💗 Adelaide ☆ Genevieve Wheeler Eylül ayında okuduğum ve çok sevdiğim bir kitap oldu Adelaide. Yer yer sinir krizi geçirsem de sonunda içime sinen bir şekilde bitti. Bu kitap, 20’li yaşlarında ağır travmalar yaşamış Adelaide’in kendini bulma hikâyesini anlatıyor. Adelaide,…devamı💗 Adelaide ☆ Genevieve Wheeler
Eylül ayında okuduğum ve çok sevdiğim bir kitap oldu Adelaide. Yer yer sinir krizi geçirsem de sonunda içime sinen bir şekilde bitti. Bu kitap, 20’li yaşlarında ağır travmalar yaşamış Adelaide’in kendini bulma hikâyesini anlatıyor.
Adelaide, hayatındaki zorluklara rağmen güçlü kalmaya çalışan, kırılgan ama bir o kadar da dirençli bir karakter. Geçmişinde yaşadığı acılara rağmen kendi yolunu bulma çabası, okurken Adelaide’in kararlılığına hayran kalmamı sağladı. Kitap boyunca onun içsel dünyasına, duygularına ve düşüncelerine dalıyoruz.
Rory… Ah Rory! Daha manipülatif, bencil ve narsist bir karakter okumadım sanırım. Adelaide’i sürekli Natalie ile kıyaslaması, eski ilişkisini gündeme getirmesi ve Adelaide’in değerini görmezden gelmesi tam anlamıyla sabır testi gibiydi. Yine de kendi travmalarının arkasına saklandığını, sevdiği insanları kaybedince değerlerini fark ettiğini ama iş işten geçtiğinde artık çok geç olduğunu gördük. Adelaide’in değerini hiçbir zaman anlayamadı.
Beni en çok etkileyen kısımlardan biri Adelaide’in arkadaşlık ilişkileriydi. Onun yanında olan dostları, ona sürekli kendi değerini hatırlatmaya çalışmaları, hayatımızda doğru insanların önemini bir kez daha hissettirdi. Çünkü bazen biz kendimizi unutsak da yanımızda duranlar bize yeniden yol gösterebiliyor.
Bir diğer nokta ise Adelaide’in kitaplarla olan bağıydı. Onun okuma alışkanlıkları, hikâyeye ayrı bir derinlik katıyordu. Özellikle Sylvia Plath’ın Sırça Fanus’una yapılan atıf hoşuma gitti; çünkü benim de en sevdiğim kitaplardan biri. Bu kısımda hem tedirginlik hem de umut hissettim. Sylvia’nın hayatını bildiğim için Adelaide’in de aynı sona sürüklenmesinden korktum. Ama yazar, Adelaide’i kendi yolunu seçen, yeniden ayağa kalkabilen bir kadın olarak karşımıza çıkardı.
Ayrıca kitapta Londra atmosferini hissetmek, Adelaide’in günlük yaşamına eşlik etmek de çok hoşuma gitti. Küçük ayrıntılar bile karakteri daha gerçek ve bize yakın hissettirdi.
Sonuç olarak Adelaide, toksik ilişkilerden ve karşılıksız bir aşkın gölgesinde kendini unutan bir kadından, yavaş yavaş yeniden kendi değerini hatırlama yolculuğuna çıkan bir hikâye. Kendi kırıklarını onarmaya çalışırken aslında ne kadar güçlü olabileceğimizi hatırlatıyor. Kendimizi bulmak, kendi değerimizi fark etmek üzerine. Okuyan herkes bir noktada kendinden bir şeyler bulur diye düşünüyorum.
Tavsiye edebileceğim bir kitap. Şimdiden okuyacaklara keyifli okumalar dilerim. 🌸