Bu filmle alakalı şöyle absürd bir şey var. O dönem manyak gibi bad boy hikayelerine sarmıştım. Ama daha çok tayvan, Asya tarzı. Yaban çiçeği gibi. Ve google arama motoru sağ olsun bad boy filmleri ararken karşıma bu filmi çıkarmıştı. Sanırım…devamıBu filmle alakalı şöyle absürd bir şey var. O dönem manyak gibi bad boy hikayelerine sarmıştım. Ama daha çok tayvan, Asya tarzı. Yaban çiçeği gibi. Ve google arama motoru sağ olsun bad boy filmleri ararken karşıma bu filmi çıkarmıştı. Sanırım o dönemde bu film yeni çıkmıştı. Ve bu film aklımda hep bad boy filmi olarak kalmış o yüzden konusunu unutmuşum. Hatta izlediğimi bile unutmuşum. Şimdi izlediğimde ki düşüncem komedi şeklinde ilerlediği için güzel ancak dram olsaydı çok bayardı.
İki ana karakterde birbirini seviyor. Çocukluktan beri beraberler ve aslında aşıklar. Ama açılmıyorlar ve bazen eyleme geçmez kadere bırakırsan kader seni daha farklı durumların içine sokar. Bu filmde bunu gösteriyor. Açılmadıkları için hayatlarına farklı insanlar giriyor. Yolları ayrılıyor. Bir şekilde hep iletişimdeler, yine de aşk itirafı hiç gelmiyor. Birde tüm bu kaderin yazıldığı an sadece bir an. Şayet gençliklerindeki konuşma farklı ilerleseydi bu kadar uğraşmayacaklardı.
Bir açıdan da sevdiğiniz insan başkasıyla birlikte olduğunda medeni bir şekilde görüşmeye devam eder miydiniz? Yada görüşmesiniz bile yıllar sonra denk geldiğinizde kendinize şans verir miydiniz?
Eğer sınırlarınız olmazsa her şey birbirine girer. Sınırlar mıdır var eden?