Spoiler içeriyor
• Ay o neydi öyle yaa.. • Yemin ediyorum üstümden tır geçmiş gibiyim, muhteşem bir filmdi. Ve asla beklemiyodum izlediğim tüm ters köşe filmlerine taş çıkartır. • Son sahnesine bayıldım, çok farklı bi' havası var filmin ve ben bi' kaç…devamı• Ay o neydi öyle yaa..
• Yemin ediyorum üstümden tır geçmiş gibiyim, muhteşem bir filmdi. Ve asla beklemiyodum izlediğim tüm ters köşe filmlerine taş çıkartır.
• Son sahnesine bayıldım, çok farklı bi' havası var filmin ve ben bi' kaç kelime yazıp bırakmak istemiyorum. Ruh eşi dediğimiz şey tam da bu, bana bi daha anlattırmayın bu film işte. Ruh eşinin tanımı, açıklaması her şeyi bu film.
• Giray Altınok'un kalemine bayılıyorum zaten ama böyle bir şey çıkarabaileceğini hiç beklemiyordum. Replikler, tepkiler, mimikler, yerinde giren şarkılar.. o kadar iyiki her şey. Gerçeküstü falan olabilir mi acaba?
• Son sahneyi abartmam lazım, ruh eşi kavramına bi' anlam katmaları yetmedi farzet şarkısına da çok güzel bi' anlam kattılar. Bu filmi izledikten sonra aynı şekilde dinleyemezsiniz şarkıyı, yok yani.
• Farklı bir yapım, farklı bir bakış açısı bence, ben seni bidaha bulabilir miyim bilmiyorum diyo mümtaz ama zaten uyandıkları het bedende hep birlikteydiler. Son bedenlerinde 24 saat içinde ölmediler çünkü birbirlerini bulmaları, fark etmeleri ve artık ruh eşi olduklarını anlamaları gerekiyordu.
• Şunları da söylemem gerek ruh eşi kavramını anlamlandırdığı gibi aile kavramını da çok güzel anlatmış. Mutlu aile tablosu nedir bilirim ama bundaki bambaşka bir şey. Biteceklerini bildikleri için her şeyi çok iyi yaşama istekleri var ama zaten biteceği içinde çok bağlanmamaya çalışıyorlar. Hayatta böyle olmalı aslında bugün varız yarın yokuz. Hep diyoruz anda kalalım, anın tadını çıkaralım falan ama asıl önemli olan orda yaşayanın kıymetini bilebilmek. Ya eve geliyosun eşin çocukların yanında, çocuklar içinde aynısı eve gidince bakıyolar anne babaları yanında. Bi' insanın eve gittiğinde yanında olan insanları görebilmesi çok büyük bir lütuf, belki bunu abartmıyoruz ya da kıymetini bilmiyoruz ama kaybetme eşiğine gelindiğinde de tüm hayatı gözünün önünden geçiyo insanın. Şey lafı var belki bilirsiniz dünyanın en iyi hissi eve varma hissidir. Okey eve varmak çok güzel bir şey ama ev dediğimiz o ev dört duvar bi çatı mı yoksa seni destekleyebilecek, her zaman sohbetinin olabileceği, seni her durumda düşünebilecek insanların yanına gitmek mi? İnsanın evde olabilmesi için her nerede olursa olsun ona evde gibi hissettirecek insanlara ihtiyacı var. Bu hayatta da kimin kime ev olacağını bilemiyoruz, demem o ki sahip olduğumuz evler, arsalar, tapulardan ziyade o evleri, arsaları kimlerle güzel anılara şahit ederiz buna kıymet ve önem vermemiz gerekiyor. Bu durumun olumsuzluklarını bu filmin yorumunda konuşup canımı sıkmak istemiyorum ama en azından şunu söyleyeyim kendine bırakın ev olacak insan dört duvar bi çatıyı bulamayan insanlarda var. Hayat böyle, kime ne yaşatacağı hiç belli değil. Daha bişey demiyorum bu konuyla alakalı.
• Son sahne bi anda girince gözyaşlarımı tutamadım ben çünkü kötü sonla biteceiini düşünmüştüm. Mümtaz ve deryanın yaşadıkları o hayat rüya gibiydi, diyoya şarkı " Senle bi' rüya gördük, herkesin gözü önünde.. " aynısı. Yaşadıkları şey tam da bu, biteceklerini bildikleri bir şeyi yaşıyorlar, başkalarının hayatını başkaları için kolaylaştırmaya çalışıyorlar ama bu hisleri bir daha tadamayacaklarını da biliyorlar.
• Kesinlikle tekrar tekrar izleyeceğim bi' yapım, şiddetle tavsiye ederim izlemezseniz çok şey kaybedersiniz. İzleyin arkadaşlar..