Bu kitap, Rowenan La Blanc adında bir kızın hikâyesini anlatıyor. Rowenan, annesinin gizemli ölümünün ardındaki sırları çözmek için babasının emriyle Raven Suikastçı Akademisi’ne gitmek zorunda kalıyor. Akademi acımasız eğitimlerin verildiği, öğrencilerin hayatta kalma sınavlarından geçtiği karanlık bir yerden oluşuyor. Rowenan,…devamıBu kitap, Rowenan La Blanc adında bir kızın hikâyesini anlatıyor. Rowenan, annesinin gizemli ölümünün ardındaki sırları çözmek için babasının emriyle Raven Suikastçı Akademisi’ne gitmek zorunda kalıyor. Akademi acımasız eğitimlerin verildiği, öğrencilerin hayatta kalma sınavlarından geçtiği karanlık bir yerden oluşuyor.
Rowenan, burada soğuk ve sert bir silah eğitmeni olan Kant Tenebris ile karşılaşıyor. Kant’la arasındaki ilişki hem gerilimli hem de sırlarla dolu. Kitap boyunca Rowenan sadece akademinin acımasız kurallarıyla değil, aynı zamanda annesinin ölümü, Kant arasındaki sırları ve kendi geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalıyor.
Okumadan önce beklentilerim yüksekti, ne yazık ki kitap bu beklentiyi karşılamadı ve hayal kırıklığına uğradım. Keşke bunu okumak yerine başka bir kitaba vakit ayırsaydım. Bugüne dek okuduklarım arasında en beğenmediğim kitaplardan biri oldu. Benim için açıkça başarısız kategorisine giriyor. Bu nedenden ötürü ikinci serisini okumayı pek düşünmüyorum.
Konusu gerçekten ilgi çekici ve güzel olabilecek bir potansiyele sahipti, fakat yazar bu potansiyeli yeterince değerlendirememiş. Çok daha farklı ve etkileyici bir şekilde işlenebilirdi; okuma deneyimi çok daha sürükleyici olabilirdi. Ancak, fantastik bir kitap olmasına rağmen içinde hiçbir merak unsuru ya da heyecan oluşmadı. İlgimden ziyade bitirmek için ilerledim, neredeyse yarım bırakıyordum.
Fantastik bir dünyayı konu almasına rağmen anlatımı oldukça basit kalmış ve yüzeysel hissettirdi. Evrenin detaylarını yeterince işleyememiş, bu yüzden okurken içinde kaybolamadım ve kitap bana biraz yapay geldi.
Bölümler kısa ve tatmin edici değildi; sonları ise öylesine bitiyordu ki, merak duygusunu harekete geçirmiyor ve devam etme şevki vermiyordu. Bu, benim açımdan kitabın akışıyla ilgili ciddi bir eksiklikti.
Kant'ın şımarık ve kendini beğenmiş tavırları beni rahatsız etti. Kitaplarda erkeklerin kadınlara ufaklık gibi küçümseyici ifadelerle hitap etmesi de sıkıcı ve klişe geldi; artık bu sahneleri okumak hem sinir bozuyor hem de biraz komik hale geldi.
Basit anlatımı sayesinde kitap oldukça rahat okunuyor ve kısa sürede bitirilebiliyor. Benim ilgimi çekmediği için okuma hızım yavaşladı, ancak akışının kolay ve erişilebilir olması olumlu bir özellik.
Yazarın arkadan çıkan sayfayla yan boyamalı bir kitap fikri gerçekten çok hoşuma gitti. Bunu ilk defa bir yazarda görüyorum; başka hiçbir yerde rastlamadım. Bu yaratıcı ve sevimli fikir, benim için çok etkileyiciydi.
Sayfa düzenlemeleri ve tasarımlar çok başarılıydı, onları çok beğendim.
Kitap, belirli bir noktaya kadar gereksiz detaylarla doluydu; anlatılmasa da olurmuş gibi sıkıcı olaylar yer alıyordu ve bu yüzden okurken hikayeye bir türlü giremedim, oldukça sıkıldım. Yazarın kalemi bana, sanki yabancı bir kitabı basit bir Türkçe çeviriyle okuyor gibi hissettirdi. Anlatımı karmaşık, devrik cümlelerle dolu ve sık sık tekrara düşüyordu. Bu da okuma deneyimini daha da yorucu hâle getirdi. Tüm bunlardan dolayı kitabı başarısız buldum.🌸
────୨ৎ────
Puanım: 3/10
────୨ৎ────
"İyi geceler, Bay Tenebris. Umarım uykunuzda ölürsünüz."
"Uğursuz geceler, Rowenan. Ölmemek gibi bir huyum var."