Japonya’nın kırsal bir bölgesinde yaşayan Suzuki Nami özel bir hayali olmayan sadece istikrarlı bir işe sahip olduğu sade bir hayat yaşamak isteyen genç bir kadındır. Çocukluktan beri hoşlandığı arkadaşı Ken’in Tokyo’da iyi bir iş bulmasından sonra kendisi de onunla daha…devamıJaponya’nın kırsal bir bölgesinde yaşayan Suzuki Nami özel bir hayali olmayan sadece istikrarlı bir işe sahip olduğu sade bir hayat yaşamak isteyen genç bir kadındır. Çocukluktan beri hoşlandığı arkadaşı Ken’in Tokyo’da iyi bir iş bulmasından sonra kendisi de onunla daha fazla vakit geçirebilmek için Tokyo’da bir iş bulur.
Otowado Yayıncılık şirketinde ekipman yönetimine başvuran Nami, şirketin yayın bölümünde işe alınır. Moda veya yayıncılık hakkında tek bir bilgisi bile olmayan genç kadın, “ Miyavi “ adında Japonya’dan bütün Avrupa’ya satılacak Global bir dergi olması hedeflenen moda dergisinin şeytandan bir farkı olmayan yeni baş editörünün asistanı olacaktır.
Zorlu başlayan iş hayatında baş editörün kendisine çıkardığı zorlukları, çocukluk aşkıyla yaşayacağı yeni hayatın hayalleriyle bir kenara itelemeye çalışan Nami’nin bütün dünyası yıkılır. Çünkü çocukluk aşkının bir sevgilisi olduğunu ve evlenmeyi planladıklarını öğrenir. Bu hayal kırıklığıyla geçen günlerinde Tokyo’ya ilk geldiği zamanlarda tesadüfen tanıştığı yetenekli ve tatlı bir fotoğrafçı olan Junnosuke’yle bir sebepten ötürü sevgili rolü yapmaya başlayan Nami, tatlı fotoğrafçıya karşı bir şeyler hissetmeye başlar. Ancak daha sonra Junnosuke’nin iş yerinde kendisine kan kusturan şeytani baş editörün kardeşi olduğunu öğrenir. Zorlu bir iş ve aşk hayatı dengesi Nami’yi bekliyordur ve genç kadın zorlu baş editörünün sayesinde aslında çok daha farklı bir hayat istediğini anlamaya başlar …
Genel akış klasik Japon dizilerindeki gibi ilerliyor. Başrol kadın uzun süre birinden hoşlanır,sonra onun başkasını sevdiğini anlar, daha sonra biriyle tanışır ve o kişiyle sahte bir ilişkiye girerler. Ama daha sonra ondan hoşlanmaya başlar ve tam ondan hoşlandığını itiraf edecekken hooop erkeğin exi veya çocukluk aşkı hortlar. Araları açılır. Bu araya giren küçük uzaklaşmadan sonra barışırlar. Ama sonra ya ailevi durumlar patlak verir ya da aralarından biri yurtdışına gider. Finalde de anca aradan uzun yıllar geçtikten sonra kavuşurlar. Hep aynı yani. Benzerlerini çok izledim. Ama bu dizi bu klişeye rağmen yine de kendini izletiyor ve bana diziyi izlettiren şey romantizmi değildi. Moda ve moda yayıncılığı dünyası, hiçbir hayali olmayan birinin yeni hedefler yaratması ve kişisel gelişimdi. Tamam dizideki romantizm diğer Japon dizilerine göre fena değildi ama yine de oldum olası moda ve moda yayıncılığı üzerine yapılan yapımları izlemeyi sevdiğim için benim ilgimi çeken tarafı burasıydı.
Oyunculuklar yine o klasik abartılı Japon oyunculuklarındandı. Ama çok kötü bir seviyede de değildi. Hatta diğer Japon dizilerine göre o kadar da büyük oynamadılar. Bu konuda benden geçer not aldılar ✌🏻
Karakter gelişimlerine de gelirsek gayet başarılıydı. Şeytani patron da taşradan gelen Nami de birbirilerine daha önce fark etmedikleri şeyleri fark etmelerini sağladılar ve birçok yönden birbirlerini desteklediler. Bu dizi daha kaliteli bir prodüksiyonla ve klişe olmayan bir akışla yapılsaydı Japonya standartlarının çooook üzerinde olabilirdi. Ama yine de bu kadar bütçeyle fena sayılmayacak bir iş çıkarabilmişler. Öyle “ Koşuuun çabuk izleyin “ tarzı bir seviyede veya da benim leş dizi kategorimde değil. Tam ortası. Çerezlik,zaman geçirmelik akıyor işte. Moda veya yayıncılık yapımları sevenler çerezlik olarak bakabilirler ✌🏻