İnsan doğasının bu denli gerçek yansıtıldığı bir dizi izlemeyeli uzun zaman olmuştu. Karakterlerin yaşadıkları her şey, verdikleri her tepki, hissettikleri tüm duygular bana aitmiş gibiydi. Öyle anlaşılır ve öyle bizdendi. Birde zaman zaman uzun aralar verdim diziye. Bazen aylarca bazen…devamıİnsan doğasının bu denli gerçek yansıtıldığı bir dizi izlemeyeli uzun zaman olmuştu. Karakterlerin yaşadıkları her şey, verdikleri her tepki, hissettikleri tüm duygular bana aitmiş gibiydi. Öyle anlaşılır ve öyle bizdendi. Birde zaman zaman uzun aralar verdim diziye. Bazen aylarca bazen haftalarca izlemedim. Ama ne zaman kaldığım yerden devam etsem hiç yabancılık çekmedim. Tıpkı uzun süre sonra görüştüğüm arkadaşımla anında eski samimiyeti yakalamışız, aramıza hiç mesafe girmemiş gibi kaldığımız yerden devam etmişiz gibi hissettirdi.
Diziyi izlerken birden çok farkındalık oluştu bende, bazı şeyler daha anlamlı gelmeye başladı. Çünkü hayat, milyonlarca ufak şeyin bir araya gelmesiyle anlam kazanıyor. Yaşadığımız her şey geride kalıyor ve ertesi gün yeni bir sabaha uyanıyoruz. Belki daha hüzünlü, belki daha mutlu bir güne başlıyoruz. Hatalar yapıyoruz, haksızlığa uğruyoruz ama hayatın yalnızca bunlardan ibaret olmadığını biliyoruz. Hatalarımızı affedilir kılmak için çaba sarfetmek ya da bize yapılan haksızlık veya hataları affetmek için adım atmak hayatı daha yaşanılabilir kılıyor, ertesi sabaha uyanmak için bize neden veriyor. Çünkü hayat milyonlarca küçük şeyden oluşuyor. Dizi boyunca hep böyle hissetim, olmaz dediğim ne varsa bir yerden sonra kabul ettiğimi farkettim.
Dizi tüm bunları o kadar derinden anlatıyor ki izlerken her bir karakterin yerine koyuyorum kendimi. Benim başıma gelseydi ne yapardım diye düşünüyorum, onlar yerine seviniyorum, onlar yerine üzülüyorum, hata yaptıklarını görünce sanki arkadaşım hata yapmış gibi kızıyorum, sonra bu hatayı makul gösterecek sebep arıyorum kendimce.
Dizi tüm bunları arkadaşlık üzerinden anlatıyor. Aralarında kan bağı olmasa da birbirlerine gönülden bağlı, kötü günlerini birlikte atlatmaya çalışan, mutluluklarını en samimi hislerle paylaşan bir arkadaş grubunun yaşamına tanıklık ettim aslında. Dertleri o kadar hayatın içinden, küçük mutlulukları o kadar insana ait ki hiç yabancılık çekmedim izlerken. Mesela bir duruma verdikleri aşırı tepkinin altında yatan korku, kaygı ya da travma hep anlaşılabilir geldi bana.
Diziyi benim için anlamlı kılan en önemli noktalardan biri karakterlerin yaş skalasının genişliği oldu. Yaşam çizgisi herkes için aynı paralellikte ilerlemiyor. Kimi için hayat 40 yaşından sonra başlarken, kimi 40 yaşında hayata veda edebiliyor. Bazıları mutlu bir aileye doğarken, bazıları bu mutluluğu ancak kendi ailesini kurunca tadıyor, bazıları ise kendi kendisinin ailesi oluyor. Liste böylece uzayıp gitse de her birinin bizim için, insanlar için olduğu gerçeğini kabul etmek ve her şeyin bizim kontrolümüzde olmadığını bilmek gerekiyor. Çünkü ancak bu şekilde geleceğe dair kaygılarımızı, geçmişe dair takıntılarımızı bir nebze olsun giderebiliyoruz.
Dizinin asıl üzerinde durduğu konulardan biri de her şeyin göründüğü gibi olmadığı gerçeği. Maalesef ne kadar yakınımız olursa olsun karşımızdakinin hayatında olup biteni yalnızca onun gösterdiği kadarıyla biliyoruz. Elimizden geleni yapsak da yetemeyebiliyoruz, daha fazla destek olabilir miydik diye düşünüyoruz. Ya da buzdağının görünen kısmına odaklanıp yapılan bir hatanın arkasındaki sebebi bilmeden yargılayabiliyoruz. Halbuki sırf bizim normlarımıza uymuyor diye kestirip atmasak, dinlesek ve anlamaya çalışsak her şey ne kadar farklı olurdu. Dünya üzerinde yeterince sorun varken birde birbirimizin hayatını zorlaştırmayıp idare etmeyi başarmak yükümüzü ne kadar hafifletecek aslında. Dizinin bende farkındalık oluşturduğu bir diğer mesele de buydu. Çünkü arkadaşlık da büyük bir şey değil, milyonlarca küçük şeydir. Bazen ağlarken gözyaşını silmek, bazen hiç konuşmadan yalnızca dinlemek, bazen sadece bir telefonun ucunda olduğunu hissettirmek.
Maalesef dizideki bir diğer mevzu da her şeyin tozpembe olmadığı. Kurduğumuz iş batabilir, evliliğimiz bitebilir, hayatımızın sonuna kadar yanımızda kalmasını istediğimiz insanlar beklenmedik anda bize veda etmek zorunda kalabilir. Ama her şeye rağmen elimizde kalanlar için mücadele etmeye devam ederiz, veda etmesi gerekenleri en güzel şekilde uğurlamaya çalışırız.
Aylardır bana eşlik eden, güvenli alan sayabileceğim bir diziydi. Aslında 1-2 yıl önce dizinin ilk bölümünü izleyip bırakmıştım. Devam etmeyeceğimden de emindim. Ama bir şekilde yeniden başladım ve doğru zamanda izleyince diziye olan bakış açımın ne denli değiştiğini gördüm. İyi ki izledim, iyi ki tanıdım onları. Yaşamlarının bir parçası gibi hissetmek hem keyifliydi hem de içimin hüzünle dolmasına sebep oldu.