subjektif olduğum kadar objektif olmayı da bilirim. fikirlerim birikince bir film ya da dizi içimi dökmem için kurban seçilir. bu seferki kurban da bu dizi oldu. içimi döktüğüm bir gönderi olacak. büyük olasılıkla daha sonra arşivleyeceğim. neyse çok uzatmadan başlayayım,…devamısubjektif olduğum kadar objektif olmayı da bilirim.
fikirlerim birikince bir film ya da dizi içimi dökmem için kurban seçilir. bu seferki kurban da bu dizi oldu.
içimi döktüğüm bir gönderi olacak. büyük olasılıkla daha sonra arşivleyeceğim. neyse çok uzatmadan başlayayım, okuyup okumamak size kalmış.
bl (boyslove) çok izleyince artık neyi istediğimi ve neyin iyi olup olmadığını fark edebiliyorum. mesela tayland içerik pek izleyemiyorum, bunun birçok nedeni var. ben bu sefer tayvan üzerinden konuşacağım. başta tayvan içerik izlerken iyi olanlara denk gelmiş olmalıyım ki çok başarılı geliyordu bana. daha sonra biraz daha izleyince çok fazla amatörce içeriklerin olduğunu da gördüm. bu arada şunu belirteyim ki ben boyslove türü için konuşuyorum, lütfen kalkıp bunu genel (diğer içerikler) için de dediğimi düşünmeyin. boyslove yani gay içerikler çoğu kişiler için sevilmediği için ve karşı görüşlülük fazla olduğu için her oyuncu oynamaz ve her yönetmen çekmez. ayrıca çok izlenme de olmaz. bu nedenden ötürü amatörce olmasını anlarım. sorun şu ki ben amatörce şeyler izlemeyi sevmiyorum. bu sadece bl (boyslove) için değil , izlediğim her şey için geçerli. ben amatörce şeyleri izlerken kendimi çok zaman kaybediyormuşum gibi hissediyorum. hem zevk almıyorum hem de daha iyi şeyler izleyebilirdim diye düşünüyorum. fikrimce zaman kaybı.
izleme kültürüm çok az iken daha çok kitap okurdum ve okuduğum kitaplar benim için ikiye ayrılır: zevk için okuduklarım ve öğrenmek için okuduklarım diye. izleme ise sadece zevk için izlenir diye düşünüyordum ama bence biraz olsun düşündürmek için de izlenmelidir. sonuçta film-dizi yoluyla yönetmenler çok mesaj verebilir. neyse konusuyu dağıtmadan geri dönelim. daha önce gönderi olarak atmıştım devamlı aynı türde takılıp kaldığımı ve izleme kültürümü geliştirmediğimi vs. çok izleyip deneyimleyince artık anladım ki kitap kadar film/dizi de üstüne çok düşünülüp ve doğru seçilmelidir. bu yüzden izlediklerim konusunda daha dikkatli olacağım. şimdi bunu diziyle bağdaştıralım.
bl (boyslove) içerikler genelde eğlenceli, şirin ve biraz da tatlı bir dram içerir. aslında türün kendisi özellikle öyle. fakat oyunculuk, karakter kadrosu ve karakterin rolü çok önemli. tayvan dizi atmosferi çok da sevmediğimi fark ettim. bazen çok iyi ciddi işler yapıyorlar güzel oluyor ancak bazen ciddi işleri absürt konuyla harmanlayıp sunuyorlar. hatta bunu çoğu kez yapıyorlar. şimdi diyeceksiniz ki ciddi işler ile absürt konu derken neyi kast ediyorsun? açıklamaya çalışacağım ama pek ifade edebileceğimi sanmıyorum. en azından denemiş olurum. bu diziyi ele alalım iki karakterimiz başta hetero gibi görünür sonra zamanla aralarında bir çekim olur. ikisi de sanki hetero bir ilişki içerisindeymiş gibi bir hâl alırlar. dizinin devamında sahte ilişki yaparlar aniden, daha sonra bir yan çift de çıkıyor homoseksüel ve bakıyoruz ki herşey hem normal hem anormal gibi gelir. yani bu homoseksüel hem normal gösterilir hem anormal. neyse sonra işte herkes mutlu mesut. yani adamlar sırf homoseksüel ilişki yapmak için de absürt bir konu yapıyor. dizinin konusu karakterlerden biri polis diğeri ise her şey yapılır hizmeti gibi bir şey var orada görevler veriliyor para karşılığında yapıyor. polis olan ise onların uyuşturucu vs işlerinde diye düşünür ve ajan olarak girer. böyle anlatınca gayet mantıklı geliyor ama izleyince "ben ne izliyorum?" diye düşünmeden edemiyorsunuz. kesinlikle vakit kaybı yaptığımı düşündüm. bu tür diziler seven var saygı duyuyorum ama amatörce işler bana göre değil.
bir daha bir şeyler izlerken dikkat edeceğim. elbette yine hataya düştüklerim olacak ama o da olur o kadar. hem keyfi olarak da elbette izlediklerim olacak. eğlenmek de gerek ama devamlı amatörce izlemek insanın bakış açısını da köreltiyor. böyle şeyleri çok izleyip tam bir sanat diyenler de var, övüp övüp göklere çıkartan ve toz konduramayanlar da var. kendimi deli hissettim. anormal olan ben miydim acaba?