Merhabalar, @mmusa ve birçok arkadaşımızın fevkaladenin fevkinin fevkinde olarak görerek önerdikleri, Oriol Paulo'nun dört filminden vizyon tarhine göre ikinci filminin yorumunu sunuyorum. Bazı filmler vardır hakkında ne deseniz azdır veya ne desek filmi tam anlatamayı. Bu filmde bunun iyi bir…devamıMerhabalar, @mmusa ve birçok arkadaşımızın fevkaladenin fevkinin fevkinde olarak görerek önerdikleri, Oriol Paulo'nun dört filminden vizyon tarhine göre ikinci filminin yorumunu sunuyorum.
Bazı filmler vardır hakkında ne deseniz azdır veya ne desek filmi tam anlatamayı. Bu filmde bunun iyi bir örneği. Filmin anlatılamazlığı, ha bu olay bôyleymiş derken, yok böyle de değilmiş, yok artık böyle miymiş? Diye adeta bir tenis maçı izlermiş gibi bir o olaya , bir bu olaya bizi odaklayıp, doğruluğuna ikna etmesinden kaynaklanıyor.İyi sandığımız karakterler birden kötüye dönüşebiliyor. Olayların akışı bir anda değişebiliyor. Öyle bir an geliyor ki, bir karede neyin gerçek, neyin yalan olduğunu hiç anlamamışız. Siyah ve beyaz gibi kesin ayrımlarım olmadığı, grilerin hüküm sürdüğü bir dünya kuruyor film.
Film çoktan işlenmiş bir suçun davasının devam ettiği günde başlıyor. Adrian Doria isimli medyanın da parlattığı ve Asya firmalarıyla yeni iş anlaşmaları yapan, yılın Adamı olarak adlandırılan genç bir iş adamı bir süre önce sevgilisiyle kaldığı dağ otelinde sevgilisi Laura Vidal’ın ölü bedeni başında yakalanmış ve cinayet zanlısı olarak tutuklanmıştır. Sorun şu ki ikisi de evlidir ve Adrian karısını aldattığı için vicdan azabı çekmektedir. Karısı çocuğunu da alarak onu terkeder.
Adrian’ın davası da tutuksuz olarak devam eder. Bu aşamada Adrian’ın avukatı Felix, daha iyi bir savunma hazırlaması için tanık hazırlama ve adli bildirimlerde uzman bir avukat olan Virginia Goodman’ı Adrian’ın dairesine yollar. Film de bu noktada başlar ve Goodman, Adrian'ı adeta sorguya çekerek gerçeği öğrenmeye çalışır. O anlarda geçmişe gidip geldiğimiz sahnelerle Adrian ve Laura'nın geçmişini öğreniriz. Ve araya bir süre önce kaybolan genç bir adamın davası girer.Adrian’ın anlattığı her “ayrıntı”yla Goodman yeni bir senaryo oluşturarak müvekkilinin savunmasını nasıl yapacağını belirlemeye çalışmaktadır.
Aslında filmde Adrian’ın anlattığı veya Goodman’ın fark ettiği her ayrıntıyı biz zaten geçmişe gidip geldiğimiz sahnelerle görüyoruz, fakat bu ayrıntıyı anlamlandırmamız sonraki sahnelerde olduğundan, her ayrıntının gerçeği anlamak konusunda nasıl bir hayati önemi olduğunu anlamamız da ancak finalde oluyor. Finalde, “Görünmeyen Misafir”in ortaya çıkışı kadar şok edici oluyor ki sanki bayılmışız da, okkalı bir tokatla kendimize gelmişiz gibi hissediyoruz. Ve eğer filmi her ayrıntıyı bilerek bir daha seyrederseniz, aslında en başından itibaren gerçeğin detaylarda yavaş yavaş örüldüğünü göreceksiniz.
Filmin mavi tonlarındaki rengi, filmin intikam havasını çok iyi destekliyor. Bir yerden sonra intikamcı ve intikam alınan birbirine karışıyor ve izleyiciye hep tetikte tutmayı başarıyor. Filmde oyunculuktan ziyade senaryo ön planda yer alıyor.
İyi seyirler ve iyi günler dilerim...