Spoiler içeriyor
Böyle bir konu üzerinden değerlendirme yapmayı sevmiyorum fakat karakterler üzerinden işlenen aşk konusu fanlar tarafından farklı ele alınıyor. Özellikle kadın karakterlerin ana karakterle ilişkisi üzerinden bu bakış çok değişkenlik gösteriyor. Naruto ve Naruto Shippuden kesinlikle bir aşk animesi değil. Bundan…devamıBöyle bir konu üzerinden değerlendirme yapmayı sevmiyorum fakat karakterler üzerinden işlenen aşk konusu fanlar tarafından farklı ele alınıyor. Özellikle kadın karakterlerin ana karakterle ilişkisi üzerinden bu bakış çok değişkenlik gösteriyor.
Naruto ve Naruto Shippuden kesinlikle bir aşk animesi değil. Bundan çok daha önemli ve ön planda olan anlatısı var. Zaten aşkı ele alışı da oldukça yüzeysel. Fanlar üzerinden konu hakkında fikirlerimi yazacağım.
Okulun popüler çocuğu Sasuke ve dışlanan Naruto. Sanırım birçok kişi Naruto ile kendisini daha bir özdeşleştirmiştir. Sasuke'nin kızlar arasında popüler olması bu karaktere ve etrafında şekillenen kız profiline birçok izleyicide iticilik eklemiştir.
Hinata
Herkesin dışladığı karaktere (Naruto) delicesine aşık olan ve her konuda içten içe onu destekleyen; Naruto Shippuden itibariyle bir fan servis olan karakterdir.
Son derece utangaç karakteriyle harmanlanan aşk teması Naruto ile özdeşleşen seyirciyi asla rahatsız etmez. Karakterin yaşadıgı birçok acı durum varken her zaman aşkı ile ön plana çıkar. Seyircinin odaklanmak istediği nokta hiçbir zaman karakterin hikayesi olmaz.
Bariz güçsüz olduğu ve mantığa aykırı davrandığı durumlar seyirciden bir eleştiri almaz çünkü aşkı için yaptığı fedakarlık ön plana çıkar ve takdiri toplar. (Pain vs Hinata)
Sadece kendi hayatını hiçe saymasına sebep olan sadık aşkı takdir toplamaz, seyircinin hayalini süsleyen bir görünüme sahip olması da el üstünde tutulmasına sebep olur.
Aslında buradaki takdir karakterin aşkına değildir. "Ezik ve dışlanmış" olana olan aşk takdir edilir. Odak yine dışlananadır.
Sakura
Popüler çocuk olan Sasuke'ye aşkıyla ön plana çıkar. Dışlanan karaktere (Naruto) olan tavrı ve görünümü üzerinden çokça eleştirilir hatta nefret düzeyinde sevilmez.
Hor görülen Naruto'nun aşık olduğu bir karakterdir. Karşılıksız bir aşk konu alınır burada. Sevilen kız popüler erkeğe aşıktır. Varlığını görmez bile. Görünür olmak için "bende bir şeyim" diyebileceği olaylarda varlık göstermek zorundadır. Bu çabaya rağmen kabul görmemek Naruto ile özdeşleşen seyirciyi rahatsız eder.
Bu bağlamda Sakura'nın Sasuke'ye olan aşkı küçümsenir. Karakteri vurulabilecek her noktadan aşağılarlar; güçsüzlüğü, yaptığı şeylerin değeri ön plana çıkar. Çünkü dışlanan karakteri sevmez. Bu durum fark edilmese de içselleştirilir. Yansıması ise nefrettir.
Tsunade
Jiraiya ile olan ilişkisi Sakura-Naruto paralelidir.
Hikaye içinde işlenen en sadık aşka sahip karakterdir. Dan'ın ölümünden yıllar geçse bile ona olan sevgisinden bir şey değişmez. Jiraiya'nın Tsunade'ye olan ilgisi ortaya çıktığından beri bu aşk seyirci için bir anlam ifade etmez. Naruto ile aynı yollardan geçen Jiraiya'nın aşkı karşılık bulmalıdır ama bu söz konusu değildir. Bu durum Jiraiya ile özdeşleşen seyirciyi rahatsız eder çünkü tam bir friendzone durumudur.
Jiraiya'nın ölümünde Tsunade'ye olan eleştiriler arşa çıkar. Jiraiya'nın değerini öldükten sonra anladığı iddiası atılır. Oysa Jiraiya Tsunade'nin çok sevdiği bir dostudur. Ona aşk beslememesi değer vermediği anlamına gelmez. Jiraiya için döktüğü gözyaşı ise dostunu kaybeden herkesin vereceği tepkidir.
Görüldüğü üzere bu üç kadın karakter seri içinde diğerlerine oranla güçlü olsalar da her zaman "aşk" ile ön plana çıkan karakterler olmuştur. Karakter gidişatı böyle olsa da seyircinin konumlandırdığı nokta bundan öteye gitmez.
Bu üç farklı karakter ve hikaye üzerinden "sadık" aşk teması işlenir. Aşkta sadık olmak bu zamanlarda oldukça azalan bir durumken bu karakterlerin "sadık" aşkları seyircinin kendini konumlandırdığı noktaya göre ya yüceltilir ya da gömülür. Sadık olmanın önemi hiçe sayılır. Oysa üç karakterin hissettiği yine aynı duygudur.
Fark ettiğim ve anlatabildiğim kadarıyla seyircinin ikircikli tutumunu ifade etmeye çalıştım. "Kendimce" itibar iadesi yaptığımı da belirtmek isterim.