🗺️ Erken dönem sinemanın derinliklerine yaptığımız yolculukta Fransız Lumiere kardeşlerden Alman Emil ve Max Skladanowsky’lere oradan Amerika’ya uçarak Thomas Edison’un labarotuvarlarında çalışan William Dickson’a kadar gelmiştik. Sizlerle “bioskop” “sinematograf” ve “kinetoskop” gibi cihazları anlattım. Şimdi biraz garip ve tuhaf bir…devamı🗺️ Erken dönem sinemanın derinliklerine yaptığımız yolculukta Fransız Lumiere kardeşlerden Alman Emil ve Max Skladanowsky’lere oradan Amerika’ya uçarak Thomas Edison’un labarotuvarlarında çalışan William Dickson’a kadar gelmiştik. Sizlerle “bioskop” “sinematograf” ve “kinetoskop” gibi cihazları anlattım. Şimdi biraz garip ve tuhaf bir olayla karşınızdayım.
📅 Bildiğiniz gibi Edison’un labarotuvarlarında geliştirilmiş “Kinetoskop” ve “kinetograf” size anlattığım aralıkta en erken dönem hareketli görüntü araçlarıydı. Hatta Thomas Edison’un 1894 yılında halka açık sunumlarını baz alırsak bunlar en erken dönem filmlerdi. Ancak Edison’un filmlerinin bir farkı vardı. Filmi izlemek için kullandığınız “Kinetoskop” cihazını sadece bir kişi izleyebilmekteydi. Yine de hareketli film hareketli filmdir. Her şeye rağmen Edison’un elindeki en erken hareketli filmler bile 1889-1890 yıllarına aittir.
🇫🇷 Lumiere kardeşlere ve Skladanowsky kardeşlere girmiyorum bile bildiğiniz gibi onlar ilk filmlerini 1895 yılında çekmişlerdi. Fransız ve Alman kardeşleri diğerlerinden ayıran şeyse görüntüleri projektör vasıtasıyla yansıtıp birden fazla kişinin bir salonda izlemesine olanak sağlamalarıydı.
✍️ Kafalar karışmadan konuyu toparlayalım Lumiere ve Skladanowsky’ler 1895 tarihinde Edison’un ise 1894 yılında halka açık sunum yaptığını biliyoruz. Thomas Edison’un ekibinin deneme amacıyla 1889-1890 yıllarında filmler çektiklerinide biliyoruz. Kısacası elimizde bildiğimiz en erken filmler 1889-1890 yıllarına ait. Ancak bundan önce çekilen bazı filmlerde bulunmakta. Gelin beraber Fransız Le Prince’ye bakalım.
🇫🇷 Le Prince 1841’de Fransa’da doğdu. Babası Napolyon döneminde görev yapmış bir topçu subayıydı. Babasının yakın arkadaşı Louis Daguerre onun çocukluğunda önemli bi yer bulmaktadır. Louis Daguerre aslında kendi icadı olan tek nüshalık çok net bir fotoğraf kamerası icat etmiştir. Çocukluğu bu adamla geçen Le Prince optik, kimya ve görüntü teknolojilerine ilgiyle büyümüştür.
🎓 Paris ve Djon’da bilimsel eğitim almıştır. Özellikle kimya, mekanik ve optik üzerine çalışmıştır. Ayrıca resim ve güzel sanatlarda okuması onu birçok açıdan geliştirmiştir. Hem sanatçı hem mühendis hem de kimyager özellikleri olan hibrit birisidir. 1866 yılında Paris’ten ayrılıp İngiltere/Leeds’e giden Le Prince burada Sarah adında bir kadınla evlendi. Bu evlilik çok önemliydi çünkü Whitley ailesi zengindi ve sanayiyle iç içeydiler. İngiltere / Leeds’te bir sanat okulu kurdu. “Leeds Technical School of Art” burada fotoğraf, çizim, perspektif ve kimya üzerine eğitimler verdi.
🧭 1886-1888 yıllarında yoğun olarak kamera sistemleri, şeritler üzerine çalışan Le Prince tarihteki ilk tek objektifli hareketli kamerayı geliştirdi. Teknik özelliklerine bakarsak bu kamera tek lense sahip saniyede 16 kare çekim yapan mekanik çekme sistemine sahipti. Film şeridi olarak kendisine ait özel kaplanmış kâğıt bazlı film şeridi kullandı. Çünkü o dönem cam plakalar vardı ama onlarla film çekilemezdi ağırdılar selüloit filmlerde yoktu onlar 1889 civarında çıktılar. Bu yüzden kağıt tabanlı rulo film sistemini geliştirmiştir.
📅 1888 yılında çektiği “Roundhay Garden Scene” ve “Leeds Bridge” onun ilk filmleridir. Hatta tarihteki en erken filmlerdir. Zaten filmlerde 1-2 saniyeliktir.
🧙 Gelelim asıl ilginç konuya tarihler 13 Eylül 1890’ı gösterdiğinde Le Prince kardeşini Djon’da ziyaret ettikten sonra trenle Paris’e gitmek için yola çıktı. Trene bindiğini kanıtlayan tanık yoktu ama bilet ve bagaj teslim evrağı vardı. Ancak tren Paris’e ulaştığında ne Le Prince vardı ne de eşyaları sanki uçup buharlaşmıştı. Le Prince bulunamadı eşyaları da bulunamadı bu olay sinema tarihinin en esrarengiz olaylarından biridir. Bazıları rakipleri tarafından (Edison) ortadan kaldırıldığını idda ederken bazıları da maddi sebeplerden olduğunu söylüyor. Ama çözülen bir şey yok…
🎞️ Tarihin tek mercekli ilk film kamerasını yapıp, ilk hareketli filmleri çeken Le Prince garip şekilde ortadan kaybolur. Dahası kendisi projektör cihazıda geliştirmiştir. Tek başına sinemayı icat eden kişidir. Kısacası sadece film çekmekle kalmayıp bu görüntüleri göstermek için optik yansıtma cihazıda geliştirmiştir. Zaten öz oğlu Adolphe sonralarında Edison’a dava açıcak hatta mahkemede “Babam kamerayı da yaptı, projektörü de yaptı, film çekti ve gösterime hazırdı.” diyecektir.
👀 İzlediğiniz şey yani “Man Walking Around the Corner” aslında 1 saniyelik siyah-beyaz bir görüntü. Burada şöyle bir mevzu var bildiğiniz gibi tek bir mercekli ve şeritli ilk film kamerası 1888 yılında icat edildi. Bu filmde bundan 1 yıl önce yani 1887 yılında çekilmiştir. Bu dönemde Le Prince kendi icat ettiği 16 lenslik kamerayı kullanıyordu. Bu da 16 ayrı lens 16 ayrı poz 16 ayrı cam plaka kullanıldı. Kısacası bildiğimiz filmlerdeki tek lens ve film şeridi mantığı ile çekilmedi bu film. Bu yüzden buna film demek doğru olmayabilir.