Spoiler içeriyor
Normalde kitaplar hakkında çok fazla yorum yapan bir insan değilim.A evet güzel kitap veya yok ya maalesef ben beğenemedim gibi kısa yorumlar yapıp sohbeti kapatırım.Ancak bu sefer durum farklı.Bu kitap hakkında konuşmak,kitapta verilmek istenen mesajları anlayıp anlatmak hepimizin borcu! Açıkcası…devamıNormalde kitaplar hakkında çok fazla yorum yapan bir insan değilim.A evet güzel kitap veya yok ya maalesef ben beğenemedim gibi kısa yorumlar yapıp sohbeti kapatırım.Ancak bu sefer durum farklı.Bu kitap hakkında konuşmak,kitapta verilmek istenen mesajları anlayıp anlatmak hepimizin borcu! Açıkcası bu kitaba başlamadan önce Hitler hakkında pek bir bilgim yoktu.Kitabı bitirdikten sonra sorularıma açık ve net bir şekilde cevap aldığımı düşünüyorum.Yorumuma kitaptaki bir alıntı ile başlamak istiyorum."Kimi yoldaşlarımızın bir domuz gibi kimilerinin ise bir aziz gibi davrandıklarını gördük ve gözlemledik.İnsan içerisinde her iki olabilirliğe sahiptir.Hangisinin gerçekleşeceği şartlara değil kararlara bağlıdır." Yani kısacası esirlerin içinde de zalim insanlar vardı Hitlerin içinde de. Bu gibi durumlarda bir grubun iyi veya kötü olduğuna dair bir genelleme yapmak mümkün olmayabilir.Ki yazarımız kitapta insanların iyi veya kötü olarak değil de erdemli veya erdemli olmayan diye ayırmanın daha mantıklı olduğunu savunuyor.Yine kitaptan bir alıntıya değinmek istiyorum."Bir toplama kampındayken bile insan,onurunu koruyabilirdi." Gelgelelim kitapta en çok geçen ıstırap kelimesine.Baruch Spinoza ve yazarımıza göre ıstırap duygusu,ona ilişkin net ve kesin bir görüntü oluşturduğumuz anda ıstırap olmaktan çıkar.Kısacası yaşanan kötü olaylara karşı bardağın dolu tarafından bakma tekniğini uygulayabiliriz ya da her işte bir hayır vardırı. Çektiğimiz ıstıraplar gelecekteki yeni bizim temellerimizi atar.Mutlu bir hayat sürdüğünüzü düşünsenize,sürekli tüm işleriniz yolunda gidiyor,karşınıza herhangi bir zorluk çıkmıyor.Zamanla bu durum mutluluğunuzun körelmesine neden olacaktır.Sürekli her şeyin yolunda gitmesi bi zaman sonra mutluluk değil de acı bir mutsuzluk getirecektir. Yaşamımızda bizi zorlayan,yeri gelince yeniden insan olmamıza yeniden hayata başlamamıza neden olan cesurca çekilen ıstıraplarımız var.İnsan bir zaman sonra çektiği bu ıstıraplarla gurur duymalı.Lafın kısası hayatımızda çektiğimiz her ıstırapta bir anlam aramaya çalışmalıyız sevgili dostlar.Eğer kaderiniz değiştirilemiyorsa siz kaderinize karşı olan tutumunuzu değiştirmelisiniz.Kitaptan alıp küçük not defterime yazdığım bir başka alıntı ise şöyle:"Büyükde olsa küçükde olsa çekilen ıstırap insan ruhuna ve bilincine tamamen yayılır. Bu nedenle insanın çektiği acının 'büyüklüğü' tamamen görecelidir. Ayrıca çok küçük bir şey bile mutlulukların en büyüğünü yaşatabilir"Istırap konusunda söyleyeceklerim bu kadardı.Kitap iki kısımdan oluşuyor ancak her iki kısımda da bolca ıstıraptan bahsetmiş yazarımız. Bu yüzden bende bolca değinmek istedim.Ufak bir soru soracağım izninizle. Hayatınızın anlamı ne? Ne için yaşıyorsunuz? Bi kaç saniye durup düşünmenizi istiyorum.Hayatınızın bir anlamı varsa ne mutlu size. Eğer yoksa üzülmeyin çünkü kitabımızda logoterapiye göre 3 farklı şekilde hayatın anlamını keşfedebileceğimiz söyleniyor. Bunları size söyleyemem maalesef. Kitabı okurken öğrenmenizi istiyorum. Ki eğer buraya kadar gelip kitabı okumak istediğinize karar verdiyseniz hayatınızın anlamını bulma çabasında olduğunuzu belli ettiniz demektir.Peki yazarımızın hayatının anlamı ne? Yazdıklarımı okurken bunu hiç merak ettiniz mi? Tamam tamam merak etmediyseniz bile bu sorudan sonra eminim hepinizin aklında bir soru işareti belirdi. Evet sevgili yazarımızın da hayatının anlamı başkalarının kendi yaşamlarının anlamını bulmasına yardım etmek. Ne kadar hoş ve ince bir düşünce değil mi?Yazıma bir alıntı ile devam etmek istiyorum:"Yaşamak için bir 'nedeni' olan kişi,hemen hemen her 'nasıl'a katlanabilir."Sizde en kısa sürede bu kitabı okuyup hayatınızın anlamını bulmalısınız.Diğer bir konumuz ise sorumluluk ve özgürlük. Bunları bir bütün olarak düşünmemiz gerekiyor.Yazarımız logoterapinin insan yaşamının özünü sorumlulukta bulduğunu söylüyor.Özgürlük ise gerçeğin yarısıdır.Özgürlük,artı yönü sorumluluk olan bütünsel olgunun eksi kutbudur.Esasen özgürlük ,sorumluluk içerisinde yaşanmadığı sürece salt keyfiliğe dönüşme tehlikesi ile karşı karşıyadır.Bu nedenle yazarımız Doğu Yakasındaki Özgürlük Anıtının, Batı Yakasında Sorumluluk Anıtı ile tamamlanmasını öneriyor.Kitabı yaklaşık 1 saat önce kütüphaneye geri iade ettim. Düşüncelerimi ve kitapta geçen beni derin düşüncelere daldıran alıntıları sıcağı sıcağına sizlere aktarmak istedim. Eğer buraya kadar okuduysanız en içten şekilde teşekkür ederim. Kitapta değinemediğim bir sürü nokta var. Onları da siz okuduktan sonra kendi kitap yorumunuza mutlaka katın dostlar. Söyleyeceklerim bu kadar. İyi okumalar :)