Spoiler içeriyor
"Bana acımasınlar Kemal abi. Benim müziğimi dinlesinler." Aşkın, tutkunun, müziğin; yükselişlerin ve inişlerin hikayesi bu film… Ayperi’nin hikayesi… Müzisyen, Hümeyra'nın ilk çıkış zamanları hayatı ve Çağan Irmak'ın yorumu ile "Unutursam Fısılda" Muhafazakar bir kasabada yaşayan, aynı ailenin birbirlerinden çok farklı…devamı"Bana acımasınlar Kemal abi. Benim müziğimi dinlesinler."
Aşkın, tutkunun, müziğin; yükselişlerin ve inişlerin hikayesi bu film… Ayperi’nin hikayesi…
Müzisyen, Hümeyra'nın ilk çıkış zamanları hayatı ve Çağan Irmak'ın yorumu ile "Unutursam Fısılda"
Muhafazakar bir kasabada yaşayan, aynı ailenin birbirlerinden çok farklı iki kız kardeşin hikayesi.
Ailesi ve kasabaya takılı kalan yeni hemşire Hanife, kasabanın aykırı deli dolu kız kardeşi Hatice.
Kasabada kaymakam babasının zoruyla kalan Tarık'a saf duygular ve yeni aşk heyecanı besleyen Hanife, yazdığı şiirleri ile mesleğinin başında olmanın sevinciyle kasabada durağan bir hayatı tercih ederken, büyük hayalleri olup kendini kasabaya ait görmeyen Hatice, Tarık'ın okulunda müzik dersleri vermesinin ardından asıl hayali olan müzisyenliğe, okulda müzik grubu kurulunca yaklaşmaya başlar.
Hatice'nin müzisyenlik yolunda en büyük engeli, muhafazakar bir aileye sahip olması. Babasına müzik yarışmalarına katılacağını ve müzisyen olmak istediğinde gelen ilk tepki; "Ne şarkısı lan he ne şarkısı! Seni oku diye gönderiyoruz o okula …. diye değil!"
Milletin ağzı torba değil ki bükesin. Hayatımızda ebeveynlerden belki en çok duyduğumuz cümle şudur:
"Elalem ne der?"
Kim ki bu elalem? Benim aileme karşı benden daha çok söz sahibi olan bu elalem kim? Belki bir daha hayatım boyunca hiç görmeyeceğim bir insan. Belki daha önce hiç tanımadığım, sadece laf olsun diye benden bahseden bir kişi. Öylesine biri. Peki, öylesine biriyse neden benden daha çok sözü önemli oluyor?
Korkaklık. Alışılmış ve toplumca normal olarak nitelendiren hayatın dışına çıktıktan sonra işsiz güçsüz insanların senin hakkında olayı hiç bilmeden konuşması ve buna kendi yorumlarını katması.
Başlarda yargılanırsın, başarı geldiği zaman etrafında pervane olurlar ve asla sanki senin arkandan konuşmamışlar gibi yüzüne gülümserler.
Hatice, babasının bu çıkışı sonrası sevdiği Tarık ile İstanbul'a kaçıp şöhret basamaklarını yavaşça yeni adıyla tırmanır. Ayperi. Bu şöhretin en büyük katkısı kaçmadan önce ablasının şiir defterini almasıdır. Tek amacı bu kasabadan kurtulup kendi hayatının rotasını çizmektir.
Öte yandan hem sevdiğinin kız kardeşini sevmesi ve birlikte kaçmaları, ailesinin yavaş yavaş çökmesi ve bütün bunları çekmeye razı gelen Hanife hâlâ kasabaya takılı kalır.
Yıllar sonra Hatice'nin gelmesi geçmişin tozlu raflarından çıkar ve artık bütün çıplaklığıyla iki kız kardeş karşı karşıya gelir.
"Ben hayatımın peşinden gittim. Şimdi olsa yine giderim."
Hanife ailesinin yükünü taşıyıp dışa açılmaya korkup çekinirken, Hatice hayatın her türlü içine girerek istediği hayatın peşinden ne olursa olsun gider.
"Ölmeyi seçtin ablam benim. Doğduğun günden beri."
Oyuncu seçimleri yerinde olmuş. Farah Zeynep'in aldığı her rolü bu kadar iyi oynaması... İzlemeyi en sevdiğim oyuncu. Mehmet Günsür ile aralarındaki çekim, filmi tamamlamış. Kerem Bürsin'in oynadığı dizi/filmleri hiç izlemedim, Güneş'i Beklerken hariç, ama gördüğüm kadarıyla buradaki rolünü iyi taşımış.
Müzikler çok güzeldi, spotifydan dizinin müziklerini kaydettim dinlerim hepsini.
Film güzeldi, tavsiye ederim. Dram yüklü gerçek hayattan geçen bir hikaye.