Spoiler içeriyor
Serinin devam filmleri duyurulmadan önce bile bu film için bir bekleyiş içindeydim. Sonunda kavuştum ama memnun muyum bundan? Kafalar karışık! Senelerden beri, tam olarak 2013'den, sinemada film izlememiştim. Gitme fırsatım olan bazı anlarda da sinema sektörünün kalitesizliği sebebiyle gitmeme kararı…devamıSerinin devam filmleri duyurulmadan önce bile bu film için bir bekleyiş içindeydim. Sonunda kavuştum ama memnun muyum bundan? Kafalar karışık!
Senelerden beri, tam olarak 2013'den, sinemada film izlememiştim. Gitme fırsatım olan bazı anlarda da sinema sektörünün kalitesizliği sebebiyle gitmeme kararı almıştım. Neden gitmediğimi bugün çok daha iyi anladım.
Cinens Venezia'ya gidecek olan varsa gitmesin. Görüntü kalitesi kötü. Tüm film bulanıktı. Perdenin bazı yerlerinde katlanma ve dalgalanma mevcut.
Filme gelecek olursam gerçekten ne düşünmem gerektiğini bilmiyorum. Bir beklenti içinde gitmiştim onun birkaçını aldım o kadar. Tatmin etmeyen cevaplar, yeni sorular ve yarım kalmışlık hissi. Dizi bölümü bitimi gibi.
Filmin sunduğu duygular belli olsa da herkesin bu duyguları deneyimlemesi farklı oluyor. Ben gerilimi az çok hissetsem de korkuya dair bir şeyler hissetmedim.
Spoiler içeren alan.
Son zamanlarda çıkan filmlerin en büyük problemlerinden biri de bu: filmde ilgi çekecek sahnelerin hepsini fragmana koyup heyecan ortamı oluşturmak. Filmin tüm gerilimi neredeyse fragmanda verildiği için sürpriz bir şeylerle karşılaşmak zor izleyici için. Sahneleri izlediğimde korku sıfırdı. Bazı yerlerde gerilim ve ne olacak acaba heyecanı yaşadım.
Jamie ve Spike, koloniden uzaklaşırkenki sekans güzeldi. Spike'ın duygularını asker çocuklar üzerinden vermeleri onu anlamak açısından önemliydi. Karakter kendini belli etmese de bu sekansla aslında durumun ne kadar üzücü ve garip olduğu anlaşılıyor. Arkasında bıraktığı topluluğun ve yanındaki baba figürünün oluşturduğu beklentinin eleştirisi. Çocuk ve yetişkin askerlerin yanyana yürüyüşleri ve garip bakışlar. Gidiş boyunca çalan "Boots" şiirinin rahatsız ediciliği Spike'ın delice bir işe süreklendiğini daha da hissettiriyor.
Jamie karakterinin iz görüşünü yansıtma tarzları güzeldi. Bu enfekteleri bulundukları durumdan daha da terörize ediyor. Bu ediliş Jamie'nin onlara yaklaşımını da yansıtıyor.
Enfekte öldürme sahnelerini sevdim. Bir akış içerisinde değil farklı açılardan ve bi anlık duraksamayla. Hani oyunlarda vuruş hissiyatı derler, aynı o şekil.
Başlangıç sahnesinde gösterilen teletabilerin bayırdan aşağı koşarkenki stilleri ile enfektelerin koşma stillerinin de aynı olması hoş bir benzerlik oluşturuyor. Teletabileri küçükken baya garipserdim. Aralarından Alfa böyle bir koşuya sahip değil sporcu gibi yardırıyor o.
Rage virüsü hiçbir zaman zombi virüsü olmadı. Serinin ilk filminden beri diğerlerinden ayrılan enfekteleri gördük: Mailer, Don. Bu enfekteler daha çok zekalarıyla ön plana çıkarken Alfa fiziksel gücüyle ortaya çıkıyor. Bireysel bir güçten toplu bir güce evriliyor. Fiziksel gücün artıları olarak diğerlerini yönetme ve üreme hakkına sahip. Ayrıca enfekteler kendi aralarında ilkel bir iletişim de kurabiliyorlar.
"Bunun için üzülme. Enfeksiyon akıllarını alıyor. Onun aklı da yok ruhu da yok. "
Bu sözler enfekteler için söylense de film boyunca insanların da aynı durumda olduğunu net bir şekilde gösteriyorlar. İnsanların birbirlerine karşı olan tutumunu enfektelerin hiçbirinde göremeyiz. İnsanlık, virüsün yayıldığı bölgelere sırtını dönmüş onları terk etmiştir. Öyle ki insanlığın geldiği noktada iki bölge arasındaki fark çok net ortaya koyulur: Genç bir asker olan Erik ile Spike arasındaki konuşmalardan anlarız bunu. Spike'ın dış dünyayı bilmemesi anlatılan şeyleri anlamlandırmasını zorlaştırırken Erik'in davranışlarından Spike'ı anlamak istemediği anlaşılır. Telefon ve internet sahnesi buna örnektir.
Yaşam ve ölüm ayrılmaz ikilidir. Filmde buna atıfta bulunulur. Enfekte bir kadının doğum yaparken Isla'dan yardım alması ve doğan çocuğun virüs taşımaması bunu yansıtır. Yaşamın kutsallığı iki taraf için de aynıdır. Bir anlık tüm düşmanlık bir kenara bırakılır.
Ölüme karşı duyulan öfke ve kırgınlık yansıtılır. Alfa öfkedir, Spike ise kırgınlık. Kırgınlığın içinde bir kabulleniş vardır. Öfkede ise bir reddediş ve intikam vardır. Kırgınlık paylaşılabilir öfke ise bireyseldir.
Tüm bunların ötesinde ölümü bir tek sevgi yener. Kırgınlık ve öfke ölümün kendisine hissedilirken sevgi ölen kişiye hissedilir ve sevgi ölümün çok ötesindedir.
Salt korku ve gerilimden çok anlatmak istedikleriyle ön plana çıkan bir film. İlk filmin işleyişi de böyleydi. Bu anlatımın filmlere yedirilmesini ve buram buram korku-gerilim ikilisinin daha ön planda olduğu bir film izlemeyi tercih ederdim.