Deneme denemesi 2-Ne yaşıyorum ben Tolstoy'un insan ne ile yaşar kitabı insan nasıl yaşar diye çevrilmeli bence hakikaten bu yaşıma geldim nasıl yaşadım ayrımını yapamıyorum Oğuz Atay'ın tersi düşünüyorum .Sayın Oğuz Atay TUTUNAMAYANLAR'DA insan hayatının matematiğini dokuz bilinmeyenli denklemlerle açıklanabileceğini…devamıDeneme denemesi 2-Ne yaşıyorum ben
Tolstoy'un insan ne ile yaşar kitabı insan nasıl yaşar diye çevrilmeli bence hakikaten bu yaşıma geldim nasıl yaşadım ayrımını yapamıyorum Oğuz Atay'ın tersi düşünüyorum .Sayın Oğuz Atay TUTUNAMAYANLAR'DA insan hayatının matematiğini dokuz bilinmeyenli denklemlerle açıklanabileceğini söylemişti.Belki de sayın Oğuz Atay bize şunu söylemeye çalışmıştı:Hayatın bir matematiği yoktur ya da evet hayatın matematiği vardır. Keşke sorabilmek şerefine nail olsaydım ama bence hayatın matematiği yoktur çünkü çoğu insan matematiksel yaşamaz duygusal yaşar en azından ben öyleyim hayatımın en rasyonel kararlarını verirken bile çoğu zaman duygularımı işin içine katmadan karıştıramıyorum ama geçerli bir sebebim var galiba.İnsan bunca matematiksel ,sözel bilginin çeşidine bakılmaksızın bunca bilgiyi nasıl öğrendi ? rasyonel kararlar vererek öğrenmem lazım diyerek mi yoksa öğrenme duygusunu severek mi? Evet küçüklükten itibaren bizim bazı şeyleri öğrenmemiz için onları bize sevdirmeleri gerekiyordu çünkü insan duygularıyla öğrenir, duygularını paylaşır, duygularıyla ölürdü...Çünkü insan sonunda hep başa dönerdi önce bu dünyaya gelince ağlayan bir bebek olur sonra da belki yavaştan toprağın kendine çektiği hayatın terminal döneminde yaşayan bir hanımefendi bir beyefendi... İnsan bir de hep kendini tamamlamaya çalışır yalan mı ?Bir yarımızı bulmaya çalışır daha fazla şey öğrenerek kendini tamamlamaya kimisi de çok zor duruma düşer hayatını farklı bir şekilde tamamlar kendi elleriyle....Ya yanlış yapıyorsak ya kendimizi tamamlamaya çalışırken eksilmeyi unutuyorsak ya o ağlayan bebek bizim büsbütün halimizse ya eksilmeye geldiysek dünyaya... Hayatım iyi gitmiyor aslında bir kısmı bir kısmı iyi gidiyor biz her şey iyi gitsin istediğimiz için iyi gitmiyor diyoruz çünkü iki tavşanı yakalamaya çalışıyoruz birinden vazgeçmemiz lazım. Ben demiyorum bunu yazarlar diyor. Katılıyor muyum? Galiba katılıyorum her şeye ulaşamadığımızı erkenden anlamalısınız ben anlamam ben her şeyi çok geç anlarım ben düşününce anlarım galiba çok az da düşünürüm bu satırları düşünerek mi yazdım? Hayır belki de bu satırları kalbim yazdı.Kalp de çok garip bir organ daha düne kadar kalbin sadece kan pompalamaya çalıştığını aşılamaya çalışırdım bunları söylerken zor durumda olduğumdaki kalp ağrısını da kalbin zor durumlarda çok fazla kan pompalamadığından vücuttaki kan miktarının artmasına bağlı olduğunu düşünüyordum ta ki değerli bir hocamın kalpten beyine doğru gidip orda cevap oluşturan impulsların olduğunu gösteren araştırmaların varlığını söyleyene kadar.Evet gerçekten de kalp sadece kan pompalamaya yaramıyordu binlerce, yüz binlerce hatta görevi vardı ve bunlar hormonal şeyler değil duygusaldı... Her gün yeni şeyler öğreniyoruz yeni şeyler yaşıyoruz doğru veya yanlış iyi ya da kötü peki hiç düşündük mü nasıl yaşıyoruz diye? o yüzden Tolstoy abi insan ne ile yaşar deme insan ağlayan bir bebek ile yaşar insan nasıl yaşar de bir kere de insan nasıl yaşar nasıl ölür...