Yine bana göre en iyi yerli yapımlardan biri. Bana göre ben milli eğitim bakanı olsam tüm okullarda müfredata koyarım oyle anlamlı bir film. Ben neredeyse hemen hemen bu ülkede çoğu yere gittim. Doğulu olmama rağmen bana sorsanız ege derim ya…devamıYine bana göre en iyi yerli yapımlardan biri.
Bana göre ben milli eğitim bakanı olsam tüm okullarda müfredata koyarım oyle anlamlı bir film.
Ben neredeyse hemen hemen bu ülkede çoğu yere gittim.
Doğulu olmama rağmen bana sorsanız ege derim ya
Muhteşem bir güzellik,
Muhtemeşem bir tarih ve çok güzel insanlar.
Şimdi nerde geldim buraya.
Zeytin ağaçlarının kesilmesinden.
Kesmeyin kardeşim şu ağaçları kesmeyin.
Oralarda yüzyıllık 200 yüzyıllık zeytin ağaçları var.
Hangi otel maden hes oradaki güzellikle rekabet edebilir.
Hangi insan yeniden yaratabilir o güzelliği.
Nazım hikmetin çok güzel bir şiirini bırakıyorum buraya..
VASİYET
Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
Anadolu'da bi köy mezarlığına gömün beni,
Hasan beyin vurdurduğu
ırgat Osman yatsın bir yanımda
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda.
Traktörle türküler geçsin alt başından mezarlığın
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
tarlalar ortamalı, kanallarda su,
ne kuraklık, ne candarma korkusu.
Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
toprağın altında yatar upuzun
çürür kara dallar gibi ölüler,
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.
Ama bu türküleri söylemişim ben,
daha onlar düzülmeden
duymuşum yanık benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.
Komşulara gelince,
şehit Ayşe'yle ırgat Osman,
çektiler büyük hasreti sağlıklarında
belki farkında bile olmadan.
Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
öylece gibi de görünüyor
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani.
NAZIM HİKMET
(1953)