son üç gündür mcfadden'in farklı gerilim kitaplarını okumak gibi bir serüvene giriştim. bu yorum da okuduklarım hakkında toplu bir yorum olacak** yazardan üç kitap okudum, sıralaması da şu şekilde 1-d koğuşu 2-sakın yalan söyleme 3-hizmetçi 1- D͟ K͟O͟Ğ͟U͟Ş͟U͟: ->kitap, bir…devamıson üç gündür mcfadden'in farklı gerilim kitaplarını okumak gibi bir serüvene giriştim. bu yorum da okuduklarım hakkında toplu bir yorum olacak**
yazardan üç kitap okudum, sıralaması da şu şekilde
1-d koğuşu
2-sakın yalan söyleme
3-hizmetçi
1- D͟ K͟O͟Ğ͟U͟Ş͟U͟:
->kitap, bir tıp öğrencisi olan amy'nin eğitim gereği bir gece boyunca akıl hastanesinin 'en ağır' vakalarının bulunduğu d koğuşuna gönderilmesini ve orada yaşadıklarını konu alan bir psikolojik gerilim kitabı.
(ki bakıldığında daha hangi branşta uzmanlaşacağını bile belirlemeyen bir öğrencinin, böylesine tehlikeli bir staja gönderilmesi mantıkdışı. gerçi güvenlik önlemlerinin üst düzey bir koğuş olduğu sıklıkla belirtiliyor ama bu da bir şeyi değiştirmiyor ne yazık ki.)
->kitap boyunca gerilim seviyesi çok yüksekti, bilhassa sonlarda gerile gerile bir hâl oldum. fazlasıyla ters köşeler vardı, bir çoğu tahmin edilebilirdi belki ama ben etmedim. ya da edemedim? her neyse tüm ters köşeleri de yemiş oldum hâliyle.
böyle okumak da ayrı bir güzeldi bu arada. okurken fazlasıyla zevk alıp duygularımı hat safhada yaşadım. hoş bir deneyimdi benim açımdan
->kitabın yazım dili oldukça sade ve akıcı. reading slump denilen okuyamama illetinden kurtulmak için birebir bir kitap. hızlı bir şekilde bitirebiliyorsunuz. dolayısıyla bu kitabı listenize ekleyebilirsiniz, önerilir.
=>"ne de olsa ancak gerçekten deli biriyle karşılaştığınızda kendi aklınızın yerinde olduğunu anlayabilirdiniz."
2-S͟A͟K͟I͟N͟ Y͟A͟L͟A͟N͟ S͟Ö͟Y͟L͟E͟M͟E͟:
->freida'nın sakın yalan söyleme adlı kitabı, tricia ve ethan adına sahip bir evli çift var. bu çift yeni bir ev almak amacıyla, kar yağışlı bir günde gündelik yaşamdan oldukça uzak, izbe, ıssız, asla tekin olmayan, anayola beş kilometre uzaklığında, korkutucu ama daha çok gotik diyebileceğimiz kocaman saray gibi bir malikaneye gidiyorlar.
kar yağışının da etkisiyle orada kalmak zorunda olan çift, aslında bu koca şatonun birkaç yıl önce ortadan kaybolan ünlü bir psikiyatristin evi olduğunu öğreniyorlar.biraz daha sonrasında ise psikiyatrist hanımın seanslarını sesli kaydını içeren kayıtları buluyorlar.
eh dananın kuyruğu da burada kopuyor doğrusu.
->kitap gene oldukça fazla ters köşelerle doluydu, buradakileri yemedim çok şükür.
(bir önceki kitaptan karnım toktu ᵔᴥᵔ)
ama yine de bütün bunlara rağmen tahmin edilemeyecek detaylar vardı bence. okuduğum diğer iki kitaba göre kurgusu o kadar sağlam değildi, her ne kadar konusu öyle olsa da. kafanızda boşluk kalan yerler olabiliyor bunun sebebi ana gerilim kaynağının kötü bir yerde olması gerekenden geç gelmiş olması.
->dil ve üslup hakkında gene aynı yorumları yapacağım, okumayı zorlaştıracak herhangi bir şey olmadığından dolayı rahat bir kitap. bu cümleyi hizmetçi kitabı için de söyleyebilirim.
->önerilir mi konusuna gelirsek, d koğuşu ve hizmetçi kitapları varken bu kitaba yönelinmesini doğru bulmam. tavsiyem öncelik diğer kitaplara bakınmanız yönünde olacak.
3-H͟İ͟Z͟M͟E͟T͟Ç͟İ͟:
->bu kitap ise; millie adında sabıkalı bir genç kızın dışarıdan kusursuz gözüken(?), oldukça zengin bir ailenin yanına hizmetçi olarak işe girmesiyle başlıyor.
