Bu kitabı bana mezun senemde hem matematik öğretmenliği yapan hem hayatım için mentörlük yapan canım İlkay hocam önermişti. Fakat okumak 4 yıl sonra nasip oldu. (Ben de üşengeçlik ettim evet ama bulmak zor oldu.) “Yaşamı zamana ayarlı değildi.” “Sanki her…devamıBu kitabı bana mezun senemde hem matematik öğretmenliği yapan hem hayatım için mentörlük yapan canım İlkay hocam önermişti. Fakat okumak 4 yıl sonra nasip oldu. (Ben de üşengeçlik ettim evet ama bulmak zor oldu.)
“Yaşamı zamana ayarlı değildi.”
“Sanki her duvar bunamış eski imparatorlukların hatalı sınırlarla ayırdığı, azgın bir denizin parçaladığı tarihçe dünyanın kesişme noktasına konularak soyguna uğratılan bir soydan geldiklerini hatırlatıyordu.”
“Çünkü anlaşılmak affedilmek gibi bir şeydir. Belki kendi gözünde suçsuzdur ama başkalarınca suçlu görüldüğünü bilmek belini büker. Bana gelince , kimse kabahatimi bilmiyor yine de anlayış görmeyi diliyorum. “
“Direnmemi ayakta kalmamı sağlayan neydi bilir misiniz? Pelagia ve bir güzellik duygusu. Benim için Pelagia yuvam demekti. Aslında ben Yunanistan için değil, evim ocağım için dövüşüyordum. Yazık ki Pelagia üstünde düşlerim Pelagia’dan daha iyiydi”
“Çünkü eve dönmek, denizde geçen sıcak ve rüzgarsız bir ağustos gününde buzlu su içmek gibiydi.”
“Kibir ruhsal çöküntünün anasıdır.”
“Ruhu, kim bilebilir, ne büyük bir azap içindeydi!”
Kitaptan bahsedecek olursam Mandras’ın karakter değişimi hiç hoşuma gitmedi ama olası bir sondu. İlişkideki denge kuramı ve erkeğin yetersizlik duygusuyla başa çıkamayınca saptığı yanlış yollar…
Gay senaryolarından hiç haz etmiyorum LGBT olan her şeye şiddetle karşıyım midem bulanıyor. Yorumlamaya bile tenezzül etmeyeceğim.
Savaşın yıkıcı etkileri ve geride kalanlara anlatılan hikayeler kısmı güzel işlenmişti. Savaş karşıtı bir kitap olması başlıca hoşuma giden detaylardan biriydi.
Pelagia ve Corelli’nin kavuşamamasına hiç gerek yoktu kanımca. Sinirden dört köşe oldum. Gördüğü tek bir görüntüden çıkarımlar yapıp tek bir kere sormaya bile tenezzül etmeden Pelagia’yı yıllarca yalnız bırakması hiç haz edilebilecek bir durum değildi. Mandras’ın ahını almış olabilirler mi? Probably. Birde Pelagia’nın torununa kadar her şeyi öğrenmemize cidden gerek var mıydı? Bence asla gerek yoktu. Çok bunaldım sonuna doğru. Hatta sayfaları atlayarak okuduğumu itiraf edebilirim.
Sanırım dünya geçmişinde savaş öncüleri ve onların çıkarttığı terimlere karşı pek ilgim yok onu fark ettim . Sonuçta herkes her türü sevmek zorunda değil. Yine de bitirebildiğim için kendimi kutluyorum..
5/10