Uzunca bir süreden sonra yine buradayım ✨ En son şu vizeler bitsin tekrar kitap okurum dedim sonra hem vizeler hem finaller bitti ben bir iki kitabı bile doğru düzgün bitiremedim.. Biraz ara verince kitap okuma alışkanlığını tekrar kazanmak çok zor…devamıUzunca bir süreden sonra yine buradayım ✨
En son şu vizeler bitsin tekrar kitap okurum dedim sonra hem vizeler hem finaller bitti ben bir iki kitabı bile doğru düzgün bitiremedim..
Biraz ara verince kitap okuma alışkanlığını tekrar kazanmak çok zor oluyor ,ve o yüzdenn ben de yedi günlük bir kitap okuma serisi yapmaya karar verdim ; her gün bir kitap okuyup onun analizini buraya yazmaya çalışacağım.Belki böylelikle kaybettiğim alışkanlığımı tekrar kazanmış olurum . Çünkü önümde kocaa bir sınavsız,okulsuz,nice kitaplar okuyabileceğim yaz varrr :))
📚1.Gün Leyla ile Mecnun
Öncelikle bu kitabı okumaya başladığımda Aslında Mecnun'un Mecnun olmadığını, asıl adının Kays olduğunu ve aşkından deli olup çöle düşmesinden bu adı aldığını bilmiyordumm..
İskender Pala’nın kaleminden çıkan Leyla ile Mecnun, klasik bir aşk hikâyesi üzerinden ilahi aşkı, tasavvufu, benlikten sıyrılmayı anlatan kısa ama derinlikli bir eserdir.
Bu kısım biraz spoiler içerir:
Kays ve Leyla okulda tanışıp birbirlerine âşık olurlar. Leyla’nın ailesi bu ilişkiye karşı çıkar ve onu okuldan alır. Kays da çöllere çekilir ve aşkından deliye döndüğü için ona Mecnun denir.
Mecnun’un ailesi Leyla’yı istemeye gider ama başarılı olamazlar. Daha sonra Leyla, İbn-i Selam adında biriyle evlendirilir ama onu sevmez. Mecnun bu haberle iyice yıkılır ve ailesini de kaybeder.
Yıllar geçer, Leyla’nın eşi ölür. Leyla Mecnun'u bulmak için çöle düşer ve bulur da fakat yine kavuşamazlar . Çünkü Mecnun gerçek aşkın Leyla'dan Mevla'ya olduğunu anlar; meğer sevda, sadakat, ayrı mekanlarda ayrı bedenlerde bir yaşanmasıymış. Bu destan ayrı bedenlerin aynı mezarda son bulmasını anlatır ..
✍🏼Tasavvufi Yönlerin Açıklaması:
Aşk-ı Hakiki:
Mecnun’un Leyla’ya duyduğu aşk, sembolik olarak insanın Allah’a duyduğu aşkı temsil eder. Başlangıçta Leyla’ya duyulan dünyevi sevgi, zamanla Allah’a ulaşma yolculuğuna dönüşür.
Çöl ve Çile:
Çöl, tasavvufta nefsin terk edildiği, insanın kendini bulduğu mekândır. Mecnun’un çile çekmesi, benlikten sıyrılıp arınma sürecidir.
Fenâ Fillah:
Tasavvufta “fenâ fillah”, yani Allah’ta yok oluş, Mecnun’un Leyla uğruna tüm dünyadan el çekmesiyle gösterilir. Bu bir aşkın zirvesidir: kendini kaybetmek, Hak’ta var olmak...
Leyla’nın Ölümü:
Leyla, Allah’a giden yolda bir vasıtadır. Onunla kavuşma ancak maddi âlemden çıkınca, yani ölümle mümkün olur. Bu da tasavvufta aşkın son durağıdır: sonsuzluk.
📌Gönüller anlaşınca surette kıymet mi kalır?..
📌Bir bütün idim ben Leylâ ile. Sense Leylâ’yım diyorsun. Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda..
📌Mecnun oldum, çöldeyim ama senin adın dudaklarımda gül gibi..
📌Leyla’dan vazgeçmedim, çünkü Leyla’ya giden yol, Hak’ka giden yoldur.”