Belirtmek isterim ki her ne kadar en sevdiğim kitap olmasından ötürü objektif bir yorum yapmam imkansız olsa da, eminim beğenim ve övgüm ister istemez nesnel olacaktır. Kitabın içeriğine geçmeden önce yayınevinin çevirisinden kaynaklı bazı cümlelerde anlam karmaşası yaşandığını söylemek isterim.…devamıBelirtmek isterim ki her ne kadar en sevdiğim kitap olmasından ötürü objektif bir yorum yapmam imkansız olsa da, eminim beğenim ve övgüm ister istemez nesnel olacaktır.
Kitabın içeriğine geçmeden önce yayınevinin çevirisinden kaynaklı bazı cümlelerde anlam karmaşası yaşandığını söylemek isterim.
"İmkansız diye bir şey yoktur, sadece bazı olayların olma olasılığı daha düşüktür." Her ne kadar kurguya dayalı olsa da konusu tamamen gerçekliği ele almakta. Verilen poker bilgileri, matematiksel ve fiziksel veriler tamamen bilimsel içerikli ve doğru. Terimsel açıklamaları insanı boğmuyor, aksine oldukça anlaşılır bir şekilde işleniyor. Kitabın asıl can alıcı noktası: evrendeki her şeyi bildiğiniz takdirde geleceği hesaplayabilirsiniz temasını işlemesidir.
Romandaki bütün olaylar ana karakterimizin - fiziğin, olasılık teorisinin, kuantumun, relative teorisinin tüm kilit noktalarını ilmek ilmek anlamış; net bir teşhis konulamayan kabaca şizofreniye sahip olan, tedavisi mümkün olmayan bir zihinsel hastalığa sahip David Caine- etrafında dönüyor. Roman boyunca sergilenen tüm karakterler ne kadar birbiriyle alakasız evrenlerde kurgulansalar da hepsinin yolu Caine' de birleşiyor. Romanda bize birçok karakter tanıtılmasına rağmen kafa karışıklığına yol açmıyor. Her karakterin benzersiz olması ve tekrar içermemesi akılda tutmayı kesin hale getiriyor. Romanın dili ve üst derece betimlemeleri sayesinde adeta bir film edası yaratıyor. Kitabın kendine ait etik değerleri var bu da çoğu kalıpları yıkıp özgün kılıyor. Kelebek etkisini sadece konu almakla yetinmiyor, bizzat kurgusunda yer vererek okuyucunun zihninde görselleştiriyor. Romanın sahip olduğu felsefe, okuyucunun hayatında kalıcı olarak yer ediniyor ki bu kaçınılmaz. Tesadüflere ve seçimlere, normalde minimal olan ve hakkında düşünmediğimiz ufak olasılıklara karşı bambaşka derin bir bakış açısı kazandırıyor. Daha ayrıntılı inceleyecek olursak; (olay değil tema spoilerı içerebilir) determinizm ve kader arasındaki ince çizgide dans eden satırlar adeta okuyucunun beyninde muazzam bir düşünce seli yaratıyor. Laplace şeytanı teorisinin mantığı: geçmiş ve gelecek kavramının yalnızca yanılgıdan ibaret olduğunu, var olabilecek tüm nesneleri ve olayları hesaba kattığımızda belirsiz diye bir şey olmadığını, zaten halihazırda var olan şimdiki zaman, gelecek ve geçmişin resmini bütünüyle görebileceğimizi savunur. Basitçe yaptığımız veya yapacağımız seçimlerin sonucunu hesaplamalarla görebilmek mümkündür. Pokerden doğan olasılık teorisi kitapta geçmişiyle bağlarını koparmamış, kurguyu da pokerden doğurmuştur. Kitap foreshadowing (önceden ima etme) olayını ustalıkla kullanmıştır.
Teknik olarak inceleyecek olursak; Türkçe'de "improbable" sözcüğünün resmi bir karşılığı tam olarak yoktur. Olasılık değeri sıfıra eşit olanları tanımlamak için "olasılıksız veya imkansız" sözcükleri, olasılık değeri sıfır ve bir arasında olanları tanımlamak içinse "olanaklı ve mümkün" kelimeleri kullanılır. Spesifik olarak, olasılık değeri sıfıra çok yakın olayları tanımlamak için bir sözcük bulunmamaktadır. Oysa ki "probable" olasılık değeri çok yüksek olan, "improbable" olaslık değeri çok düşük olan anlamlarına gelmektedir. Kitabın dili sade, çeviri hataları minimilize edilmiş, betimleyici özellikler sayesinde film havası katılmıştır.
Normalde roman okumayı sevmeyen biri olarak, yaklaşık 10 sene önce okumama rağmen hala ezberimde olan kitaptır. Beni yazarın diğer kitaplarına şiddetle sevk edip, romana karşı olan önyargımı kırmıştır. Yazarın diğer kitaplarını da okuyacak olursanız olasılıksızı en sona koymanızı tavsiye ederim. Diğerlerinden daha etkileyici olduğu için geri kalan olasılıksızın ardından okunduğunda beklentileri pek karşılamıyor.
Sıralama isteyecekseniz;
1- oz
2- mobius (yeni sayılır)
3- empati
4- olasılıksız
Şeklinde okumanızı öneririm. Bu sayede etkileyicilik katman katman artacak, hepsinden büyük keyif alacaksınız. Maalesef tam tersi sıralamayala okudum, keşke biri bana daha önceden size yaptığım sıralamayı yapsaydı :D
Keyifli okumalar :)