Bu kitap, geçmişiyle yüzleşmekten kaçan bir genç kadının, kendini yeniden bulma hikâyesini anlatıyor. Nazlı, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyan, hayatı boyunca duygularını kelimelerle bastırmış bir öğrenci. Bir gün, sınıf arkadaşı Ezel ile birlikte Jane Austen üzerine hazırlaması gereken bir…devamıBu kitap, geçmişiyle yüzleşmekten kaçan bir genç kadının, kendini yeniden bulma hikâyesini anlatıyor. Nazlı, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyan, hayatı boyunca duygularını kelimelerle bastırmış bir öğrenci. Bir gün, sınıf arkadaşı Ezel ile birlikte Jane Austen üzerine hazırlaması gereken bir ödev, onun için sıradan bir okul projesi olmaktan çıkıyor. Bu çalışma, Nazlı’yı kendi geçmişinin karanlık sayfalarına, bastırdığı anılarına ve unuttuğunu sandığı duygularına götürüyor.
Zamanla Nazlı, hem kendiyle hem de etrafındaki insanlarla olan ilişkilerini yeniden sorgulamaya başlıyor. Her adımında kendisine yabancılaşırken, geçmişin gölgesinde yeni bir benlik yaratmaya çalışıyor. Ancak bazı hesaplaşmalar yalnızca insanın kendi içinde tamamlanabilir ve Nazlı’nın bu yolculuğunda kimse onun yerine o adımı atamaz.
Edebiyatla yoğrulmuş, duygusal derinliği yüksek ve herkesin bir noktada anlamını sorgulayacağı tarzda bir roman.
Kitabın kapağına hayranım. O kadar güzel ki, her baktığımda yeniden etkileniyorum. Gerçekten o kadar estetik ve ilgi çekici ki, sırf kapağı için bile alınır, rafına gururla koyarsın. Benim için en özel, en güzel kapak tasarımlarından biri.
Yazarın üslubuna hayran kaldım. Betimlemelerindeki incelik, anlatım tarzındaki akıcılık ve duyguları işlerken gösterdiği ustalık özellikle ilgimi çekti. Duyguları o kadar gerçekçi ve etkileyici bir şekilde aktarabiliyor ki, okurken tam anlamıyla hissedebiliyorsunuz.
İtiraf etmeliyim, Nazlı başlarda sinirleri zorlayan bir karakterdi. Ukala tavırları gerçekten rahatsız ediciydi. Ancak hikayenin derinliklerine indikçe, yaşadığı çöküşü ve omuzladığı acıları görünce ona karşı empati duymamak imkânsız hale geliyor. Sinir bozucu halleri, yaşadıklarıyla kıyaslandığında insanı hem kızdırıyor hem de üzülmesine sebep oluyor.
Kitabın konusu gerçekten güzel ve gençlik dönemi için oldukça uygun. Yine de, konunun biraz farklı işlenmesi halinde çok daha etkileyici olabileceğini ve herkesin severek okuyabileceğini düşünüyorum. Bazı durumlar nedeniyle birçok kişi kitabı yarım bırakmak zorunda kalmış; o olaylar farklı bir şekilde ele alınsaydı, bence herkes keyifle okuyabilirdi.
Bazı klişe sahneler olsa da okumak yine de keyifliydi. Beni en çok etkileyen ve sarsan bölümler son 50 sayfa oldu. Hiç beklemediğim sürprizlerle birkaç kez ters köşe oldum. Çünkü gerçekten tahmin edemediğim şeyler çıkmıştı. Beklenmedik olaylar beni her zaman çok keyiflendiriyor.
Kitabın son sayfaları gerçekten sürükleyiciydi ve okumaya kendimi kaptırdım. Öncesinde ise biraz sıkıldım çünkü bazı olaylar ve cümleler tekrar ediyor gibiydi, bu da okuma keyfimi azalttı.
Aslında kitaptan beklentim, Nazlı’nın tavırları ve ilerleyiş tarzı yüzünden oldukça düşüktü. Ama son sayfaları okuyup bitirdikten sonra hissettiğim heyecan ve tatmin inanılmazdı. Her şey yerli yerine oturunca ve tüm soruların yanıtlarını bulunca kitap benim için çok daha anlamlı hale geldi. Bu yüzden, eğer okuyanlar arasında kitabı yarım bırakmayı düşünenler varsa, mutlaka sonuna kadar okumalarını öneririm. Çünkü ben sonunda etkilendim.
Nazlı, Ezel’i sürekli itip reddederken, sonlarda yaşadığı kabulleniş bana biraz aceleye getirilmiş gibi geldi. O sahneyi daha uzun ve detaylı okumak isterdim. Duyguların geçişi bana hızlı ve yüzeysel geldiği için bu kısmı pek samimi bulmadım; biraz yapay hissettirdi.
Kitaptaki bazı pasajlardaki düşünceler ve cümleler gerçekten çok hoşuma gitti. O kadar sahici ve içten hissettiriyor ki, sanki birinin günlüğünü okuyormuşum gibi bir his uyandırıyor. Bu samimi duygular beni çok etkiledi.
Genel olarak kitap benim için güzeldi. Kitabı özellikle güzel kılan kısmı sonuydu; eğer sonu böyle olmasaydı, büyük ihtimalle beğenmez ya da yarım bırakabilirdim. Aslında kitabın asıl olayı da sonu zaten. Bu yüzden herkesin tarzına uymayabilir ama samimi ve içten kitaplar arayanlar için güzel bir öneri olabileceğini düşünüyorum.🌸
────୨ৎ────
Puanım: 7/10
────୨ৎ────
"Kimse senden bu yüzden hoşlanmayacak, kimse sessizliğini anlamayacak; kimse içinde kopan fırtınaları, omzunda eksik olan eli, buz tutmuş kalbini, gölgelerden saklanmak istediğini, yatağın altına süpürdüğün ağlama seslerini duymayacak. Herkes, her zaman bekleyecek. Ve seni çok sevdiğini iddia edecek bu insanlar, senin için ne kadar acı çektiklerinden bahsedecekler, aslında hep kafalarında kurdukları bambaşka bir seni beslemeye devam ederken. Sana dans etmeyi sevdiren kişi olma ihtimalini sevecekler, senin içinde sakladığını düşündükleri kahkahayı dudaklarına ulaştırabilme ihtimalini. Sende sevdikleri şey bile hep kendileriyle ilgili olacak. Gülümseyemediğini fark ettiklerinde, dans edemediğinde ve ayaklarına bastığında ilk seni suçlayacaklar, sevilmeyi bilmediğinde zaten sevilmeyi hak etmediğini söyleyecekler ve sen onca zaman onları incitmemek için kendi kendini yaralarken onlar, bir gün seni terk edip giderken iki kez düşünmeyecekler. Hep terk ettiler, her zaman terk edecekler. Ama sen her zaman kötü olmaya devam edeceksin, bir gün bir başkası çıkacak ve seni ne kadar çok sevdiğini, diğerlerinden ne kadar da farklı olduğunu söyleyecek ve seni diğerlerine benzetmeye çalışırken öncekilerin yarım bıraktığı şeyi tamamlayacak, sen yok olacaksın ama onların hiç haberi olmayacak.
Seni bir çamur gibi işleyemediklerini fark ettiklerinde ellerini kirlettiğin için hesabını senden soracaklar.
Sen hiç sevilmemiş olacaksın, sevmenin ne demek olduğunu da hiçbir zaman anlamayacaksın."