👠📰👛 👩🏼🦱👩🏻👩🏻🦰👩🏼 Carrie, Charlotte, Miranda ve Samantha… ‘Sex and the City’ başlığı altında köşe yazıları yazan Carrie ve onun arkadaşları Charlotte, Miranda ve Samantha ile birlikte arkadaşlıklar, ilişkiler, cinsel hayatlar, aileler ve daha birçok konu hakkında yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?…devamı👠📰👛
👩🏼🦱👩🏻👩🏻🦰👩🏼
Carrie, Charlotte, Miranda ve Samantha…
‘Sex and the City’ başlığı altında köşe yazıları yazan Carrie ve onun arkadaşları Charlotte, Miranda ve Samantha ile birlikte arkadaşlıklar, ilişkiler, cinsel hayatlar, aileler ve daha birçok konu hakkında yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
Öncelikle lafı dolandırmadan şunu söylemeliyim ki: BA-YIL-DIM!!!
1998-2004 arasında New York’ta geçmesi, dörtlü arasındaki bağ, yaşanan ilişkiler, alınan ve verilen dersler, komik ve duygusal anlar… Hepsi o kadar güzeldi ki! Beni de aranıza alın diye içten içe yalvardım.
Maalesef beni aralarına alamayacaklar. Ama her zaman dört yakın arkadaşım olarak kalacaklar ve istediğim zaman açıp diziyi izleyip onlarla buluşabileceğim. 🫶🏻
Aslında diziyi izlemek aklımın ucunda bile yoktu fakat Avrupa Yakası’nda birkaç kez değinilince listeme eklemiştim ve Avrupa Yakası’nın sonlarına doğru boş vakitlerimde izlemeye karar verdim. İlk başlarda beğeneceğimi düşünmemiştim. Sonradan beni öyle bir içine çekti ki, anlatamam. Sonlara doğru dizinin bitecek olması düşüncesi beni çok fazla üzmeye başladı, o yüzden son sezonu erteleye erteleye izledim ve her izlediğimde de şu şarkı çalmaya başlıyordu kafamda: “Gitme, bitmesin diye bütün gece ağladım. Hayır, olmaz, böyle biteceğine inanmadım. Gidersen kalan hayalinle ben n’aparım? Sensiz olmaz, böyle biteceğine inanmadım.”
Son sezon boyunca sanki bir parçamı bırakıp hayata devam etmek zorundaymışım gibi hissediyordum. Ve sonunda dizi bitti… Ben de gerçekten ağlayarak bir parçamı bıraktım. 🥹
Şuraya da bir manifest bırakayım:
✨Elbet bir gün New York’a gideceğim ve çok güzel zaman geçireceğim.✨
Kesinlikle izleyin derim.
🪶
”Kalbini kim kırarsa kırsın ya da iyileşmesi ne kadar sürerse sürsün, arkadaşlarınız olmadan bunu asla atlatamazsınız.”
🪶
”Ne de olsa mevsimler değişir. Tabi şehirler de. İnsanlar hayatınıza girer ve çıkar. Ama sevdiklerinizin her zaman kalbinizde olduğunu bilmek insanı rahatlatır.”
🪶
”Hayat, siz planlar yaparken gerçekleşen şeydir derler?”
⚠️
Dikkat!
Bu kısım karakterler hakkında spoiler içerir.
* Carrie
Dizinin baş karakteri diyebilirim. Aslında tüm her şey Carrie’nin köşe yazıları için araştırma konusu haline gelmiş olaylar silsilesi. Onun fikirlerini duymak ve köşe yazılarının bilgisayarındaki taslağını görmek benim için çok hoştu.
Karakterine gelecek olursak da yer yer beni sinir etse de seviyordum. Gerçek aşkı arayan birisiydi. Birçok ilişkisinde aptallık yaptığını ve kendinden çok fazla ödün verdiğini düşünüyorum. Özellikle Big ile olan ilişkisinde diyebilirim ama bunu da onu sevdiği için yaptığına yoruyorum ve sonunda mutlu olmasına çok sevindim.
- Aidan’ı da sevmiştim, söylemeden edemeyeceğim. -
* Charlotte
Dizinin masum kızı diyebilirim. Diğerlerinin aksine en büyük hayali evlenmek ve çocuk sahibi olmak olan birisi. Trey ile olan ilk evliliğinde mutlu görünse de ben pek ısınamamıştım. Aslında Harry ile olan ikinci evliliğine de sıcak bakmamıştım ama zamanla ikisi adına da çok mutlu oldum.
Kendi bebeğini kucağına almasını da çok isterdim. Dizinin sonunda bir bebek sahipleneceğini öğrensek de göremedik ne yazık ki.
Hamile olduğu haberinde çok sevindiğim gibi düşük yaptığında da çok üzüldüm ve ağladım. Üstelik Miranda’nın oğlu Brady’nin doğum günü partisi olacağı zaman almıştı haberi ve yine de partiye gitmişti.
Charlotte gerçekten çok iyi bir anne olurdu.
* Miranda
Dizinin sert karakteri diyebilirim. Diğerlerine kıyasla sınırları daha belirgin olan ve insan sevmediğini açıkça belli eden biriydi. Bu özelliklerini de avukat olmasıyla bağdaştırıyorum. Ama her şeye rağmen kalbinin tertemiz olduğunu ve derinlerde sevgi barındırdığını düşünüyorum.
İlişkileri içinde de en çok sevdiğim Steve ile olandı ve zaten bir de Brady adında çocukları oldu. İlerleyen zamanlarda evlenmelerine ve birlikte olmalarına çok sevindim.
* Samantha
Dizinin güçlü kızı diyebilirim. Halkla ilişkiler müdürü olduğu için herkesle çok iyi anlaşabilen ve neredeyse her erkeği elde edip onları yatağa atabilen, elbette bu yönüyle de çoğu kadın tarafından eleştirilen birisiydi. Fakat ben tam aksine Samantha’da yere sağlam basan ve hayatını sonuna kadar yaşama cesareti gösteren bir kadın görüyordum.
Kanser olduğunu öğrendiğinde ağladım. Ama Samantha her şeye rağmen sağlam bir duruş sergiledi. Bu yönünü çok seviyordum.
Smith ile olan ilişkisi de çok güzeldi ve Samantha’nın kalbini birine açması ve karşılığını alması beni duygulandırdı.
Karakter yorumlarım da bu kadardı.
Hepsini çok çok sevdim ve hepsi benim dostlarım oldu.
Buraya kadar okuduysanız da teşekkür ederim. Sizi de seviyorum.