Bağımsızlığa Bağımlılar En sessiziydi dün gece tümü arasından Öyle ki karıncaları dinliyordum Melekleri ağlatıyordu sessizlik Neyin habercisiydi bu dinginlik Pek hayra yoramıyordum Açıkçası bilmiyordum da Duymayan kulaklarım mıydı Umudunu mu terk etmişti yüreğim buzdan dağda Suskunluğumu gizledim gelişigüzel danslarla Konuşmak…devamıBağımsızlığa Bağımlılar
En sessiziydi dün gece tümü arasından
Öyle ki karıncaları dinliyordum
Melekleri ağlatıyordu sessizlik
Neyin habercisiydi bu dinginlik
Pek hayra yoramıyordum
Açıkçası bilmiyordum da
Duymayan kulaklarım mıydı
Umudunu mu terk etmişti yüreğim buzdan dağda
Suskunluğumu gizledim gelişigüzel danslarla
Konuşmak fazla gelirdi sapkın toplumlara
Kelimelerimi uyuttum hırçın yangınlarla
Bekleyişim kendini kaybeden sabahlara
Sükunet farzdı sağır toplumlara
Olana bitene sağır toplumlara.
En karanlığıydı dün gece tümü arasından
Öyle ki gök mavi zift kusuyordu
Savaşları pişiriyordu siyahlar
Neyin habercisiydi bu renksizlik
Hiç ışık göremiyordum
Açıkçası anlamıyordum da
Görmeyen gözlerim miydi
Hayallerini mi gömmüştü çocuklar kara toprağa
Gökküşağını gizlediğim ev eskiydi
Görmek fazla gelirdi yaşından büyük hayatlara
Tüm renkleri hapsettim çocuk parklarına
Gözlerimi kapattım, kinim kırık aynlara
Siyah beyaz ait olmamalıydı yaşından büyük çocuklara
Çocuk olamayıp yaşından büyük çocuklara.
En devrimcisiydi dün gece tümü arasından
Öyle ki adımlarım şehitlerin izindeydi
Delicesine dalgalandırıyordu bayrağı direniş
Elbet hayra alametti umut dolu haykırış
Geceye bile güneş katacaktı sona eren bekleyiş
Yıkılmalıydı mevcut münasebetsiz işleyiş
Açıkçası yanılıyordum da
Hala vardı pür dikkat duyanlar
Haksız katliamlara korkusuz savaş açanlar
Fakirin hakkını koruyanlar
Soyuna sırtını dayayanlar
Hala vardı pür dikkat duyanlar
Muhakkak olmalıydı sadece çocuk olan çocuklar
Bilmiyorum sığar mı isyanlarım satırlara
Yoksa aşırıya kaçar taşar mı dağlara taşlara
Ambargolar hakim artık üç köşede limanlara
Sessiz kalamazdık toprak için atılan çığlıklara
Göz yumamazdık bağımsız haykırışlara
Biri vardı, Fatih, gözü pek, gözü kara
Görse elbet son verirdi mevcut acılara
İlham olurdu atılan asi adımlara
Cellat kesilirdi bütün korkulara
Çağrım aklı temiz insanlara
Seslenişim fikri aslandan cesurlara
Biri vardı, Fatih, gönlü pak, gözü kara
Emanet edecek yok vatanı bu dünyada onun gibi gözü kara
Gardımı aldım susturmaya çalışan dalgalara
Elbet hakimiyet verilecek deli rüzgarlara
Korkudan diz çökecekler amansız fırtınalara
Kabuk bağlayacaktı, izin verdi, ak dedi Fatih kana
İsyanlardan da derin yüreklerde açan yara
Umudum duyan toplumlara
İnancım Ata'mın izinde olanlara
Gayem masum çocuklara
Biri vardı, Fatih, gözü kara
Secde ettirdi dipsiz kara toprağa
Şimdi sıra duyan toplumlarda
Şimdi sıra gökküşağında
Boyun eğmez milletim topraktan insana
Fatihlik sel gibi akar Türk'ün kanında
Şimdi devir dalgalanan bayrakta
Coşkuyla dalgalanan al bayrakta
Artık sancak bozkurtta
Acabalar kaldı geçmişte
Tereddütler kayboluyor eşikte
Gözüm kapalı, tüm güvencim gençlikte
Tüm umudum devrimci gençlikte
Emanetim bağımsızlığa bağımlı gençlikte.
Miray Nisa Bostan