Spoiler içeriyor
Bernie Madoff'un oluşturmuş olduğu özel fon aracılığıyla topladığı 17 milyar dolarlık sermaye sayesinde kurduğu ponzi sistemi, 65 milyar dolarlık hacme sahip bir skandala dönüşerek dünyanın en büyük ponzi soygunu olarak tarihe geçti. Bu belgesel tarzı içerik, bu Madoff skandalını konu…devamıBernie Madoff'un oluşturmuş olduğu özel fon aracılığıyla topladığı 17 milyar dolarlık sermaye sayesinde kurduğu ponzi sistemi, 65 milyar dolarlık hacme sahip bir skandala dönüşerek dünyanın en büyük ponzi soygunu olarak tarihe geçti. Bu belgesel tarzı içerik, bu Madoff skandalını konu alıyor.
Ponzi sistemi kısaca, ortalamanın çok üstünde getirilerin vadedilmesiyle toplanan katılımcıların, var olmayan yüzdelik getiriler üzerinden para havuzuna dahil olmalarını sağlayan, kendi kendine büyüyen bir soygun zincirinin oluşmasıyla devam edip nihayetinde tüm paranın kaçırılmasıyla sonlanan bir soygun sistemi.
Ponzi sistemlerinin bu kadar başarılı olmasının sebebi, vadedilen yüzdelik getirilerin bir süreliğine de olsa gerçekten katılımcılara sağlanabilmesi. Mantık şu şekilde işliyor: Katılımcıların sistemde kalmalarını sağlayan ana etmen %'lik getiri olduğundan dolayı, %'lik getirinin başlangıçta az olması hem katılımcılara verilmesi gereken parayı hem de sistem içerisinde anlık olarak paralarını geri isteyen insan sayısını azaltıyor. Bu yüzden başlangıçta havuz içerisinde bulunan katılımcılardan paralarını geri isteyen hemen herkes getirisiyle birlikte paralarını alabiliyor. Bu havuz içerisinde bulunup hâlâ çıkış yapmak istemeyen insanların paralarıyla sağlanıyor, yani bir başkasının parası bir diğerine kâr gibi gösteriliyor. Bu durum hem müşteri memnuniyetini sağlayıp tekrardan sisteme dahil olunmasını sağlıyor, hem de sistemin reklamını yapıp daha fazla insanın dahil olmasını sağlıyor. Böylece sistem ve dolayısıyla havuzdaki para büyümeye devam ediyor.
Ancak her sistemde olduğu gibi ponzi sisteminde de bir sorun var. Getiri oranı yükseldikçe ve sisteme daha fazla insan dahil oldukça daha fazla yeni katılımcı sağlanması gerekiyor ki sistemden anlık olarak çekilmek istenen miktar daimi olarak sağlanabilsin. Sistem büyüdükçe hem getiri oranı hem de katılımcı sayısı bakımından artan anlık para çıkışı, sürekli olarak yeni para, üstelik daha fazla yeni para gerektiriyor. Bu bakımdan her ponzi sistemi bir tür saatli bomba gibi çalışıyor, yani nihayetinde kendi kendini çökertiyor. Sistem çökmeden bunu fark eder ve parayı kaçırmanın bir yolu bulunursa dolandırıcılık başarılı olmuş oluyor.
Sistemin kendisinden kaynaklanan bu sorun dışında ponzinin farkında olup sistemi ihlal eden katılımcıların bulunması (Madoff'un ponzisinde olduğu gibi) veya kullanıcıların sistemden çıkmasına vesile olan bir olayın yaşanması gibi dış etmenler de ponzi sisteminin çöküşünü hızlandırabilir veya doğrudan sağlayabilir.
Madoff'un özelliği bu sistemi neredeyse kusursuz bir şekilde yönetmiş olmasıydı ve sistemi uzunca bir süre sürdürebileceği bir iletişim ağı içerisinde bulunmasıydı. Öyle ki kendisi sadece Amerika'daki değil Avrupa'daki bankerlerle, yatırım şirketleriyle ve hatta ailelerle anlaşıp sermaye toplayarak ponzi sistemini 30+ boyunca devam ettirdi. Diğer bir deyişle, uzunca bir süre sistemi devam ettirebilmesi için gereken para girişini sağlayabildi. Bu para girişi 2008 kriziyle beraber sekteye uğrayınca ise oluşturduğu sistem çöktü ve foyası ortaya çıkmış oldu. Sonrasında hapse girdi, ailesi dağıldı, çocuğu intihar etti vs. ama 30-40 sene en yüksek derecede itibar ve zenginlik içinde yaşadığı bir hayat için bu yeterli bir bedel mi orası meçhul tabi.
Her ne kadar sadece sadece Wall Street'te yaşanan havalı finansal hikayelere benziyor olsa da ülkemizde de daha önce örneğini birkaç kez gördüğümüz bir sistem Ponzi sistemi (Çiftlikbank gibi). Diğer bir deyişle çok da uzağa bakmaya gerek yok gibi, dünyada aptal insanlar oldukça bu sistemler ülke fark etmeksizin var olmaya devam edecektir.