Bin yıldır okunacaklar listemde bekliyordu sonunda sıra gelebildi ve bu kadar beklediğime yandım. Çok güzeldi , akıcı ve inanılmaz içine alan bir kitap. Sanki kitap boyu Martinin değişimini okumadım da, bir insanı 3 5 ay uzaktan,belki bir komşu gibi izledim…devamıBin yıldır okunacaklar listemde bekliyordu sonunda sıra gelebildi ve bu kadar beklediğime yandım. Çok güzeldi , akıcı ve inanılmaz içine alan bir kitap.
Sanki kitap boyu Martinin değişimini okumadım da, bir insanı 3 5 ay uzaktan,belki bir komşu gibi izledim de tanıdım. Hikayede içimde kalan hiçbir şey olmadı giriş gelişme sonuç hepsi içime sindi, öyle olmasını istemeyeceğim detayları bile öyle olmalıymış gibi tabiiydi . Spoiler vermemek adına bu güvenli bölgeyi burada kapatıyor ve listenizdeyse üst sıralara çekmenizi şiddetle tavsiye ediyorum
❗️BURDAN SONRASI SPOILER İÇERİR ❗️
Kitabının sonuna doğru bir kısım beni belki de en çok etkileyen kısım oldu; Martin tanışıp aşık olduğu Ruth uğruna neredeyse sıfırdan bir dili öğreniyor, litaratürler tarıyor, kütüphanelerde yatıp kalkıyor adeta, sonunda da öğreniyor o kızın aynı ama farklı dilini ama defalarca anlatsa da en doğru sözcükleri seçse de kısa sürede ona ulaşamadığını görüyor anlattıklarının , bir şeylerin ona ne ifade ettiğinin oysa Silva kabilesinin annesi Maria sadece devrik cümleler kurarak, tam anlamıyla aynı dili bile konuşamayarak uzaktan uzağa bir tanıdık Martin için ve Martin kitap çıkınca anı olarak bir kopyasını hediye ettiğinde onu evlerindeki en belki de tek değerli şeyin, incilinin, yanına koyuyor...
O kitabın getirdiği ünden ve nedeninden hepsinden bağımsız olarak Martin için ne demek olduğunu biliyor, defalarca aşkla en güzel en yalın kelimelerle tüm ruhunu ortaya dökerek anlattığı Ruth bilmezken, o biliyor.
Ben bazen iki insanın ilişkisinin (bahsettiğim yalnızca kadın erkek ilişkisi aşk vs değil insan olarak ilişkinin) temelde sadece ruhların aynı kodlama diliyle kodlanmasına bağlı olduğunu düşünüyorum.
Eğer kodlarınız aynı yazılım dilindeyse dinden dilden birlikte geçirilen süreden hangi akrabalık bağları ile bağlı olduğunuzdan bağımsız zahmetsiz tertemiz bir bağ öylece beliriveriyor. Eğer belirmezse de dünyanızı kökünden söküp tersine de ekseniz üstüne çiçekler de yeşertseniz, ki bu tam olarak Martinin yaptığı şey, olmuyor.
Ruthsa yine son sayfalara doğru takındığı tavırla gözümdeki tüm iyi intibasını yitirdi ne yazık ki ben onu baştan beri Martini seven yalnızca kendini daha çok seven, alıştığı yaşam standartlarından azı ile mutlu olamayacağını en baştan bilen ve bunu gizlememesi ile belki de dürüstlüğü açısından takdiri bile hak eden biri olarak görmüştüm ta ki abisi kapıdayken o sonda sahnelediği oyuna dek...
Bana kalırsa Martine gerçek bir iş bul derken kalpsiz ya da sevgisiz değildi gerçekçiydi sadece . Bunlar iyi hoş ama benim ayaklarımın bastığı dünyada geçerliliği yok diyordu yalnızca ama ün sonrası o deli divane oluşu büyük büyük lafları o küçük oyunu hepsi çok iticiydi.
Son resmen içime oturdu ama sanki gerçek dünyada da bu hikaye böyle yaşansa bundan başka son yaşanamazdı.
Yani Martininki çok büyük, güçlü bir yoldu ama koşularak alınması da sonunda o "finishe" varılması da şarttı.
Son olarak Martini çocuk duygularıyla yetişkinlerin yolunda dizlerini kanata kanata onlara tur bindirdiği için çok,çok sevdim.