11 Ocak 2024 A: Geldiğin için sağ ol kanka. M: Ne demek reis her zaman. A: Ee çay? İster misin? M: Olur… Ama kupada tabii bilirsin. A: Bilirim bilirim bekle hemen getiriyorum. A:Buyur kankam. M: Sağ ol. A: Evet, konuya…devamı11 Ocak 2024
A: Geldiğin için sağ ol kanka.
M: Ne demek reis her zaman.
A: Ee çay? İster misin?
M: Olur… Ama kupada tabii bilirsin.
A: Bilirim bilirim bekle hemen getiriyorum.
A:Buyur kankam.
M: Sağ ol.
A: Evet, konuya girecek olursak… Az çok bilirsin. Bir derdim var.
M: Hayrola yine geçmiş sıkıntılar, özlem falan mı?
A: Yani eh işte ama dahası da var tabii.
M: Ah bilemiyorum knk doğru dürüst tavsiye verebilir miyim bilmiyorum.
A: Nasıl yani
M: Yanisi açık konuşmak gerekirse…
Bak boktan bir bataklığa batmış yaşıyoruz. öyleyiz hatta öyleler herkes öyle. Ama çıkamıyoruz da. Ne yapsak bilmiyoruz yahut bilsek te başlayamıyoruz. Bir türlü o ilk adım atılamıyor doğru düzgün…
Önceden bir çok cevap bulurdum kendime ya da başkalarına ama artık bir cevap bulamıyorum hiçbir şeye. Belki de cevaplar yapılmadığı ya da yapılamadığı içindir. Bu yüzden bir işe yaramıyor olmasından dolayı ümitsizliğe düşmüşümdür herhalde. Bilmiyorum. Artık sadece kendimin ya da başkasının bataklığını dinlemekten başka bir şey gelmiyor elimden. Ne desem bilmiyorum desem de yapar mıyız onu da bilmiyorum. Tek yaptığımız şey geçmişi düşünüp orada kilitli kalmak ve halimize üzülüp kendimize acımak başka da bir şey değil. Geleceği düşünemiyor, odaklanamıyoruz. Geleceğimizi geçmişimizden daha iyi hale getirmek için çabalayamıyoruz. Şu anın değerini bilemiyoruz. Varsa yoksa geçmiş… Özellikle de bu yaşlar için lise… Ah o lise, o ukde kalan yaşantılar vs. Yirmili yaşlara yaklaştı mı insan bunu daha çok düşünüyor tabii. Yaşanabilecekken yaşanamayan o anılar yahut yaşanması imkansız bile olsa çocukken kurulan o hayaller: Evden çıktığında seni sarı bir otobüsün beklemesi, koridordaki kilitli dolaplar, yemekhane olayları yemek savaşları vs. Hatta ezik bir çocuk bile olabilirdin günün sonunda bir örümceğin seni ısırması ve süper güçler elde etmen falan yahut okul bahçesinde bir kitapla karşılaşıp mistik olaylar yaşamak gün sonunda süper bir saat ya da güce kavuşmak… Ya da her gün ayrı bir macera yaşadığın küçük bir arkadaş grubunun olması ve okuldakiler yetmezmiş gibi yaz tatilinde de kendi yaptığınız ağaç evde vakit geçirip yeni maceralara atılmak falan… Ya işte, bakma sen medyanın sinemanın ne kadar faydalı olduğuna aynı zamanda bu kadar da illet bir şeydir bak görüyorsun. Öyle lanet bir şey ki hayal dünyamızda kalıp orgazm olmamızı ve gerçek hayata dair tüm duygularımızı kaybedip bir bok yapamayacak bitkisel bir hayata girmemize neden oluyor… Ahh kısacı bu sanırım. Bir derdim var diyordun?
(K)