"Derler ki: Buda ya da İsa, kendi adına yapılanları görse, ya güler ya da ağlardı. " Filmin ilginç bir teması var. Kurgunun finali biraz kısır kalsa da anlatılmak istenen güzel bir şekilde dile getirilmiş. Profesör John Oldman, tam 14.000 yıl…devamı"Derler ki: Buda ya da İsa, kendi adına yapılanları görse, ya güler ya da ağlardı. "
Filmin ilginç bir teması var. Kurgunun finali biraz kısır kalsa da anlatılmak istenen güzel bir şekilde dile getirilmiş. Profesör John Oldman, tam 14.000 yıl boyunca yaşamış ve günümüze kadar ölümle tanışmamış olan bir mağara adamı. Tarih boyunca başına her türlü bela gelmiş, gezmedik yer bırakmamış açıkcası bu seyahatlere de mecbur kalmış. İnsanların onun hiç yaşlanmadığını, değişmediğini anlamamaları için her on yılda bir olduğu yeri terk etmek onun için olası bir durum haline gelmiş. Yine bu filmde de en son yaşadığı hayata veda etmek üzere iken farklı alanlarda uzmanlaşmış birkaç profesör arkadaşına gerçek kimliğini ve o güne kadar yaşadıklarını açıklamaya çalışmasına şahit oluyoruz. Her bir hikayede de şaşkınlık dolu soruların ve cevapların içinde buluyorsunuz kendinizi. Kendinizi farklı bir çemberden ilk defa farkedip seyredecek ve yeniden düşüncelerinizi inşa edeceksiniz. Çünkü bu hikayelerde senin de cevaplandırmak istediğin, merak ettiğin birçok soru var.
Dinler tarihi konusundaki diyaloglar da muhteşemdi. Her bir ifade derinlemesine bir sorgulama kapısı açıyor izleyenin zihninde. Tarih bilinmezlerle dolu. Her bilinen aslında bambaşka bir şekilde kendini gösterdi ve insanlar onu kendi kalıpları içine soktu ve bugünlere getirdi. Geçmişi bizzat görüp yaşamış birinden dinlemek ne kadar objektif ve doğru olurdu değil mi? Mümkün olmadığını biliyorum ya da biz bildiğimizi sanıyoruz, bunu da bilemeyiz.
Daha öncesinde izlemiştim bu filmi ve konusu da az çok hatırımdaydı ama birkaç yerde tekrar denk gelince tekrar izlemek istedim. Tek bir odada çok şey anlatılan nadir filmlerden. Tıpkı 12 öfkeli adam filmi gibi. İzleyin izlettirin.
Filmden bir diyalog;
-İncil'deki her şeye tamamen inanıyor musun Edith?
+Evet... Bak, sen sormadan söyleyim, çok yerinin değiştirildiğini biliyorum. Tanrı, anlaşılması için sözünü insan aracılığıyla iletti.
-İlk seferde doğru anlatamamış.
+Biz mükemmel değiliz, bize anlatması için uğraşması gerekmiş.
- İlk seferde bizi doğru yapamamış mı Edith?
İyi seyirler...