Spoiler içeriyor
Bugünkü derslerimin sıkıcılığı nedeniyle iki oturuşta bitirdiğim kitap. Hüseyin Rahmi'den önce Ahmet Mithat Efendi'den birkaç kitap okuduğum için anlatım şeklini ona benzettim ki zaten aynı zaman diliminde yaşamışlar çok şaşırmamak gerek. Kitabın dili akıcıydı ve olaylar hızla ilerlediği için merak…devamıBugünkü derslerimin sıkıcılığı nedeniyle iki oturuşta bitirdiğim kitap. Hüseyin Rahmi'den önce Ahmet Mithat Efendi'den birkaç kitap okuduğum için anlatım şeklini ona benzettim ki zaten aynı zaman diliminde yaşamışlar çok şaşırmamak gerek.
Kitabın dili akıcıydı ve olaylar hızla ilerlediği için merak oluşturdu. Açıkçası ilk başta Anjel'e karşı daha anlayışlı bir bakış açım olsa da bana hak verirsiniz ki zamanla bu anlayış kayboldu. Yaşının gençliğinden dolayı olsa da 20.yaş bence o kadar da hataların kabul edilebileceği bir yaş değil. Dinine bağlı birisi imajı için nasıl rollere girip detaylara hakim olma konusunda ustalaşacak aklı varsa diğer konular hakkında da düşünebilirdi.Hadi onu geçtim diyelim bence bazı kararları akılsızcaydı. Daha mantıklı kararlar verebileceği yerlerin olduğunu düşünüyorum. 3 insanın duygularıyla oynayıp birbirine düşürmek gerçekten kahpece bir hareket. Yazarın anlatımıyla komik olduğunu düşündüğüm yerler oldu mu oldu orası ayrı. En çok Eda Hanım'a üzüldüm kadın davasında haklıydı. Mürebbiyeyi değil de Anjel'i fark etmesi güzel fakat o da stratejik olarak yanlış davrandı. 40 yıllık evin kahyası isen herkesin her şeyini biliyor olman lazim bu sayede de evden kovulmadan bu konuyu kapatman lazımdı ah be teyze. Onun dışında 3lü arasında malumunuz en çok Şemi'ye üzüldüm. Diğerleri yetişkinken duygularına daha hakim olabilirken bu çocuk hayatında ilk defa bi hata yapıp yanlış kişiyi sevince ve aldatıldığını öğrenince katil olacaktı az kalsın ki bayıldı Allahtan. Üstüne aldatıldığı kişiler de ona destek olması gereken kişilerken... En çok şaşırdığım nokta tabiki Dehri Efendi'nin Anjel'in odasından çıkmasıydı. Dehri Efendi'nin körü körüne böyle Angel'i savunmasını daha çok eski kafalılığına ve Frenk insana haddinden fazla değer vermesinden kaynaklandığını düşünüyordum. Meğerse olan olmuş. Hatta bence çok daha önce yani Şemi,Sadri ve Amca Bey'in hepsinden önce de birlikte olmuş olabileceklerini düşünüyorum veyahut Anjel geldiğinden beri aslinda odalik yapmak istediğini,üçünün masa altında kafa tokuşturdukları geceden sonra cesaret edip buna meylettiğini düşünüyorum.Finalde ise üç kişinin de bayılarak bitmesi iyiydi bence her okuyucu için açık kapı bıraktı. Benim için final şöyle devam ediyor: Şemi ayıldıktan sonra uzun bir depresyon sürecindeyken yatılı okuluna geri dönüyor. Dehri Efendi utancından ve ikiyüzlülüğünden herkesi falakaya yatırmış olabilir :d ardından Anjel tabiki kapı dışarı ediliyor. Amca Bey evdeki selamlık kısmında ezik büzük bir halde hayatına devam ederken Sadri'nin eşi Melahat olayları öğrenip Sadri'den boşanıp babasıyla da arasına mesafe getiriyor(umarim)
AYRICA NEDEN AŞÇIBAŞI TOSUN'UN BİR SAPIK OLDUĞUNUN ALTI ÇİZİLMİYOR??? Sürekli aşık olduğu söyleniyor ama kızın her gece penceresini gözetliyor??? Mahrem görüntüler gördükten sonra bile HÂLA bundan utanç duymayıp izlemeye devam ediyor. İĞRENÇSİN .