Spoiler içeriyor
kitabı okumaya başlarken yan yana sayfalarda aynı tarihleri görünce önce bir ilişkinin kadın ve erkek karakterlerinin ayrı bakış açılarından işlendiğini sanırken okuyunca iki farklı hikaye olduğunu fark ettim. önce aynı tarihleri arka arkaya okuyup iki karakterde de eş zamanlı ilerlemek…devamıkitabı okumaya başlarken yan yana sayfalarda aynı tarihleri görünce önce bir ilişkinin kadın ve erkek karakterlerinin ayrı bakış açılarından işlendiğini sanırken okuyunca iki farklı hikaye olduğunu fark ettim.
önce aynı tarihleri arka arkaya okuyup iki karakterde de eş zamanlı ilerlemek istesem de mantıklı olan önce kitabın komple sol tarafını yani ekmel beyin hikayesini, sonra sağ tarafını yani derya'nın hikayesini okumaktı.
kitabın konusunu kısaca anlatacak olursam ismini vermek istemeyen anlatıcımız ekmel bey evini satılığa çıkartır ama amacı evi satmak değildir. eve bakmaya gelen kadınlardan biri olan suzan ona göre diğerlerinden farklıdır, ekmel beyin evi satma düşüncesi yoktur suzan'ın da zaten alacak parası... ettikleri sohbetler uzar, suzan her gün gelmeye başlar biz de ikisinin de birbirlerine anlattıklarını sanki yanlarındaki koltukta oturmuş dinliyomuşcasına okuruz.
spoiler
kitap beni beklediğimden çok etkiledi. suzan karakteriyle hiç buluşmadığımız için eksik hissediyorum çünkü beni en çok vuran karakter o oldu.
ekmel beyin hikayesi, aile ilişkileri çok tanıdıktı. annesiyle babasının ilişkisinin aynısı bir ilişkinin içinde olması üzücüydü. yalnızdı, hayata perdelerin arkasından bakıyodu, sevilmek ve sevmek istiyodu. yine de çok komik bi adam olduğunu düşünüyorum yani kitapta gülmeyi beklemezken kendimi sürekli dediği bi şeye gülerken buldum.
derya'ya inanılmaz gıcık olmuştum... bu denli abisine aşık olması normal mi hala bilmiyorum. onun hikayesini okuyacağımızı düşünmüyodum ama başlayınca okumak istediğimi fark ettim. ilerleyen kısımlarda daha çok empati kurabildim, anlıyorum onu ama hala aşırı buluyorum abisine olan bu sevgisini.
derya'nın abisi... adını unuttum ya da adı geçiyo muydu inanın şimdi bitirmeme rağmen onu bile unuttum. seni anlayacak kadar anlayışlı bi insan değilim bugün umarım bi gün olurum ya da olmam bilmiyorum.
kitabı tekrar okursam tarih tarih önce sol sonra sağ tarafı okurum. iki karakter de bazı şeyleri birbirlerine olduğundan farklı anlattılar bunları da daha iyi yakalarım diye düşündüm hem.
suzan'ın hatrına kapanışımı ele geçiren paragraf:
"suzan'ı unutmak kolay mı oldu, unuttum mu sanıyorsun? nasıl mücadele ettim kendimle biliyor musun? günde iki üç mektup yazıyordu. bir okusan başın döner güzelliğinden. açmadan cebimde gezdiriyordum. iyice sarhoş olunca yırtıyordum. sonra dayanamayıp parçalarını birleştirmeye, okumaya çalışıyordum. geberesiye ağlıyordum parçalara bakarken. şantiyede ırgat gibi çalışıyordum, yorgun düşeyim de aklıma gelmesin diye. eve gelince bir şişe votka içip sızıyordum. gözlerimi kamaştıran inancımı kaybedince gördüm suzan'ın aşkının büyüklüğünü. anlamıyor musun derya? suzan bizi ezdi. kaldıramadık."