Spoiler içeriyor
Şu ana kadar ülkemizden çıktığını gördüğüm en iyi filmlerden biri. Gerek gerçekliği gerekse bu gerçeklikten doğan drama ile beni oldukça etkilemeyi başardı. Sonunda gözümden bir iki damla gözyaşı bile düştü. Özellikle ana karakterin filmin başındaki halinden sondaki hâline dönüşümü hiç…devamıŞu ana kadar ülkemizden çıktığını gördüğüm en iyi filmlerden biri. Gerek gerçekliği gerekse bu gerçeklikten doğan drama ile beni oldukça etkilemeyi başardı. Sonunda gözümden bir iki damla gözyaşı bile düştü. Özellikle ana karakterin filmin başındaki halinden sondaki hâline dönüşümü hiç aceleye getirilmeden anlatılmış. Güzin'in onun üzerindeki etkisi de, neden filmin adında onun olduğunu bize belli ediyor. Her karakter için hissetmeniz gerekenler ve onlar hakkındaki fikirleriniz zaten ama karakterimiz tarafından filmin başında veriliyor. Bunun üzerine sizin fikrinizi gereksiz eklemeler ve ya nüanslar ile değiştirmeye çalışmıyor çünkü bu öyle bir film değil. Ve ben bunu çok sevdim. Olmadığı birşey olmaya çalışmadığı için çok mutluyum. Ana karakterimiz zaten bizim görüş açımız ve onunla bu fikirler üzerinde anlaşabilmek, onunla olan bağımızı baştan itibaren sağlam kılıyor.
Ana karakterimizden bahsetmişken ona da biraz bakalım. Serkan ezik, özgüvensiz ve herhangi bir gün sokaktan geçerken rastlayabileceğimiz biri. O son kısım önemli çünkü bu eleştirinin başında dediğim gibi, bu onu da gerçek kılıyor. Yine demin söylediğim gibi onun bu zevskiz, sıkıcı ve trajik hayatının, film ilerledikçe geride bırakılması ve yavaş yavaş sevdiği şeyler için uğraşan, ayağını yere daha sağlam basan ve abisi dışında biriyle bir ilişki kuran birine dönüşümü, filmin bence en tatmin edici yönüydü. Filmin bitişine yakın, en sonunda abisine ters giderek onca yıldır içinde tuttuğu ve söyleyemediği şeyleri, Türk sinemasında gördüğüm en iyi oyunculuk anlarından biri olduğunu düşündüğüm sahnede (Deneyimimin çok fazla olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır) tüm gücüyle dışa vurması ve abisine karşı gelmesi, tüm film boyunca hatta onunla bir bağ kurabildiğiniz için onun gibi bütün hayatınca beklediği o anı gerçekten inanılmaz ve onun kadar sizin için de huzur verici kılıyor. Film ilerledikçe Güzin'in etkisini onun üzerinde küçük küçük görüyordunuz ancak bu sahne, tüm bu değişimin ve gelişimin toplanıp bir olduğu andır. Serkan ile gurur duyuyor, onu takdir ediyor ve hatta belki kıskanıyorsunuz. Tekrar tekrar söylediğim gibi: Karakterinin gerçek bir insan gibi hissettirmesi, onunla kurduğunuz bu bağın, filmin sonunda fevkalade şekilde karşılık aldığınızı hissettiriyor. Sondaki monologda size hayatının kalanını anlattıkça onun için seviniyor ve onunla beraber huzur buluyorsunuz.
Güzin'in karakteri ise daha karmaşık. Menopozlu, yaşlı bir hanımefendinin davranışları ve huyları üzerine yorum yapabilecek bilgiye sahip değilim ama bunları da göze almadan yalnızca bize filmde verilen bilgilerden yola çıksak bile elimizde sağlam, inanılır ve özünde "insan" bir karakter çıkıyor. Her ne kadar emekli bir oyuncu olsa da, film onun bu yönüne değil, oyunculuğun onun üzerinde bıraktığı etki ve bu kadar süredir işini yapmamanın onun üzerinde nasıl bir etkisi olduğuyla ilgileniyor. Daha derli toplu bir halde söyleyecek olursam: Film onun oyunculuğuna değil; oyuncu olmayışına odaklanıyor. Bu daha ilginç bir karakter dinamiğinin oluşmasına yol açıyor ve sonucunda film de onunla beraber, izlemesi daha ilgi çekici ve inandırıcı oluyor. Onun da Serkan'a olan ilgisi, onunla sohbetlerindeki ders verici tonu; bunları geçtim, ona nefret dışında herhangi bir duygu göstermesi, Serkan'ın gelişimi için ne kadar önemli olduğunu filmin sonunda bize gösteriyor. Film boyunca bize hikayesinden biraz daha ve biraz daha anlattıkça siz de onun için üzülüyor, onun için daha iyisini istiyorsunuz.
Güzin inanılmaz ve hatta Serkan'dan daha kompleks bir karakter. Ama ikisini arasında hangisini daha çok sevdiğim konusuna gelirsek Serkan'ı seçerim. Güzin'i sevmediğim için değil tabii ki. Ve ya yazım anlamında daha zayıf bir karakter olduğunu düşünmüyorum. Yalnızca Serkan ile daha yakın bir ilişki kurabildim.
Filmin başrollerinden bu kadar bahsettiğimiz yeter. Şimdi diğer başlıklara değinelim.
Film oldukça komik. Gerek diyalogdan oluşan mizah olsun, gerek araya serpilmiş küçük daha göze çarpmayan şakalar olsun, beni birden fazla yerde eğlendirmeyi başardı.
Filmin ana fikri bize başında ve sonunda veriliyor. İlk olarak bize: "Bu dünyada iyi insanlara yalnızca kötü şeyler olur" deniyor ancak filmin sonunda bu cümle tamamlanıp "Ama sonunda, herkes hak ettiğini buluyor" oluyor. Size asla umudunuzu kaybetmemeyi ve ya yolunuzu çok geç olmadan değiştirmeyi anlatıyor. Ancak yapacağınız ne olursa olsun bir adım atmanız gerekiyor ve sonucunda karşılığını bulacağınızı söylüyor. Ve bu benim çok hoşuma gitti.
Ben bu filmi çok sevdim ve size de kesinlikle tavsiye ederim. Objektif olarak bakarsam 8/10 vermem gerekir ancak bu kadar sevdiğim ve bana bu kadar konuşan bir film olduğu için 9/10 veriyorum. İzleyin, izlettirin. İyi günler, efendim.