Spoiler içeriyor
2007’de üniversitede tanışan, hayali ünlü bir yönetmen olmak isteyen genç bir adamla onu desteklemek isteyen çılgın bir genç kadının 2025 yılına kadar olan acı-tatlı bir aşk hikayesi … Hem çok komik hem de bir o kadar duygusal. İçim çok buruk.…devamı2007’de üniversitede tanışan, hayali ünlü bir yönetmen olmak isteyen genç bir adamla onu desteklemek isteyen çılgın bir genç kadının 2025 yılına kadar olan acı-tatlı bir aşk hikayesi …
Hem çok komik hem de bir o kadar duygusal. İçim çok buruk. Çünkü başrol çift maddi-manevi çok fazla sınavdan geçtiler ve çoğu zaman aşkları bu sarsıntılar yüzünden eski şevkiyle heyecanını kaybetti. İlk bölümler daha komedi işiydi. (Çok şapşallardı hatta. O kısımlarda çok eğlendim. Full o konseptten oluşan bir dizi yapsalar bayılarak izlerim.) Daha sonrası ağırlıklı olarak melodramdı. Normalde melodram sevmem ama bu dizi o kadar akıcı, çekim tarzıyla o kadar sanatsaldı ki -birçok geçmişi anlatan nostaljik sahnesi sanki eski Hong Kong sinemasından fırlamış gibiydi -kendimi 26 bölümü 2-3 günde bitirmiş halde buldum. Gerçekten çok farklı bir iş olmuş. Çekim açıları,genel akış,karakterler vs Çin’de daha buna benzer bir dizi görmedim. Çok ayrı bir klasmanda ve orta seviye diyebileceğimiz bir prodüksiyon kalitesine sahip olan Çin’den böyle bir iş çıkması beni şaşırttı. Başrol oyuncuları da bu rolleriyle başka bir seviyeye çıkmışlar resmen. Çok başarılılardı 👍🏻
Bu dizi benim için 2025’in en başarılı Çin dizileri arasına girdi. Listemdeki diğer isim de The First Frost. İkisi arasında hangisi listemde birinci olur seçemiyorum çünkü birbirlerinden farklı işler. Evet ikisi de bir nevi yarım kalmış bir aşk hikayesi ama temelleri ve akışları çok farklı. The First Frost’ta aile içi suistimal,şiddet,cinsel saldırı gibi hassas konulara değinilmişti. Bu hikaye ise hayalleri uğruna koca bir şehirde en dipte hayatlarını kurmaya çalışan,çoğu zaman sarsılan ama aşkları ve hayallerine olan bağlılıklarıyla ayakta durmaya çalışan iki aşığı anlatıyor. İki dizi de çok farklı yani.
Aslında bu dizi benim sevdiğim ve yine aynı şekilde birçok insanın sevdiği o romantizmlerden değil. Hatta şöyle söyleyeyim. Bu dizi o klasik Çin ana akımındaki gördüğümüz romantizm dizilerinden değil. Çok daha farklı bir temeli var. Gerçekçilik. O kadar gerçek bir diziydi ki birçok sahnede gıcık oluyordunuz. Karakterlerin bazı davranışlarını anlamlandıramıyorsunuz, aldıkları kararlara sinir oluyorsunuz veya karakter gelişimleri sizi çileden çıkarıyor. Ama hepsi hayatın içinden işte. Asıl gerçek çiftler böyle olur. Bize ekranlarda o kadar toz pembe,gerçek olamayacak aşklar izlettiler ki gerçekliği unuttuk. Bana bu diziyi izlettiren şey de buydu. Dizinin bütün kalitesi burdan geliyordu. Bir de sanatsal çekimlerinden tabi. O yüzden eğer buram buram romantizm izlemek isteyenler varsa bu dizide istediklerini bulamazlar. Bu dizi sadece sanatsal çekimler ve gerçekçilik için izlenir. Başka bir beklentiniz varsa hiç başlamayın.
Bir de beni dizide en çok etkileyen durum
BURASI SPOILERA GİRİYOR
Yönetmen olmak isteyen başrol erkeğin, kızla tanıştığı zamandan yani 2007’den uzun bir zaman sonrasına kadar her şeyi bir video günlük gibi kaydetmesi ve bu kaç yıllık eski görüntülerin bir şekilde 2023 yılında 2000’li çocukların eline geçmesi. Günümüz gençleri hiç tanımadıkları iki insanın aşk hikayesini izlerken ne kadar da farklı bir devirde yaşadıklarını anlıyorlar ve kendilerinden çooook daha farklı bir jenerasyonda yaşamış olan çiftin birçok davranışını anlamlandırmakta zorlanıyorlar. Bir süre sonra hayatları o izledikleri çiftinkiyle paralel bir şekilde ilerlemeye başlıyor ve istemsiz bir şekilde hayatlarındaki aldıkları kararları onların kararlarıyla karşılaştırmaya başlıyorlar. Bir süre sonra da poz poz videolarını izledikleri çiftle gerçek hayatta güncel,olgun halleriyle karşılaşıyorlar. Bu sahneler çok dokunaklıydı …