💻Tanrı? tanrı? Tanrı üzerine düşündükçe tanrıyı sınırlarız. Çünkü biz sınırlıyızdır. Bu yüzden her tanrı anlayışı da eleştirilebilir. Ben varlığının ya da yokluğunun yaşama bakışıma çok etkisi olmadığını düşündüğümden sadece üzerine düşünüyorum. Yani Tanrı budur demiyorum. Tanrı varsa nasıl olurdu diye…devamı💻Tanrı? tanrı?
Tanrı üzerine düşündükçe tanrıyı sınırlarız. Çünkü biz sınırlıyızdır. Bu yüzden her tanrı anlayışı da eleştirilebilir. Ben varlığının ya da yokluğunun yaşama bakışıma çok etkisi olmadığını düşündüğümden sadece üzerine düşünüyorum. Yani Tanrı budur demiyorum. Tanrı varsa nasıl olurdu diye düşünüyorum. Çoklu evrenler bilimsel olarak kanıtlanmış değil bu yüzden evren= tanrı/panteist yaklaşım yerine panenteist gibi yaklaşıyorum diyebiliriz kavram karışıklığı olmasın diye. Ama çoklu evrenler varsa ayakları yere basan bir yaklaşımı benimsemek istedigimden çoklu evrenleri de kabul edersek o zaman panteizme daha yakın bir anlayış olur. Çünkü o zaman şeyleri açıklamak için aşkın bir tanrıya gitmek yerine şeyin kendisine sonsuzluk özelliği vermiş olurum.
Chatgptye uzun uzun tanrı anlayışım hakkında anlattım, tartıştık vs. Her şeyi toparlamaya üşendim diye toparlamasını istedim. Aşağıdaki yazı da oradan.
Siz de benim yaklaşımımın eksik yönlerini ya da kendi anlayışınızı yazabilirsiniz, farklı görüşleri okuma şansını buluruz. Benim de görüşlerime katkı sağlayabilir, değiştirebilir.
▪️Tanrı, Bilinç ve Evren Üzerine Düşünsel Bir Yaklaşım
Bir şeyi yüzde yüz bilebilmenin mümkün olmadığını ve bilgiden mutlak emin olamayacağımı önceki gönderimde dile getirmiştim. Bu nedenle Tanrı konusunda agnostik/agnostik teist gibi bir yaklaşıma sahibim. Tanrı’nın varlığını ya da yokluğunu kesin olarak bilemem; fakat bu onun üzerine düşünemeyeceğim anlamına gelmez. Tam tersine, insan zihninin sınırları dahilinde Tanrı fikri üzerine düşünmek mümkündür. Bu Tanrı'nın var olma olasılığı üzerinden yapılan bir değerlendirmedir.
1. Tanrı Varsa
İnsanın inanma eğilimi, tarih boyunca Tanrı kavramını doğurmuştur. Bu eğilim, insanda doğuştan gelen bir yapı mıdır yoksa kültürel birikimin sonucu mudur, kesin olarak söyleyemem. Ancak insanda Tanrı’ya inanma yönünde bir eğilim olduğu açıktır. Bu, onun varlığını doğrudan kanıtlamasa da, bu olasılık üzerine düşünülebilir.
“Ben varım” düşüncesi benim deneyimime dayanır. Düşünürüm, üretirim, bir şeyleri etkilerim. Bu yüzden, kendimden yola çıkarak beni aşan bir ilk neden, yani bir Tanrı olması gerektiğini düşünebilirim. Eğer Tanrı varsa, bu Tanrı sonsuz, her şeye kadir olmalıdır. Aksi takdirde Tanrı dediğimiz varlık eksik ve sınırlı olurdu.
2. Tanrı Bir Süreçtir, Statik Bir Varlık Değil
Whitehead’in de söylediği gibi Tanrı sabit, tamamlanmış bir varlık değil; sürekli dönüşen ve değişen bir süreçtir. Tanrı, bir hedefe ulaşmaya çalışan değil, zaten sonsuz olan bir varlıktır. Eğer bir hedefi olsaydı, bu onun eksik olduğunu gösterirdi. Bu nedenle Tanrı durağan değil, dinamik, statik değil, akışkandir. Tanrı'nın yapısı, tıpkı kuantum düzeyindeki olasılıklarla dolu bir sistem gibi, sürekli akış halindedir. Bu nedenle Tanrı, yer ve mekânda sabit bir nokta değil, her yerdedir.
