Spoiler içeriyor
Memoir Of Rati bizi 1915’in Tayland’ına götürüyor. Rati,Fransız bir baba ile Siamlı bir annenin oğludur. Aslında onların öz oğlu değildir. Rati Siam’da bir köle olarak doğmuştur ve sonra evlat edinilip yeni ailesiyle Fransa’ya yerleşmiştir. Buna rağmen üvey anne ve babası…devamıMemoir Of Rati bizi 1915’in Tayland’ına götürüyor.
Rati,Fransız bir baba ile Siamlı bir annenin oğludur. Aslında onların öz oğlu değildir. Rati Siam’da bir köle olarak doğmuştur ve sonra evlat edinilip yeni ailesiyle Fransa’ya yerleşmiştir. Buna rağmen üvey anne ve babası için Rati’nin öz bir evlattan hiçbir farkı olmamıştır. Çok sevilerek büyümüştür.
Rati,bir gün Fransız büyükelçisi olan babası ile iş için doğduğu yere geri döner. Siam’da olduğu süre boyunca Fransız topluluğu için tercümanlık yapacaktır. Yerleşmeye ve değişen Siam’ı tanımaya çalışırken onu hırsızlar ve Fransız büyükelçiliğinin tam karşısında yer alan sarayın genç efendisi konusunda uyarırlar. Çünkü Wisut ailesinin genç efendisi Kont Suratheetam (kısaca yazdım) hakkında eşcinsel olduğuna dair bir sürü söylenti dolanmaktadır.
Rati’nin Siam’daki ilk gecesi oldukça olaylı geçer. Thee isimli bir genç adamla yolları kesişir. Önce onu hırsız zanneder. Fakat sonra Thee’nin ona iki kez büyük yardımı dokunur. Rati ve halktan sıradan birisi olduğunu düşündüğü Thee kısa sürede çok samimi iki yakın arkadaş olurlar. Fakat birgün Thee’nin gerçek kimliği ortaya çıkar. Thee,Kont Suratheetam’dan başkası değildir.
Hem Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı hem de edebiyat profesörlüğü yapmaktadır.
Rati iki ülkenin ilişkileri düzelsin diye saraydan gelen bir emirle Siamlı diplomatlara ve soylulara Fransızca öğretmekle görevlendirilir. Bu süreç boyunca da Thee’ye emanet edilir. İkili birbirine özel duygular beslemeye başlasa da aralarına giren bir sürü engel vardır. Siamlılar Fransızlara karşı önyargılı ve öfkelidir. Hem de aşklarının kabul görmeyeceği bir çağda yaşamaktadırlar.
Yan çiftimiz ise genç bir Baronet ve geçimini çekçekçilik yaparak sağlayan fakir bir gençtir. Dech ve Mek’in kaderleri Muay dövüşü yaparken kesişir. Biri her şeye sahip olduğu ve sahip olamadığı bir şey aradığı için dövüşür. Birisi de hiçbir şeyi olmadığı için.
Birinci Dünya Savaşı kapıdayken bu dört genç adam imkansız görünen aşkları için mücadele eder.
Önce beğenmediğim birkaç şeyden bahsedeyim;
Bazı yerler çok hızlı geçilmişti bence.
Orjinal novelı böyle midir bilmiyorum ama ben Tiwa ile Ruedi’nin hikayesini de görmek isterdim mesela. Bölüm uzunlukları bana çok kısa geldi. Final bölümünde de bir anda çok fazla şey oluyor sanki.
Rati’nin makyajı yer yer bence “fazla” idi. Tarihi bir dizi için bence uygun değildi. Bir de Fransızcası çok daha akıcı olsa müthiş bir inandırıcılık olurdu.
Beğenmediğim şeylerden sonra şunu söylemeliyim ki; ben diziyi bunlara rağmen ÇOK BEĞENDİM! Evet,arkada siyasi bir hikayenin de anlatılmasını isterdim galiba ama bu haliyle de dizi bana kendini çok güzel izletti. Arka arkaya kaç bölüm izledim sayamadım. Bayağı sardı.
GMMTV’nin ilk tarihi BL’idi bu. (Hatta ilk tarihi dizisi dahi olabilir) İlk sefere rağmen iyi bir iş çıkarmışlar. Mekan konusunda kısıtlı oldukları belli oluyor ama nehir,nilüferler vs hoşuma gitti benim. Tabi gönül isterdi ki daha çeşitli mekan çekimleri olsun. Ama iç mekan çekimleri de oldukça başarılı.
Başrollerimiz Wandee Goodday’den sonra iyice kendilerini geliştirmişler. Burada Great’i (Thee) bir tık daha çok beğendim. Konuşmasını,mimiklerini vs tarihi diziye daha uygun buldum.
Yeni BL dizileri -özellikle Tay dizileri- yakınlaşma sahneleri konusunda fena bir yarışa girmişti. Memoir Of Rati bu tarz sahnelere çok daha naif bir yerden yaklaşmış ve sade tutmuş. Çok hoşuma gitti.
Dizide Thee‘nin kendini Notre Dame’ın Kamburu’ndan Quasimodo’ya benzetip ikilinin imkansız görünen aşkları için bir mabet
aradıkları yerler vardı. Bu fikrin üstünde daha çok durulmasını isterdim. Bana dokunaklı geldi.
Bu arada yan çifti de çok beğendim. Onlar da
farklı sınıflardan iki kişi olarak başka bir mücadele verdiler.
Dizi 12 bölüm olduğu halde bana çok kısaymış gibi geldi. Tadı damağımda kaldı resmen. Tayland da tarihi konseptli daha çok BL çekmeye başladığı için mutluyum. Keşke Japonlar da çekseler. Ofis ve kampüs BL’lerine hapsolmuş durumdalar. Her neyse,konumuz bu değil 😂
Güzel diziydi ❤️ bu arada iyi bir görüntü kalitesi için bu sefer whodatidols sitesinden izledim. Webdramaturkey’de görüntü kalitesi beni hiç memnun etmemişti.