Spoiler içeriyor
9/10 Biraz geç olmuş olsa da, sonunda kahrolan bu kervana ben de katılmış bulunmaktayım. Yani, bu yazıyı spoi vermeden nasıl yazabileceğimi inanın bilmiyorum. Umarım vermem; hâlâ izlememiş olan varsa kesinlikle izlemeli çünkü. “Öldüm, bittim, geberdim. Aldı beni duvardan duvara vurdu.…devamı9/10
Biraz geç olmuş olsa da, sonunda kahrolan bu kervana ben de katılmış bulunmaktayım.
Yani, bu yazıyı spoi vermeden nasıl yazabileceğimi inanın bilmiyorum. Umarım vermem; hâlâ izlememiş olan varsa kesinlikle izlemeli çünkü.
“Öldüm, bittim, geberdim. Aldı beni duvardan duvara vurdu. Sonra yerde bıraktı. Üstümden arabayla geçti. Çöp poşetine koydu, çöp kamyonuna attı. Şu an kamyonda yolculuktayım.” sesiyle yorumuma başlamak istiyorum. Kesinlikle tam olarak diziyi anlatıyor.
İlk beş bölümde her şey normal, güzelce geçiyor. Mutlu mutlu izlerken, bir anda tüm bölümlerde ağlarken buluyorsunuz kendinizi.
O kadar çok ağlamaktan bahsettim ki hâlimi siz düşünün. Her neyse, biraz konusundan bahsedeyim. Dizi, başrol kızın göle düşen çocuğu kurtarmak için girdiği gölde boğulmasıyla gözlerini yıllar önceki Goryeo Krallığı’nda açmasıyla başlar. Aslında böyle bakıldığında biraz fantastik duruyor olabilir ama bu sahne dışında hiçbir fantastik öğe barındırmıyor. Dizi de Hae-Soo’nun Goryeo Krallığı’nda başına gelenleri içeriyor.
Öncelikle, kesinlikle oyuncular müthişti. Tüm duyguları o kadar geçirmişlerdi ki When Life Gives You Tangerines dizisine bağlandığım kadar çok bağlandım. Aslında ben pek dönem dizisi seven biri değilim ama bu dizi bambaşka bir seviye oldu benim için.
Spoi vermeden dizi hakkında söyleyeceklerim bu kadar sanırım. Ufak bir bilgilendirme geçeceğim. Bu dizinin orijinali Çin hâliymiş sanırım ve orada 2. sezon bulunuyormuş. Fakat ben buradaki oyunculara çok alıştım, o yüzden izlemeyi planlamıyorum. Bir de Çinceye alışmak çok zor; izleyemiyorum 😭.
Buradan sonrasını daha izlemediyseniz sakın okumayın, sakın.
ÇOK BÜYÜK SPOILER BARINDIRIYOR.
Ya var ya, hangisinden başlayacağımı bilmiyorum. Gerçekten o kadar çok şey var ki… Öncelikle 8. Prens Wook’un tam bir pislik olduğunu söylemek istiyorum. Hae-Soo’yu yalnız bırakmasını geçtim, ilk eşini gözünün önünde aldattı resmen. Bir de hasta kadın… O öldüğü zaman anlamalıydım böyle olacağını.
Saray Hanımı Oh 😭😭😭 Ya kahroldum, kahroldum. Asla beklemediğim ölümlerden bir tanesiydi. Kral’ın ölmeden önce Oh’un adını söyleyince daha da kötü oldum.
Veliaht prens zaten aklını kaybetmişti, yani ölmesi bekleniyordu ama… Chae-ryung 🥹 ah be kızım. Ayrıca 4. prens yeğeniyle evlendi ya, resmen??? Şok oldum.
3. Prens de tam bir pislikti; asla üzülmedim ölmesine. ZATEN EUN VE EŞİNİ ÖLDÜRTTÜ. Aslında tam böyle olmadı ama hepsi o pislik yüzünden… Daha birbirlerini yeni yeni sevmişlerdi ya, biraz daha izleyebilseydik keşke… Biraz daha izlesem daha çok ağlamayacakmış gibi.
Wang So kral olduktan sonra herkesin onu birer birer terk etmesi ve yapayalnız kalması beni o kadar kahreden bir şey oldu ki… Yani bir o kadar yalnızlığına ağlamışımdır cidden. AYRICA PRENSES KADAR KÖTÜ BİRİNİ GÖRMEDİM. Dizideki 3. pislik… Her şeye engel olup durdu. Bir de bunların çocukları oldu ya, offf.
Woo He neden öldü? Neden o kadar ani oldu ki… Yani bir an ağlayamadım. Bir çift ya, bir çift mutlu olsaydı… Baek Ha en sevdiğim prens bu arada. Gerçekten herhalde benim için Wang So’dan bile önde.
Ve Hae-Soo ile 14. Prens… Neden mektupların isimlerini değiştirdin ki? Neden çocuğunu sakladın ki? Neden Wang So seni dinlemedi ki… Adam külüne sarıldı ya, külüne… Kahroldum, helak oldum gerçekten. Son bölümde bir an hiçbir şeyi hatırlamıyor falan sandım ama neyse ki hatırladı.
Son olarak, Wang So’nun kızını gördüğü sahne size de Kürk Mantolu Madonna’da Raif’in kızı olduğunu anladığı sahneye benzemiyor mu? O kadar çok ağladım ki bir süre depresyonda olacağım ya, sanırım.
İyi geceler.