BKM'de gezerken görüp, "dur ulan bi tane de Darwin okuyayım, sonuçta bilime katkıları çok büyük olan bir insan." deyip, alıp okuduğum ilk Darwin kitabı oldu. İlk başta kitaptan beklediğim şey, duygular ifade edilirken insanlarda ve hayvanlarda nasıl bir aksiyon alındığının…devamıBKM'de gezerken görüp, "dur ulan bi tane de Darwin okuyayım, sonuçta bilime katkıları çok büyük olan bir insan." deyip, alıp okuduğum ilk Darwin kitabı oldu.
İlk başta kitaptan beklediğim şey, duygular ifade edilirken insanlarda ve hayvanlarda nasıl bir aksiyon alındığının üzerinde durulmasıydı. Kitapta zaten bunun üzerinde duruyor ama mevzu bahis aksiyonlar çok küçük, çok minimal. Ve ayrıca yer yer çok fazla teknik terim kullanılıyor. Örnek vermek gerekirse : "İnsanlar şaşırdıkları zaman kaşlarını yukarı kaldırır, bunu sağlayan şey bilmem ne kasının bilmem ne hormonu salgılandıktan sonra kasılması kaynaklıdır. Ayrıca falanca maymunun filanca türünde de bu kas gelişmiş olduğu için aynı tepkiyi bu maymun da verebilir..." gibi. Yani ben kitaptan daha ilgi çekici fiillerin hem psikolojik hem fizyolojik nedenlerini beklerken, (örneğin gergin bir insan neden bacaklarını hızla sallar?, veya korktuğumuzda neden ellerimizi ısırır, tırnaklarımızı kemiririz?... gibi) kitap herkesin bildiği, gözlemlediği şeyleri (Şaşırınca ağzımızı açmak, mutlu olunca gözümüzden yaş gelmesi, utanınca kızarmak...) psikolojiye çok girmeden, ağırlıklı olarak biyolojik ve fizyolojik olarak açıklıyor. Ve yukarıda bahsettiğim gibi bunu zaman zaman bizi terimlere boğarak yapıyor. Arada ilgi çekici konular olsa da kitabın büyük kısmı bu şekilde.
İlgimi çeken konulara gelecek olursak, özellikle görme engelli bireylerin de görme engeli olmayan bireyler gibi bazı duygu durum koşullarında aynı tepkiyi vermeleri çok şaşırtıcıydı. Yani duygularımızı fiziksel olarak ifade etmek, iç güdüsel bir davranış olduğu açıklanıyor. Çünkü "ifade etme" denilen şey, çoğunlukla çocuk yaşlarda, gözlemlemeyle oluşan bir yetenek. Ama her zaman böyle olmadığı açıklanıyor kitapta. Mesela utanan bir insanın yüzünü aşağıya doğru indirip saklama çabası ve kızarmanın daha çok yüz bölgesinde oluşması, bilişsel bir şey. Çünkü insanın örtmek için ekstra çabalamadığı tek yer yüz ve yine bilişsel olarak vücudumuzda güzel görünmesi için en çok uğraştığımız yer yüzümüz. "Başka insanlar bana bakıyor mu, onların dikkatini mi çektim?" gibi düşünceler utancı doğuruyor, ve diğer insanların baktıkları ilk yer yüzümüz oluyor. Ve bu sebeplerden ötürü insan utanınca bu yüzden yüzünü kaçırıyor (tabi ki kitapta daha detaylı ve biraz daha biyolojik olarak anlatılıyor). Ama bu durumun iç güdüsel olması beni bir hayli şaşırttı. Görme engelli bireylerin de aynı hareketi tıpkı görme engeli olmayan insanlar şeklinde yapması bana bir hayli ilginç geldi. Ayrıca onaylama ve yadsıma hareketlerinin de coğrafyadan coğrafyaya değişiklik göstermesi de merak ettirdi. Darwin bu kısımda Türklerin yadsıma için kafayı iki yana sallamak yerine kaş ve kafayı yukarı kaldırıp "cık" sesini çıkarmasını ilginç buluyordu, bu hareket Avrupa'nın hiçbir yerinde olmayıp sadece 2-3 coğrafya da olması araştırma konusu olabilir diyor kitapta.
Sonuca gelecek olursak: 350 sayfalık bu kitabın büyük bir kısmı beni sıktı açıkcası. Çünkü anlatım daha çok biyolojik ve fizyoljik. Yer yer okuyucuyu terimlere boğması da cabası. Ama yine de büyük bir ilgiyle okuduğum bi 80-90 sayfa vardır. Eğer biyoloji okumaktan keyif alıyorsanız, özellikle anatomik terimlere az çok hakimseniz sizin için keyifli bir kitap olabilir.