❦︎"ne zaman şiir yazmak istediysem seni yazdım, senden öteye gidemedim suçluyum,umutsuzluğum hiç geçmeyecek seni asla bulamayacağım sanıyordum rüya da olsa yalan da olsa şimdi seni buldum artık bırakmayacağım ve daha nice yıllar bütün yazdıklarım seni anlatacak Allah'a inandığım kadar sana…devamı❦︎"ne zaman şiir yazmak istediysem
seni yazdım, senden öteye gidemedim
suçluyum,umutsuzluğum hiç geçmeyecek
seni asla bulamayacağım sanıyordum
rüya da olsa yalan da olsa şimdi
seni buldum artık bırakmayacağım
ve daha nice yıllar bütün yazdıklarım seni anlatacak
Allah'a inandığım kadar sana da inanıyorum inan"
ꕥ".. hakkını veremedik alınterimizin suçluyuz
har vurup harman savurduk ömrümüzü
akıllı bir maymun olmaktan öteye gidemedik.
şimdi bu kördövüşünde suç bizim
geç anladık zavallılığımızı
her şeyi bu sağır göklerden bekledik yıllardır
bizi kimseler inandıramadı ölüme
bize kimseler öğretmedi insanlığımızı
kim kurdu
bu düzeni, nerdeyiz?
bu tekerlekler nasıl dönüyor boşlukta
bu umutlar, bu dualar, bu kahrolası hayaller
nasıl bunca yıl barındırdı bizi
bu katı yürekli topraklar
bu gülünç mezar taşları
ölümler ölümler ölümler
ölümlerden beter yalnızlığımız
bu macera ne zaman bitecek söyleyin
söyleyin ne zaman aydınlanacak
bu karanlık alınyazımız!.."
❦︎"nasıl aldandık bunca zamandır
nasıl inandık güzelliğine hayatın
bize ne doğan güneşten
büyüyen buğdaydan akan sudan bize ne?
alabildiğine kederliyiz yorgunuz
bize dostluğu öğretiniz
bize sevmesini öğrettiniz delicesine
sevdikse günahlarımız tanrının boynuna
sevilmedikse insanlar utansın kederimizden
ne aradık ne bulduk dünyanızda söyleyin
bir sevgiyi bile çok gördünüz bize
öpüştük uykularımızda, ayıpladınız
kara kara yengeçleri saldınız üstümüze
şimdi de bir rahat yaşamaktır tutturmuşsunuz
rahat bırakın bizi
göğüyle deniziyle
taşıyla toprağıyla
o yoktan var ettiğiniz tanrısıyla
dünyanız sizin olsun.."
❦︎"şimdi bir kutup var sana çeker beni
bir kutup var senden öteye
ben onun için böyle ortalıkta kaldım
dağ yollarında, caddelerde, sokaklarda
onun için bulup bulup yitirdim seni
hangi kapıyı çaldıysam sen açtın bana
hangi gözümü yumduysam seni gördüm
zamandın, zamandan öte bir şeydin
yıllarca bir meşale gibi yandın uzaklarda
bu manyetik alanda boğulmam senin yüzünden
bu zincirleri sen vurdun ellerime
sen getirdin bunca karanlıkları
al şunu, mumu yak
korkuyorum
bir taş aldım attım denize
günahlarımdan kurtuldum
alfabenin yirmi sekizinci harfindeyim
öteye gidemem
itme beni
benim de bir insan tarafım vardı
bakma böyle kötü olduğuma
benim de dileklerim vardı
benim de bir beklediğim vardı yaşamaktan
yeter artık vurma yüzüme çirkinliğimi
her gün bir kadın ağlar benim yüzümde
büyük dertler içinde benim ellerim
anlamıyor musun?
sen sevildiğin için güzelsin bu kadar
ben sevilmediğimden böyle çirkinim
bütün kötü yerlerde ben kokarım
biliyorum
bir hayvan leşiyim, öleli kırk gün olmuş
fabrika bacalarında bir kara dumanım
zehirim akrep kuyruklarında
kötüyüm sevemediğin kadar
öyle fenayım
kapanmış bıçak yaralarında
bu pis çöp tenekelerinde unut beni
unut artık
bayat bir ekmek gibi
çürümüş bir elma gibi.."
❦︎"ben böyle olsun istememiştim
ya sana çok yakın
ya senden çok uzak olmalıydım
aramızda aşılmaz engeller olsun istiyordum
büyük dağlar, derin denizler olsun istiyordum
sana gelmeye gücüm yetmemeliydi
çaresizliğimin bütün hıncını mesafelere yüklememeliydim
dağda yanan bir çoban ateşi gibi
gökte bir yıldız gibi
seni görmeli
seni yaşamalı
ve senden çok uzaklarda olmalıydım."
