📟 Hepinizin şu soruyu sorduğunu duyar gibiyim. Peki 1890-1891 döneminde William Dickson tarafından çekilen filmler 1-2 saniyelik görüntülerken 1892-1893 dönemindeki filmler neden daha uzun ? Bu soruyu sizler için cevaplayayım. 🎞️ Dickson’ın ilk dönem filmleri yani “Monkeyshines” ya da “Men…devamı📟 Hepinizin şu soruyu sorduğunu duyar gibiyim. Peki 1890-1891 döneminde William Dickson tarafından çekilen filmler 1-2 saniyelik görüntülerken 1892-1893 dönemindeki filmler neden daha uzun ? Bu soruyu sizler için cevaplayayım.
🎞️ Dickson’ın ilk dönem filmleri yani “Monkeyshines” ya da “Men Boxing” gibi filmler toplasanız 2-3 saniyelik filmlerdi çünkü kullanılan film şeritleri çok kısaydı. Filmler el kesimi yapılıyor ve uzun şerit kullanılamıyordu. O dönemin kamera mekanizmasıda uzun süre sorunsuz çalışamıyordu. Bir diğer etkende emülsiyon kalitesinin kötü olmasıydı. Bu sebepler aslında erken dönem Dickson filmlerinin kısalığının sebepleridir.
🙋 Yukarı kalkan elleri bende gördüm. Peki emülsiyon nedir ? Bu terimden ne anlamamız gerekir. Emülsiyon aslında film şeridinin üzerine sürülmüş kimyasal bir tabakadır. Aslında film şeridi bu kimyasal olmadan boş bir plastiktir. Bu kimyasal malzeme fotonları yakalayarak bildiğiniz kareleri oluşturur. Bu kareler hızlandırılınca film oluşur. Dickson’ın ilk dönem filmlerinde emülsiyon kalitesi düşük olduğu için filmler kolay bozuluyor, yanıyor ve kopuyordu bu yüzden emülsiyon kalitesi arttıkça film süreside uzamıştır.
🎦 William Dickson tarafından çekilen erken dönem filmlerinde 20mm - 28mm gibi değişik dar film şeritleri kullanılmıştır. Bu film şeridindeki kareler kısa olduğu için daha az detaylıdır ve mekanizmanın bu şeritleri tutması daha zor olduğu için filmler sık sık kopar bu yüzden deneme ve test amaçlı filmler dar film şeritleriyle çekilmiş kısa filmlerdir.
📅 Tarihler 1892 yılına geldiğinde Dickson dar film şeritlerinden 35mm film şeridine geçti. Bu film şeridi daha detaylı görüntü almaya imkan tanıyordu. Ayrıca film şeritleri artık 4 perforasyonlu delik yapısına sahipti. Bu filmin düzgün ilerlemesine, karelerin kaymamasına film şeritlerinin daha uzun olmasına her şeyin daha stabilleşmesine olanak sağlamıştır.
🎙️ Tarihler 1893 yılını gösterdiğinde dünya tarihinin ilk film üretim stüdyosu yani “Black Maria” açıldı. Bu stüdyo Thomas Edison’un emriyle çekilen filmlerin daha iyi şartlarda çekilmesi için açılmıştır. Siyah katran kâğıdıyla kaplı olduğu için kendisine bu isim verilmiştir. O dönemin ABD toplumunda polislerin suçluları taşıdığı siyah renk büyük araçlara halk “Black Maria” derdi. Buna benzediği için bu stüdyoya da bu isim verilmiştir. Bu stüdyo rayların üzerinde dönebilen bir çatıya sahiptir. Amaç gün ışığını en iyi şekilde yakalayabilmektir. Bu yüzden artık filmler stüdyo ortamında daha kaliteli şekilde yapılmıştır.
💰 Bakmayın teknik teknik konuştuğumuza aslında bir noktada her şey paraya çıkıyordu. Çünkü Edison çekilen filmleri para karşılığında izletiyordu. Bu izlemeden kastım Emil ve Max Skladanowsky kardeşlerin Wintergarden’da ya da Auguste ve Louis kardeşlerin Fransa Grand Cafe’de yaptıklarıyla karıştırmayın. Çünkü onlar projektör kullanıp herkesin aynı anda izlemesine olanak sağlamıştı. Edison’un gösterimlerinde ise kineteskobun vizöründen bir kişi bakarak izleyebilirdi. İzlediğiniz görüntünün 1-2 saniye olduğunu düşünün ne kadar kızardınız değil mi ? İşte tam da bu yüzden işin ticari bir kapısının olması yüzünden artık filmler daha uzatılmaya başlamıştı.
⚒️ Filmde 3 kişi bir örs üzerinde demiri dövüyor. Black Maria isimli stüdyoda çekilen filmimiz yaklaşık 40-50 saniyelik süreye sahip. Bu filmin bir önemli özelliğide “ticari olarak gösterilen ilk Edison filmi” olması. Bazı kaynaklarda tarihsel etiket hatası var filmin çekildiği yıl 1893 ancak halka sunumuysa 1894’tür.