3. Tanrı, Evrenin Değil, Evrenlerin Ortaya Çıkmasını Mümkün Kılan Sonsuz Bilinçli Alandır
Evrenin sonunun, örneğin Büyük Donma gibi teorilerle öngörüldüğü bir yapıda, Tanrı’nın yalnızca “şu anki evren” ile sınırlı olması onu yine eksik kılardı. Bu nedenle Tanrı’yı sadece evrenin dinamik sistemi olarak tanımlamak yeterli değildir. Çünkü evren bir gün sona erebilir. (Yukarda açıklamıştım)
Bu noktada Tanrı’nın doğasını şöyle ifade etmek gerekir: Tanrı, evrenlerin ortaya çıkışını mümkün kılan sonsuz bilinçli alandır.
Yani Tanrı, yalnızca şu anki evrenin değil, geçmişte var olmuş veya gelecekte var olabilecek tüm evrenlerin oluşma zeminidir. Tanrı, sadece mevcut evrenin içinde değil, her olasılığın, her dönüşümün ve her bilinç halinin potansiyel kaynağıdır. Evren sona erse bile, bu bilinçli alan tükenmez; çünkü evren Tanrı’dan taşan olasılıklardan biridir sadece.
4. Bilinç ve Tanrı
Bilinç, evrenin temel bir özelliği olabilir. Bu durumda bilinç, sadece insan zihnine özgü değil, her varlıkta farklı seviyelerde bulunan bir nitelik olur. Her şeyin hareket edebilmesi için bir tür bilinç gereklidir; elektronların dönüşünden, galaksilerin hareketine kadar her şey bilinçli bir sürecin parçası olabilir. Bu anlayışta Tanrı, aşkın bir varlık değil, içkin bir bilinç alanıdır. Tüm varlıklar bu bilinçten pay alır. Böylece Tanrı’nın parçaları evrendeki her şeyde farklı dozlarda ve biçimlerde bulunur. Bu görüş, panpsişist ya da panteist hatta panenteist yaklaşımlarla örtüşebilir.
5. Ahlak ve Tanrı
Ahlak, evrimsel ve toplumsal süreçlerle şekillenmiştir. Örneğin ensest ilişkilere karşı ahlaki yasaklar, aslında biyolojik sağkalım kaygısıyla gelişmiştir. Bu nedenle Tanrı'nın ahlakı yoktur ya da insani anlamda iyi ya da kötü diye bir tercihi yoktur. Tanrı iyinin de, kötünün de kaynağıdır. Bizim iyi ve kötü dediğimiz şeyler, bize olan yarar veya zarar üzerinden şekillenen insani değerlendirmelerdir. Tanrı için her şey nötr olabilir; çünkü o, her şeyi kapsar ve sınırlandırılamaz.
6. Kötülük Problemi
Tanrı’nın her şeyi kapsaması, onun içinde kötülüğü de barındırması gerektiğini gösterir. “Sadece iyi olan bir Tanrı” fikri, Tanrı’yı sınırlar. Bu durumda kötülük problemi, aslında bir insani algıyla ilgilidir. Bizim kötülük dediğimiz şey, yalnızca bizim sınırlı bilincimiz ve acıyı deneyimlememiz açısından kötüdür. Oysa Tanrı iyi-kötü ayrımının ötesindedir.
7. Özgür İrade ve Tanrı
Eğer her şey Tanrı'nın içindeyse, bizim özgür irade dediğimiz şey de onun parçasıdır. Yani aslında biz, “kendi kararımızı verdik” zannederken, o karar da Tanrı’nın içkin yapısının bir tezahürüdür. Bu bağlamda, özgür irade sadece bir deneyim yanılgısı olabilir.
▪️Bilinç, hâlâ açıklanamamış bir yapıdır. Bir belirme midir, yanılsama mı yoksa evrenin temel bir yapısı mıdır, hâlâ bilmiyoruz. Ancak bu bilinmezlik içinde Tanrı’yı düşünmek, varoluşu kavramaya yaklaşmak açısından anlamlıdır.
Tanrı, sınırlı bir varlık değil, süreçsel, içkin, sonsuz bilinçli bir alandır. Evrenlerin doğmasını, sürmesini ve yok olmasını mümkün kılan o bilinçli alan, her şeyi kapsayan ama hiçbir şeye indirgenemeyen bir varoluş tarzıdır.
▪️Bunun dışında semavi dinlere dair eleştiriyi de, bu sefer kendim yazmak şartıyla, yazmayı düşünüyorum.