❦︎"dünyaya ilk gelişimiz değil bu
yüz binlerce yıl önce
bir de taş devrinde gelmiştik
senin için vahşi hayvanlar vurmuştum o zaman
pars dişlerinden bir gerdanlık yapmıştım boynuna
nice mağara duvarlarına güzelliğini kazımıştım
nasıl hatırlamazsın"
☻︎"ama biliyorsun nihayet ben de insanım
umutsuzluğa düştüğüm anlar oluyor
hiç gelmeyeceksin sanıyorum
o zaman kurşun gibi bir korku saplanıyor kalbime
katran gibi bir yalnızlıktır sarıyor içimi
yalnızlığımdan utanıyorum"
☹︎"ne dedimse inanma
seni değil kendimi aldatıyorum
sen istediğin kadar
varlığın ta kendisi ol
ölümsüzlüğün ta kendisi
ben günden güne yok olmaktayım
bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana
anlamıyor musun?
gökyüzü güneş olsa
sensiz karanlıktayım."
𖦹"bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. ayaklarını afrika'dan getirip bir kağıt üzerine yapıştırmalıyım, saçların sibirya'da olmalı dudakların çin'de. gözlerin hindistan'da bir mabudun gözleri olmalı ellerin italya'da bir heykelin elleri. bulsam da seni parça parça bulmalıyım.
yine de bir yerin eksik kalmalı
yeniden yollara düşmeliyim, onu aramalıyım
ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim."
❦︎"sevgimi anlamadığın ve ona saygı göstermediğin anda ölebilirim. karşılık vermediğin anda değil."
❦︎"hatırlıyor musun? bir şiirimde:
𝑏𝑖𝑟 𝑦𝑒𝑟𝑒 𝑘𝑎𝑑𝑎𝑟 𝑦𝑎𝑠̧𝑎𝑚𝑎𝑘 𝑔𝑢̈𝑧𝑒𝑙
𝑎𝑚𝑎 𝑏𝑖𝑟 𝑦𝑒𝑟𝑑𝑒 𝑜̈𝑙𝑢̈𝑚 𝑔𝑢̈𝑧𝑒𝑙 𝑜𝑙𝑢𝑦𝑜𝑟.
demiştim.
işte bugün ölümün o güzel olduğu yerdeyim."
❦︎"inanmak,seni düşündükçe söylediğim bir şarkı olmalı dudaklarımda. inanmak, gökyüzünün en karanlık zamanında bile görebileceğim bir yıldız olmalı. dağlardan, denizlerden esen serin rüzgârlar gibi, senden gelen bir şey olmalı inanmak. kimi gün kalem olmalı parmaklarımda kimi gün kulağımda musiki; gözlerimde ışık olmalı, içtiğim suda, yediğim ekmekte sana tüm inanmanın tadını duymalıyım. her sabah ilk ışık, sana inanarak yaşayacağım mutlu bir gün getirmeli bana. işte o zaman yokluğuna bile dayanabilirim, özlemlerim daha derin bir anlam kazanır. seni beklerken şüphelerin o kahredici zehriyle, geciktiğin her saniye bir daha ölmem."
❦︎"o demir parmaklıklara, ağır kapılara, kalın zincirlere, o merhametsiz çirkin gardiyanlara rağmen seni seviyorum.
anlatamıyorum."
❦︎"duyarlarsa,diyorsun. duysunlar ne çıkar? seven insanın bir suçlu gibi ezik olması neden? sevmek ve sevilmek hakkımızı kullanıyorsak bundan kime ne? İnsan olarak aşktan başka övünecek neyimiz kaldı? erdem yalan söylemek mi? hırsızlık etmek mi? katil olmak mı? yoksa esirleri fırınlarda yakmak mı erdem? Bir milletin gençliğini savaş meydanlarında yok etmek mi? yalnız sofular mı erdemli bu dünyada? çıkarını düşünenler mi namuslu? aşka saygı duymayanlar utansın yadsıdıklarına, sevenler değil.
varoluş sancısıyla demlenmiş aşk dolu satırları okuyarak hatta dinleyerek özdeşleşebildiğim o şiirleri tek bir paydada toplamak gayesine düştüm lâkin sanırım başarılı olamadım. eminim ki daha yazılacak onca şiir, onca alıntı onca pasaj vardır bu kitapta. bunların hepsini yazmaya takatim yetmez tıpkı tamamıyla okumaya yetmediği gibi.
aşk dediğime bakmayın zira bu dizeler böylesine klişe bir kalıpla özetlenmemeli. adeta bir bağımlılık, kendine ve dünyaya karşı açtığın bir harp, yolunu kaybedip derin umutsuzluklar içinde boğulduğun uçsuz bucaksız bir dehliz sanki.
bilmem nedendir şiirleri böylesine keyifle sindirirken mektuplarla bağdaşamam. birkaç sahife dolusu bende anlam ifadeye etmeyen kelimelerden oluşan nameleri okumak biraz da olsa daralttı beni.
belki bir gün bambaşka bir şekilde, anlatılan duyguları yaşayarak ya da en azından tasavvur etme cesaretimi nezdimde bulundurarak okuyabilirim.
sanıyorum ki ancak o zaman herkesin mevzubahisle kurduğu bağı kurabilirim..
"𝒈𝒊𝒕𝒕𝒊𝒈̆𝒊𝒏𝒆 𝒊𝒏𝒂𝒏𝒎𝜾𝒚𝒐𝒓𝒖𝒎, 𝒈𝒆𝒍 𝒅𝒆𝒎𝒆𝒚𝒆𝒄𝒆𝒈̆𝒊𝒎."