*** İnsan aynı anda hem bu denli güçlü, erdemli ve muhteşem, hem de bu denli habis ve bayağı mıydı gerçekten? Bir an kötülükten ibaret görünüyordu, başka bir ansa asil ve tanrsal kabul edilecek ne varsa onda toplanıyordu. ~Yaratık *** Biz…devamı*** İnsan aynı anda hem bu denli güçlü, erdemli ve muhteşem, hem de bu denli habis ve bayağı mıydı gerçekten? Bir an kötülükten ibaret görünüyordu, başka bir ansa asil ve tanrsal kabul edilecek ne varsa onda toplanıyordu. ~Yaratık ***
Biz insanlar meyveleri bile şekline göre yargılarız. Yamuk ve şekilsiz bir meyveyi almak içimizden gelmez. Peki bir insanın kadavralardan yarattığı çirkin bir insanımsı yaratığa kaç kişi bakabilir? Bazen Yaratık gibi hayata geldikten sonra tiksinerek kenara atılmış hissediyorum. Ne kadar iyi olmaya çalışsa da kimse Yaratık'a bir şans vermiyor sırf kötü göründüğü için. Sahi iyi görünse verirler miydi, şüpheli. Dünyada her şekilde yapayalnızız sadece insanlar yüzümüze bakmaya tahammül ediyor.
Ne diyorduk...
Frankenstein -çılgın bilim insanımız- küçük yaşta metafiziksel konulara ilgi duymaya başlıyor. Okuyor, okuyor, okuyor. Sonunda üniversiteye gitmek için çok sevdiği yuvasından ayrılıyor. Annesi ve babası çok iyi insanlar. Evlatlık kız kardeşi ile aşk içinde büyüyorlar. Üniversiteye başlamasının ardından hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Annesini hastalıktan kaybediyor. Kimya okumaya başlayan Frankenstein'ın aklı daha büyük şeylerde. Sonunda kendini cesetleri diriltmeye çalışırken buluyor. Kadavralardan topladığı parçaları birleştirmeye başlıyor. Hırsla gecen günlerin ardından deliliğin başlangıcı olacak buluşunu yapıyor. Kendi yarattığı bir insan(?) gözlerini açıyor. Bunu başarmasıyla aklını kaybediyor ve gözlerini yeni açan yavrusunu bırakıp kaçıyor.
Frankenstein kendini kaybederken, Yaratık'ın ondan uzakta kendini buluyor. Daha onu yapan kişi kabul etmemişken yüzüne kim bakabilecek ki? Yaratık, kendi başına dünyanın ne kadar güzel ve korkunç bir yer olduğunu öğrenmeye başlıyor. Bu şekilde çatışmalar ile ilerliyor kitap.
Harikaydı...
Bazı yerlerde gereksiz uzatmalardan sıkılsam da Mary'in yazdığı her satır bir sanat eseriydi benim gözümde. Okumaktan da düşünmekten de zevk aldım. Ben hem Frankenstein'a hak veriyorum, hem de Yaratık'a. Yine de birini seçecek olsam oyum hep çılgın bilim insanlarına. ☠️ Onun ıstırabını daha iyi anlıyorum. Yaptıklarını telafi etmeye çalıştı en azından...
*** Niçin ölmedim? Bir insanın hiç olmadığı kadar perişanken, niçin unutuşa, huzura gömülüp kalmadım? Ölüm, tazecik çocukları, üzerlerine titreyen anne-babalarının tek umudunu koparıp alır. Nice gelin, nice genç sevdalılar, vaktiyle sağlık ve umut içindeyken bir gün gelip mezarda çürür, solucanlara yem olur! Nasıl bir malzemeden yapılmaydım ki, bir tekerleğin dönüşü misali bana habire eziyet eden bunca sarsıntıya direnebilmiştim? ~Frankenstein ***