Spoiler içeriyor
Adam ata binmek için kölesinin sırtına basıyor, öyle biniyor. Bu sahne beni derinden yaralamıştı. Köle bu durumu çaresizce kabullenmişti. Yapacağı bir şey yoktu. İtaat etmezse onu bekleyen tek şey ölümdü. belki de ibret-i alem olsun diye en ağır işkencelerle gelecek…devamıAdam ata binmek için kölesinin sırtına basıyor, öyle biniyor. Bu sahne beni derinden yaralamıştı.
Köle bu durumu çaresizce kabullenmişti. Yapacağı bir şey yoktu. İtaat etmezse onu bekleyen tek şey ölümdü. belki de ibret-i alem olsun diye en ağır işkencelerle gelecek bir ölüm.
Peki diğer insanların durumu o köleden farklı mı ki?
Asker komutanına mutlak itaat etmiyor mu?
Memur amirine aynı şekilde bağlı değil mi?
Hepimiz öyle veya böyle özünde o köleden farklı konumda değiliz aslında. Sadece onun durumundaki gibi çarpıcı bir görüntü vermiyoruz, hepsi o kadar...
Gizli veya açıktan isyan, direnç, karşı çıkmak ise çözüm değil. İşte bu noktada köpeklerin düzeni ortaya çıkıyor. Herkes hiyerarşide kendinden aşağı gördüğünü ısırıyor, üstün gördüğüne de kuyruk sallıyor. Ego her iki halde de varlığını koruyor ve baki kalıyor.
Kendime sordum, ben o kölenin yerinde olsaydım ne yapardım diye. görünürde iki seçeneğim vardı:
1. sırtıma binilmesine razı gelip böcek gibi yaşamaya devam etmek.
2. isyan edip işkenceyle öldürülmek.
Ancak fark edilmesi zor üçüncü bir yol daha vardır: Yaradana kul olmak...bu noktada o köle namına şöyle düşünmeye başladım: "ey Allah'ım madem sen benim bu hale düşmemi takdir ettin, o halde kabul ediyorum. Sen abes ve hikmetsiz iş yapmazsın. Kendini yüksek göreni alçaltır, tevazu göstereni ise yükseltirsin. İzzeti de zilleti de veren sensin. Muizz ve müzill ancak sensin" dedim.
Evet dostlar...ilahi düzenin bir gereğidir ki, kişi had cezası olarak kibri miktarınca zillete, aşağılanmaya uğratılır. :)
Kibrin en yükseği inkar ehlinde bulunur. Bu kişilerin mütevazi bir görüntü vermesi sakın sizi aldatmasın. o tamamen görüntüye yönelik bir şovdur. zira bu kişiler beşeri ilişkilerde kibirli davranmanın ters teptiğini görmüş ve kârlarını maksimize etmek için mütevazi bir görüntü vermeyi öğrenmiştir.(!)
Bu nedenle bir kimsedeki kibrin büyüklüğünü, ondaki inkarın şiddetinden anlayabilirsiniz. Kişi kibri miktarınca inkar kutbunda derinleşir ve yine inkarı kadar da horlanmaya, aşağılanmaya uğratılır. Limit değeri geçinceye kadar o kişinin zilleti devam eder. inkarda limit değeri geçerse, o zaman üstündeki horluk görünürde kaldırılır ve ertelenir belki, ama artık firavunlardan, deccallardan yazılır.(!)
Kısacası, kula kulluğun allah'a kul olmaktan başka çaresi yoktur. izzet ve şeref yalnızca allah'a aittir. kim ki ona kul olur, o'na secde eder, yani kendini o'nun karşısında sıfır noktasına çeker, o zaman kişi hakka ayna hükmüne girer. hakkın izzeti ve şerefi, ayna-misal olmuş o kişiye de yansır.
Teslim, selamet, selam(!)...