Spoiler içeriyor
Godot'yu beklerken ,benim okuduğum ve muhtemelen sizin de okuduğunuz (ya da okuyacağınız) en tuhaf,absürd tiyatro eserlerinden birisi.Önce kendi okuma deneyimimi paylaşacağım,sonrasında ise eser hakkında yaptığım genel araştırmaya değineceğim. ▫️Kendi deneyimim Eser,okuma süreci boyunca merak algımı canlı tutmayı başardı.Acaba sonunda ne…devamıGodot'yu beklerken ,benim okuduğum ve muhtemelen sizin de okuduğunuz (ya da okuyacağınız) en tuhaf,absürd tiyatro eserlerinden birisi.Önce kendi okuma deneyimimi paylaşacağım,sonrasında ise eser hakkında yaptığım genel araştırmaya değineceğim.
▫️Kendi deneyimim
Eser,okuma süreci boyunca merak algımı canlı tutmayı başardı.Acaba sonunda ne olacak diyerek her sayfayı ayrı bir heyecanla çevirdim.Eserin sonuna geldiğimde ise,merakımı gideremedim zira ucu açık bir son ile bitti.Ancak bu eserin bizlere ne anlatmak istediğini araştırmadan önce, kendim biraz düşünmek ve yorum getirmek istedim.Okuduğum eserden ne anladım? Nasıl bir çıkarım yaptım?
Öncelikle Vladimir ve Estragon arasında gelişen konuşma oldukça savruk ve tutarsız.Ancak aynı zamanda komik ve düşündürücü.Konuşmalarından yaptığım çıkarım ile Estragon'un zeka seviyesi Vladimir'e bakarak biraz daha düşük.İkisi de unutkan,kararsız ve tutarsız bir yapıya sahip.Ancak Vladimir'in anlık farkındalığı mevcut ve arada bir sorgulama sürecine çekiliyor.Ortak noktaları ise Godot'yu beklemeleri.İşte bu noktada okuyucu merak etmeye başlıyor.Godot kimdir ve bu ikisi neden onu bekliyorlar.Eserin sonunda bir cevaba varacağımızı zannediyoruz ancak eser öyle gelişmiyor.Cevabı kendimiz düşünmemiz istenmiş olacak ki,ucu açık bırakılmış.Önemli olan cevabı bulmak mı bilemeyiz ancak düşünmemek için bir sebebimiz yok.O yüzden şimdi,sizlere düşündüğüm alternatif seçeneklerden bahsedeceğim.
1-Godot kesinliliği temsil ediyor olabilir.Estragon'un unutkan olduğunu belirtmiştim.Gogo (Estragon),sürekli olarak gitmek istediğinde Vladimir ona "Gidemeyiz,Godot'yu bekliyoruz." diyerek cevap veriyor ve Estragon her seferinde "Doğru" diyerek bunu onaylıyor.Tüm konuşma içerisinde değişmeyen tek örüntü Godot'yu beklemeleri ve emin olmaları.
Konuşma boyunca her şey değişiyor.Vladimir'e Albert diye seslenildiğinde cevap veriyor.Dün gözü gören Pozzo bugün kör olduğundan, Lucky'nin dün konuşurken,bugün dilsiz olduğundan bahsediyor.Didi ve Gogo "hadi gidelim" demelerine rağmen yerlerinden kıpırdamıyorlar.Ancak Godot'yu beklemeleri hiç değişmiyor.O hâlde,hayattan bir kesinlik mi bekliyoruz? Yazar bize hayatın belirsiz olduğundan mı bahsediyor? Mümkündür.Ancak hayatta hiç mi kesin olan bir unsur yoktur.Bunu düşündüğümde benim aklıma matematik geliyor.Üçgenin iç açıları kesin değil midir mesela?
Belki yazar bu hayatın belirsizliğini daha edebi bir açıdan bakmamızı istiyordur.Mesela kader kavramı olabilir mi? İnsan denilen varlığın başına her an ne geleceğini bilmeden yaşaması? Ama yaşarken de hayattan bir kesinlik beklemesi?
"Godot'yu beklemek"
Bu örüntüyü farketmek benim için zor oldu.Konuşmaların dikkat dağıtıcı olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.Yani yazar,en azından bana göre gerçekten çok iyi bir iş çıkarmış bu noktada.Göz önünde bulunan bir şeyi saklamayı başarabilmek ustacadır.Belki de karşıdaki kişinin algısına bağlıdır farketme unsuru (Sihirbazlar örneğini verebilirim! algımız,bizi görünen karşısında yanıltmaz zannederiz.Bu yanılgı usta bir sihirbazın karşımıza çıkana kadar devam etmesidir.Gözümüzün önünde bir sihirbazlık yapar ve biz algılayamayız.Bu duruma şaşırırız,zira algılarımıza olan güvenimizi sihirbaz kırmıştır.) .Ancak cevabın hangisi olduğu farketmeksizin ben bunu başarılı değerlendirdim.
2-Godot,umudu temsil ediyor olabilir.Eserde, Godot gelmezse,Didi ve Gogo kendilerini asmayı düşünüyorlar.Ancak Godot gelirse kurtulacaklarını belirtiyorlar(bkz. Sayfa 133).
Sanki Godot adlı kişiye umut bağlamışlar,ve onun gelmesini beklemeleri bu yüzden.Biz insanlar,başkalarına bel bağladığımızda,sanki tüm hâkimiyetimizi onlara bırakmış gibi davranabiliyoruz.Onlar olmadan ilerleyemeyeceğimizi,yapamayacağımızı hissediyor ve düşünüyoruz.Elimizde kalan tek şey,zamanı bekleyerek harcamamız oluyor.Peki bu,onlarda gördüğümüz umut mudur yoksa kendi çaresizliğimiz mi?
▫️Peki eserin gerçek anlamı ne?
Araştırdığım kadarıyla,Godot'un bir metafor olduğundan bahsediliyor.Bizim beklediğimiz o "şey" Godot.Bu mutluluk olabilir,para,bir kişi ya da ölüm olabilir.İnsanın hep bir bekleyişte olduğundan,belki beklediğimiz şeyin aslında hiçbir zaman gelmeyeceğinden bahsediyor.Ancak her şeye rağmen yine de beklemeye devam ediyoruz.
İnsanın hayatı boyunca bir şeyleri beklediği doğru,aksi takdirde bir boşluğa düşmesi kaçınılmaz oluyor.Hayatta bir amacımız olmadığında,varoluş sorgusuna çekiliyoruz.
Hayatın bir anlamı olup olmadığını ya da bizim bir amacımız olup olmadığını düşünüyoruz.
İşte bu noktada hayatımıza anlam katacak olan unsur,uğruna bekleyebileceğimiz bir "şey" oluyor.Neyi,kimi neden bekliyoruz bilinmez ancak biz rahatlıyoruz.
Eserde zaman kavramı bulanık,yer ve mekan belirsiz.Konuşmalar ise anlamsız.Karakterler yalın kalmış bir durumda.Peki bu eserde nedir önemli olan? Anlam.Bizim çıkardığımız anlam bu eserin özünü oluşturuyor.Her şeyin bu kadar sade kalması, bizi sadece konuşmalar üzerine düşünmeye itiyor.Sadece Vladimir ve Estragon değil,hepimiz Godot'yu bekliyoruz.