Spoiler içeriyor
Küçük bir çocukken hiç rol modeliniz olan kişiyle tanıştınız mı? Genelde onunla tanışmak ve yanında olmak istersiniz çünkü o, olmak istediğiniz bütün özelliklere sahiptir. Belki ünlüdür belki astronomiyle ilgileniyodur belki koleksiyoncudur belki kedilerle dolu bir kafesi vardır ya da sadece…devamıKüçük bir çocukken hiç rol modeliniz olan kişiyle tanıştınız mı?
Genelde onunla tanışmak ve yanında olmak istersiniz çünkü o, olmak istediğiniz bütün özelliklere sahiptir. Belki ünlüdür belki astronomiyle ilgileniyodur belki koleksiyoncudur belki kedilerle dolu bir kafesi vardır ya da sadece okuyordur..
Bir çocuğun bu masum hayranlığı bir takıntıya dönüşene kadar her şey masal gibi görünür. Belki o kadın küçükken onunla tanışsaydı takıntısı bu kadar büyümezdi ama ne yazık ki mesafe, tanışma ve yakınlaşma arzusunun daha çok kamçılanmasına sebep oldu.
Zaman çok tehlikelidir eğer kullanmayı bilmiyorsan... bazen yaralarını, duygularını sarar bazense kapanmaya çalışanları açar. Geçmez... unutamıyorsan geçmez.
Genç bir kız olduğunda yeni yeni fark ettiğin cinsel dürtüne kadar, olan bu hayranlık işte bu noktada arzuya dönüşür. Bu senin suçun değildir sen sadece kendi doğanı keşfedetmeye başlarsın ve o keşif kalbinin en derinliklerinde bulunan kişiye doğru gider yani idolüne.
Ve bu sefer kendini de tutamazsın olay da bu ya tanımak. Onu o kadar iyi tanıyorsundur ki kendine fırsat bile olmamıştır. Onu o kadar düşünmüşsündür ki kendine zaman ayrımamışsındır. Onun davranışlarını o kadar çok kurguluyorsundur ki aynı onun gibi davranmaya başlamışsındır ve birdenbire kafanı çevirdiğinde aslında onu bulmuşsundur. Küçük seni tanımasa da o yanındadır..
Sana tam da istediğin ilgiyi veriyodur belki de daha fazlasını. Yıllarını verdiğin o hayallerin gerçekleşiyordur. Sevgilinle mutlusundur ama birdenbire bırakmıştır seni... Neden?
Senden sıkıldı mı?
Belki de hep yanında gördüğün değişik kadınlardan biri olduğunu unuttun. Onun için önemsiz olan ama senin kafana kazınmış o görüntüler...
Hep seni severken hayal ettin onu, hep elini tutarken belki geçmişten bahsederken ve değerini verirken.
Ama o sadece yaşadığı anın keyfini çıkartmakla meşguldü. Senin kurduğun binlerce senaryodan birini bile yapmamıştı çünkü o senin için bir ihtimali bile vermediğin şeyi yaptı.
Seni tanımadı!
Her defasında daha da olgunlaşmış bir şekilde yanına gittiğinde seni arzuladı ama istediği şey görüntündü yaşadıklarınız değil.
Çok değişik tarzlarda gittin yanına bazen fakir bir kız bazen zengin bir kız nasıl oluyorsa hep bir şekilde birbirinizi buldunuz. Her onu bulduğunda aynı bakıyordun ona çünkü onu seviyordun çünkü onun kim olduğunu biliyordun. Ama o sadece meşgul hayatıyla ilgiliydi ve geçici ilişkilere alışıktı, yüzüne her baktığında "bugün nasılsın" demek yerine
"tanışabilir miyiz hanımefendi?" Derdi tekrar tekrar ve tekrar...
İşte bu yüzden söylemedin ona küçük bir o doğuracağını. Tanımadığı bir insanın bebeğine bakmanın ne anlamı vardı ki.
Onun karşısındaki değerini düşününce aslında bana göre bir gram sevgiyi bile hak etmeyen biriymiş diyorum. Hayatının büyük bir çoğunluğuna ev yapma hakkına sahip değilmiş, çünkü onun hayatı için de bir anlam ifade etmiyormuşsun. Ama bilinmeyen kadın onu sevdi ne olursa olsun sevdi.
Ve yanı başında çocuğuyla son nefesini verirken sevgilisine, bu tanımadığı kadınla yaşadığı her şeyi anlattığı bir mektup yazmayı ihmal etmedi...