(uyarı: biraz uzun) Şeffaf İnsan Kat kat kumaşlar sarılı diline Nefes alamıyor sözcüklerin Kulağıma varamadan ölüyorlar Yavaşça soyunsun cümlelerin Acele kurtulsun pembelerden En sinsisi o içlerinden Belki yalandan, belki pamuk şekerden Pespembe olmuş dilin gizliden Bırak soyunsun Başlasın en masum…devamı(uyarı: biraz uzun)
Şeffaf İnsan
Kat kat kumaşlar sarılı diline
Nefes alamıyor sözcüklerin
Kulağıma varamadan ölüyorlar
Yavaşça soyunsun cümlelerin
Acele kurtulsun pembelerden
En sinsisi o içlerinden
Belki yalandan, belki pamuk şekerden
Pespembe olmuş dilin gizliden
Bırak soyunsun
Başlasın en masum renkten
Acele kurtulsun pembelerden.
Şimdi daha seçilir oldu kelimelerin
Yavaş yavaş soyunuyor renklerin
Durma, devam et çıplak kalana değin
Utanma benden soyun şeffaflaşana değin.
Lazım olsaydı zaten kılıflar,
Her renk, her doku kalın kumaşlar
Neden tüm yeni doğanlar çıplaklar?
Görmek istiyorum derin cümlelerini
Bırak zaten ölünce saracak beyazlar
Duymak istiyorum şeffaf sesini
Şimdi daha anlaşılır söylediklerin
Çok çirkindi zaten boyalı dilin
Arzuluyorum şimdi, çıplak kalsın fikirlerin
Kırılmaz mıydı aklındaki zincirlerin
Bırak soyunsun yavaşça
Düşlerime değsin düşlerin
Kuralsızca, mantıksızca
Sevişsin fikirlerimle fikirlerin
Şeffafça, doğalca
Bedenini yeni baştan çizsin
Ama bu sefer çıplakça
Tenin tenime nüfuz etsin
Bırak sıyrılalım üstten baştan
Konuşalım çırılçıplak aşktan savaştan
Boyalı yüreklerin bütünü taştan
Anlamazlar zaten kirden kumaştan.
Vücuduna ardı ardına satırlar kazıyayım
Bırak, yalandan gayrı biraz ben boyayayım
Çıkmaz sokaklarla donatayım
Seni, beni bir de bir fahişe koyayım
En azından çıplaklığa zorlamayayım,
Gezintiye çıkayım
Kollarından başlayayım
Yavaş yavaş aşağı kayayım
Bırak kaybolayım, çıldırayım
Ya da vücuduna karışmayayım
Tümünü ruhuna dokuyayım.
Bu sefer koyayım tüm insanları
Açayım sokaklarda çıkmaz yolları
Ama yağdırayım yağmurları
Çıplak kalsınlar, aksın boyaları.
Şimdi tüm dünya ruhunda
Tüm insanlık çırılçıplak sokakta
Tek bir damla boya yok vücutlarda
Kılıf yok, kıyafet yok insanlarda.
Şimdi tüm dünya en doğal halinde
Rahatlayan da vardı şikayet eden de
Olan oldu artık, her şey çok sade
Bir gram kumaş yok bedenlerde
Herkes kendi özünde
Herkes kendi renginde.
Artık rahatça konuşabiliriz şeffafça
Çekinmeden lanet edebiliriz tüm giyinik insanlara
Küfrederiz düşünmeden alçakça
Sararız bazılarını ceza olarak kumaşlara
Boğarız pembelere, güneşten sarılara.
Belki konu oluruz renksiz masallara
Belki boş veririz insanlığı, kaçarız uzaklara
Kötü fikir değil, buluşalım en sarhoş dağda
İstersen kuytu çıplak bir ormanda
Ya da tırmanalım aya, yaşayalım uzayda
Yeter ki tenin tenime değsin
Sözcüklerin pervasızca vücudumda gezinsin
Fikirlerin cüretkarca beynimle sevişsin
Zaten kıyafetlerle çirkinsin
Bırak biz değil, insanlık kirlensin.
Ruhunda tasarlayacağım yaşamanın en güzelini
Telaşlanma çıplak bırakacağım dilini, bedenini
Yaşamı gizlemek için kullanacağım eski giysilerini.
Tanrılaşacağız çıplakça
Işığı yaratacağız karanlıktan korkakça
Ay'da yaşayacağız sen çıplak oldukça
Geri dönmek iğrenç dünya giyinik oldukça.
Renksiz olmalı dilin
Şeffaf olmalı fikrin
Çıplak olmalı bedenin
Bana ait olmalı tümüyle
Yaşayalım uzayda sevgiyle
Saçının her teliyle
Ruhunun şeffaf sesiyle
Yaratalım Ay'ı, Uzay'ı sevgiyle.
Miray Nisa Bostan