan çok, bir duygu, hem de ömrü boyunca tanıdığı en acı verici duygu olmasıydı.
• İyi ama gerçek her şey demek değildir ki...
• Tutku, işe karşı duyulan coşkuyu ve o işin içinde bulunduğu, ama o işe uygun olmayan koşulların varlığını kanıtlayan bir olgudur. Eğer yapılan şey azsa, zamanın da az olduğunu unutmamak gerekir.
• Aslında düşünmekte istemiyordu. Düşünce denen şeyi kovmuştu kafasından; acı veriyordu düşünceleri ona.
• Kendine ait bir yalan, başkalarına ait gerçekleri tekrarlamaktan belki de daha iyidir.
• Ben yalan söylediğim için insanım.
• Bir insanın yardıma kalkışması için ilkin buna hakkı olması gerekir.
• Aslında çevremdeki her şey sanki buralara ait değilmiş gibi..
• Nefret eder gibi seviyorlar...
• Bence, gerçekten büyük insanlar, büy0k acılar çekmek zorundadırlar..
• Ne çok şey önemini yitirmişti birdenbire ve ne çok yeni ve önemli şey ortaya çıkmıştı!
• Bu çocuklar buralarda çocuk olarak kalmazlar.
• İnsanın doğası, insanın aynasıdır.
• Şu anda bütün dünyada sizden daha mutsuz hiç kimse yoktur!
• Bana acı çektirme Sonya!
• Böyle bir gerçeğe kim inanır? Hem çıkarıp cebinizdeki parayı son kuruşuna kadar başkalarına verin, hem de para için birini öldürün!
• Farklı insanlarız biz..
• Hiçbir şey anlamayacak, yalnızca acı çekeceksin..
• Böyle bir alçağı sevebilir misin sen?
• Sonra, herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım, Sonya. Bir de bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini... İnsanların değişmeyeceğini, onlaru değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini!
• Herkesten daha gözü pek olan, herkesten daha haklıdır!
• Gerçekten de Sonya; karanlıkta odamda yatıp bunları düşünürken, yoksa şeytan mı ruhuma girdi de beni yoldan çıkardı, ha?
• Ben öylece öldürdüm; kendim için, yalnızca kendim için yaptım bunu!
• Ben de herkes gibi bir bitmiydim, yoksa bir insan mı? Önüme çıkan engeli aşabilir miydim, aşamaz mıydım? Eğilip iktidarı yerden almaya cesaret edebilecek miydim, edemeyecek miydim! Titreyen bir yaratık mıydım, yoksa hakları olan biri mi?..
• Ben o gün kocakarıyı değil, kendimi öldürdüm! Kendimi sonsuzcasına mahvettim! Kocakarıya gelince, onu ben değil şeytan öldürdü...
• Fırtınanın ıssız bir kıyıya fırlatıp attığı iki insan gibi, ezik, bitkin, üzgün, öylece yan yana oturuyorlardı. Raskolnikov, Sonya'ya bakıyor ve genç kızın kendisini ne kadar çok sevdiğini hissediyordu; ama tuhaf şey, böylesine çok sevilmek ona birden acı vermişti.
• Kendini hiçbir zaman böylesine yalnız hissetmemişti!
• Şu son sıralar tuhaf bir hüzün duymaya başlamıştı. Bu öyle acı veren, yakan bir hüzün değildi. Ama bir süreklilik, sonsuzluk, umarsızlıkla dolu yıllar, " bir metrelik alan" ın sonsuzluğu duyuluyordu bu soğuk, bu ölgünleşmiş hüzünde.
• Beni öldürdüğünüzü biliyor musunuz?
• Zavallı, hüzün dolu, cılız bir gülümsemeydi bu; umutsuzluğun gülümsemesi..
• Ben Tanrı'ya inanmam, ama ondan benim için dua etmesini istedim.
• Acı çekmeye hazır bir alçak!..
• Estetik kaygısı, güçsüzlüğün ilk belirtisidir!
• İyi ama bütün bu anlamsız sınavların ne gereği var?
• Su taşı aşındırır.. İyi ama, bütün bunlardan sonra yaşayıp da ne olacak? Bunun özellikle böyle bir sonuç vereceğini bile bile niçin gidiyorsun?
• Yalnıza ölümden korktuğu için yaşayabilir mi bir insan?
• Her şeyi değiştirmek... düzeltmek ve... gitmemek mümkün değil mi?
• Yalnızca var olmuş olmak için yaşamak!
• Acı ve gözyaşı da bir hayattır!
• Aşk onları diriltmiş, birinin yüreği, ötekinin yüreği için sonsuz bir hayat kaynağı olmuştu.
• o zaten yalnızca onun varlığıyla yaşıyordu.
...
Sonya semyonovna ve Rodion Romanoviç Raskolnikov der susarım..