Spoiler içeriyor
Liseden yeni mezun olan Fifa’nın hayali Japonya’ya gidip Kyoto Sanat Üniversitesi’nde okumaktır. Bu hayalini aile üyeleri ve büyükannesiyle de paylaşır. Fifa’nın büyükannesi çok zengin bir kadındır ve aslında ailenin bütün maddi giderlerini o sağlamaktadır. Chiang Mai’de Pokpa isimli bir doğa…devamıLiseden yeni mezun olan Fifa’nın hayali Japonya’ya gidip Kyoto Sanat Üniversitesi’nde okumaktır. Bu hayalini aile üyeleri ve büyükannesiyle de paylaşır. Fifa’nın büyükannesi çok zengin bir kadındır ve aslında ailenin bütün maddi giderlerini o sağlamaktadır. Chiang Mai’de Pokpa isimli bir doğa parkının yöneticiliğini yapmaktadır.
Fifa’nın büyükannesi başta Fifa’nın kararına karşı çıksa da sonra ona bir şart koşar. Fifa Japonya’ya gitmeden önce 3 ay boyunca Pokpa’da çalışacaktır. Aksi takdirde büyükannesi ona sağladığı her şeyi elinden geri alacaktır.
Fifa büyükannesinin teklifini kabul etmek zorunda kalır. Parkta Hem isimli genç bir adama emanet edilir. Hem’in yolu buralara aslında tesadüfen düşmüştür ama uzun süredir parkta çalışmaktadır. Buraya yüreğinde bir yükle gelmiştir ve orman onun sığınağı olmuştur.
Şehirde büyüyen Fifa,ormanın ruhunun ona rehberlik etmesiyle hayata başka bir pencereden bakmaya başlar. Hem ile yakınlaşmaya başladığında bu genç adamın yaralarını sardığından habersizdir.
Uzun süredir doğa konulu bir BL izlememiştim. En son A Tale Of Thousand Stars izlemiştim herhalde. Fakat bu dizide doğa çok çok daha ön planda. Hatta BL hikayesi pek ön planda değil,sonra devreye giriyor.
Çıktığı dönem keşfetime birkaç kere düşmüştü aslında. Tırnakları ojeli bu çocuk ormanda ne yapıyor diye merak etmiştim ama ne yalan söyleyeyim,ben unutmuşum bu diziyi.
Bölümler kısa. İlk bölümlerde az diyalog var ve genelde konuşan kişi doğanın kendisi. Manzaralara ve parkta özgürce dolaşan fillere vs bayıldım. Birkaç şey hariç ben diziyi beğendiğimi söyleyebilirim. Evet,aslında harika bir iş değil. Ama ben anlamlı buldum. Materyalist bir çocuk ormandan ilham alıyor. Kalbi yaralı bir adam da orman kendini iyileştiriyor diye ona borcunu ödemeye çalışıyor. Ve sonra aşık oluyorlar.
Çoğunluğa hitap edecek bir dizi değil. Ama karmaşık bir şey izlemek istemediğim bir gün 7 bölümü arka arkaya devirdim. Yavaşlığı ve doğallığı,cast seçimi ve oyunculukları hoşuma gitti. Şimdi hoşuma gitmeyen şeylerden de bahsedeyim ama;
Fifa ve Hem arasında muhtemelen 14-15 yaş var. Ben bu kadar yaş farkını sevmiyorum. Ama ikilinin hikayesi tuhaf,seksüel bir hikayeye dönüşmüyor. Aksine çok hassas. Bu konuda endişeniz olmasın.
İlk 5 bölüm bence daha güzeldi. Son iki bölümü daha az beğendim. 7 bölüm olacaksa daha dolu bir hikaye olmalıydı. Ya da 5 bölümün uzunluğuna denk bir sinema filmi olmalıydı bu. O zaman dengesi daha güzel olurdu ve çok çok daha iyi bir iş olurdu.
Sonu da biraz yarım kalmış gibiydi. Gerçi belki de başkalarına göre bu bir son değil,bir başlangıçtır.
Tekrar ediyorum,ben beğendim.
Bence fena değildi. Ama herkese hitap edeceğini sanmıyorum.