->aile üç kişiliktir, nina andrew ve çocukları cecille. -spoiler vermeden doğru bir şekilde tanıtmak zor, yapabilirim ha gayret-
nina, boş gezenin boş kalfası ev hanımı denilebilecek niteliklere bile sahip olmayan bir kadın. andrew ise kusursuz bir adam, karısının habersiz hakmar marketinden çıkıp bime gitmesine izin verecek kadar hayırlı bir eş, başarılı bir iş adamı ve zengin bir milyoner.
alo arkadaşlar bir ses çalıyor duyuyor musunuz, ding dong?
->aklıma komik bir espri geldi, bunu yapmazsam ölürmüşüm kb.
+şeytan bir kapının ziline basmış, nasıl ses çıkmış?
-dindendön.
->öhm.. millie, bu evde yatılı olarak hizmet görevini sunacaktır. kaldığı oda çatı katında, fazla büyük olmayan bir odadır. lâkin bir sorun vardır. odanın kapısı içerden değil dışarıdan kilitleniyordur??
kapının iç tarafında ise acı verici bir şekilde gözüken tırnak izleri vardır. sanki biri-
🤡🤡🤡🤡🤡🤡🤡🤡🤡🤡🤡🤡🤡🤡
->neyse önerilir mi kısmında ise, ilk önereceğim d koğuşu olur. ben onu daha çok beğendim. ama bu kitap da fena değildi,yalnız iki tane devam kitabı olması onu dezavantajlı duruma düşürüyor.
ama sadece bu kitabı okuyarak da seriyi kafanızda bitirebilirsiniz gibi, onu şayet okursanız ondan sonra karar verirsiniz.
--𝐠𝐞𝐧𝐞𝐥 𝐨𝐥𝐚𝐫𝐚𝐤 𝐦𝐜𝐟𝐚𝐝𝐝𝐞𝐧 𝐯𝐞 𝐤𝐮𝐫𝐠𝐮𝐥𝐚𝐫𝛊--
‼️tw:spoiler‼️
jack london'un martin eden isimli romanında martin dergilere yazı yazdığı dönemlerde şunu fark ediyordu: dergilerin kabul ettiği metinlerin özüne inildiği zaman hepsinin aynı kabataslaktan oluştuğunu. bu bilince eriştikten sonra da ilk kuruşlarını kazanmaya başlıyordu hatırlarsanız. aynı taktiği bu yazarın da uyguladığını düşünüyorum ve bunu düşünmem için çok sebep var, hemen birkaç örnek göstereyim.----- ha bu arada şunu da söyleyeyim, şayet böyle bir şey yoksa yazar aynı şeyleri tekrarlayıp duruyor demektir. ki bu daha üzücü bence---
->mesela d koğuşunda yatan bir hasta trajik bir şekilde kendini spiderman zannediyordu. sakın yalan söyleme kitabında ise kendini superman zanneden bir adam var. bir sonrakinde de değişiklik olsun diye wonder woman falan mı çıkacak.
gene aynı iki kitapta, stephen king'in medyum adlı kitabı bir şeylerin gizlenmesinde vesile olarak kullanılıyordu. d koğuşunda, içilmeyen ilaçların gizlenmesi konusunda yardımcı olurken diğer kitaplıktan açılan gizli bir geçite yol açıyordu. demem oluyor ki ben yazarın başka bir kitabında medyum'u görsem bir şeylerin saklanmasında yardımcı olacağını hemen anlarım.
->ayrıca hizmetçi ve sakın yalan söyleme adlı kitaplardaki karakterlerin özüne inildiğinde birbirine benzediği gözükecektir.
ethan ve tricia, birbirinden önemli şeyler saklayan evli bir çift. nina ve andrew de öyle. ve bunlar evlendikten sonra gerçek manada birbirlerini tanıyorlar. iyi ya da kötü.
dediğim gibi bir taslak var ve yazılar bunun üzerine yazılıyor sanki.
->yazarın yaptığı oldukça mantıklı zaten, bir kitap yazıyor çoksatanlara giriyor. gene yazıyor bir daha giriyor. e abi böyle olacaksa yazmaya devam etsin, kaybedeceği bir şey yok ki aksine kazanacağı çok şey var. onu kim niye durdursun?
------
başka bir beğenmediğim yere gelecek olursam o da kesinlikle kitapların sonları.
karakterler sayfalar boyu vahşet dolu şeyler yaşıyorlar ve bu bir şekilde bir sonuca ulaşıyor. kitabı bitirmek için mükemmel bir zaman değil mi? ama bitmiyor. yazar birkaç sayfa daha yazıp mutlu bir son yazıyor, gerçekten yersiz ve kitabın enerjisini yerle bir eden durumlardan biri. yazık oluyor kitaplara.
son olarak da hizmetçi kitabının sonundan aldığım zevki hiçbirinden almadığımı söylemek istiyorum. bakın gerçekten. okurları birçok yönden tatmin edecek bir son, şahsen ben bayıldım. mükemmel bir karma idi, bunun için bile okunabilir aslında.