Buna BL demek ne kadar doğru? Bir anime daha bitti. Yeni çıkan dizilerden favorim oldu. Hikayesi olsun, dram mı olsun, karakterleriyle... kısacası her şeyiyle başarılı ve kaliteli bir anime oldu. Benim için özel bir yere sahip. Animeyi çok sevdiğim için…devamıBuna BL demek ne kadar doğru?
Bir anime daha bitti. Yeni çıkan dizilerden favorim oldu. Hikayesi olsun, dram mı olsun, karakterleriyle... kısacası her şeyiyle başarılı ve kaliteli bir anime oldu. Benim için özel bir yere sahip. Animeyi çok sevdiğim için gönderi atmak istedim.
Konusu, bir yaz Hikaru ölür ancak onun bedeninde olan bir şeyle döner. Şey diyorum çünkü bu yaratık gibi olan şeyi adlandırmak biraz zor. Hikaru'nun en yakın arkadaşı olan Yoshiki, her ne kadar Hikaru'nun bedeninde tıpkı Hikaru gibi davransa da onun aslında Hikaru olmadığını anlar. Olaylar ve gizemler böylelikle başlar.
Anime her yerde BL yani boyslove olarak geçtiği için birçok kişi başlamıyor. Oysa BL arka perdede kalıyor. Yoshiki, Hikaru'ya karşı duygular besler fakat Hikaru öldükten sonra onun bedenindeki yaratıkla gizemler başlıyor. Gizemli ve gerelimi gerçekten hissettirebilen bir anime. Ayrıca kurgusu sağlam. Merakla izliyorsunuz her bölümü. Bittiği için ben de boşluk hissettiren bir anime oldu. Her bölümü benim için duygusal ve derin izler bıraktı. İkinci sezonu geleceği için mutluyum. Mangasını da okumayı düşünüyorum. Açıkçası böyle kaliteli bl görmek hem sevindirdi hem şaşırttı.
Eğer bl çok karşıysanız önermem ama benim için fark etmez kalite önemli diyorsanız kesinlikle öneririm.
# Bundan sonrasını okuyup okumamak size kalmış. Ben duygularımı yazmak istiyorum. #
Bu anime beni perişan etti. Dramı benim için fazla geldi. Bazen 'ben bu kadar duygusal mıydım?' diye düşünmeden edemedim. Kaç bölümde gözlerim doldu sayamadım. Çok acı değil mi? Çok sevdiğiniz bir insan ölüyor ve bedeninde başka biri geliyor onun gibi davranıyor, onun gibi konuşuyor sanki hiç ölmemiş gibi. Oysa siz öldüğünü biliyorsunuz ve onun bedeni devamlı gözünüzün önünde. Sana dokunuyor, gülüyor ama o kişi değil işte... Devamlı kendimi Yoshiki'nin yerine koydum, onunla empati kurmadan edemedim. Bu gerçekten dayanılmaz zor. Yoshiki'nin Hikaru kılığındaki varlığa kızması kimilerini kızdırıyor ama ben onu haklı buluyorum çünkü bu onun için gerçekten ağır bir acı ve o acısını dışa vuruyor. Yeni Hikaru'yu da seviyorum ve ona da üzülüyorum. Duygularını bilmiyorum, bir şeyleri anlamıyor ama yaşamak istiyor yani insanlar da olduğu gibi çünkü çok yalnız kalmış. İkisine de üzülüyor insan...
İkili arasında ki ilişki nasıl olacak en çok onu merak ediyorum. Yoshiki, yeni Hikaru'yu kabullense bile onu sevecek mi? Bunu başaracak mı merak ediyorum. Belki bizi hüzünlü bir son bile bekleyebilir. Şuan kurgu yeni Hikaru'nun gizemi üstünde ilerliyor ve köyün geçmişi. İkili arasında ki ilişki şuan için hüzünlü. Ancak yeni Hikaru aslında Yoshiki'den hoşlanıyor gibi görünüyor. Ancak yeni Hikaru ile ölen Hikaru'nun duygularını ayırt etmek zor. Bu yüzden yeni Hikaru şöyle der 'Bu gerçekten benim duygularım mı yoksa Hikaru'nun mu?' işte bu sorgulama onda benliğini bulmaya itecektir.
Evet bu genel yorumumdu şimdi son bölüm hakkında yazacağım. Burası spoi içeriyor ❗️
Son bölümde yeni Hikaru dağa geri dönerse bir şeylerin düzeleceğini düşünür. Ancak Yoshiki ona engel olur. Yoshiki ona alışmaya başlamış ve onu kaybetmek istemiyor. Ölen Hikaru'nun ardından yeni Hikaru'yu da kaybetmek istemiyor da diyebiliriz. Yeni Hikaru da gitmek istemediğini belirtir. Burada ikilinin ilişkisi rengini belli etmeye başlar. Her ne olursa olsun ortada yinede bir gizem var. Bu gizemi çözmede medyum adam aktif olacaktır. Zaten son sahnede de göründü. Ortada kaliteli bir bl kurgusu var yani. Daha önce böyle bir bl anime çıkmadı. Oldukça iddialı. Mangaka kurguda gizemi öne çıkarmış bl'i biraz geri plana almış. Devamında nasıl olur bilemem çünkü henüz mangayı okumadım. Şimdilik görüşlerim bunlar. Aklıma bir şeyler gelirse eklerim.