Spoiler içeriyor
Akhilleus'un şarkısı mitolojiye ilgisi olan herkesin okuması gereken bir kitap! Kitap özeti: Her şey Parisin Menelaosun karısı Heleni kaçırmasıyla başlıyor. Akalılar ve Truvalıların savaşı Truva savaşı... Paktraklos adında ölümlü bir kral çocuğu. Fakat değersiz ve beceriksiz. Bir gün yanlışlıkla bir…devamıAkhilleus'un şarkısı mitolojiye ilgisi olan herkesin okuması gereken bir kitap!
Kitap özeti:
Her şey Parisin Menelaosun karısı Heleni kaçırmasıyla başlıyor. Akalılar ve Truvalıların savaşı Truva savaşı...
Paktraklos adında ölümlü bir kral çocuğu. Fakat değersiz ve beceriksiz. Bir gün yanlışlıkla bir çocuğun ölümüne sebep olduktan sonra, başka bir krallığa sürgün edilir ve orada Akhilleus ile tanışır. Birbirleriyle önce yakın arkadaş sonra da aşıkları olurlar. Akhilleus yetenekli bir çocuktur. Babası bir kral olan Peleus ve annesi Thetis. Dolayısıyla bir ölümlü.
Büyüdükçe yeteneklerini gösteren Akhilleusu babası ormana eğitim almak üzere Kheironun yanına gönderir orda savaş bilgelik ve şifalandırma gibi eğitimleri Patroklosla birlikte alır. Zamanı geldiğinde krallığına geri dönen çocuklar, bir savaş çıktığını ve Truvalılara karşı çıkan bu savaşın ancak Yunan tarafında Akhilleusla birlikte savaşırlarsa kazanacaklarının kehanetini öğrenirler. Thetis oğlunu savaşa göndermek istemez ve Sykrosta kral Lykomedesin kızları arasına gizler ama Odisseus onun orda gizlendiğini öğrenir ve Akhilleusu gizinden ortaya çıkarmak için kılıç çeker. Tüm kızlar kaçışıp saklanırken kız kılığındaki Akhilleus savaşmak için kuşanır ve kendini belli eder.
Kader tanrıları Moiralar artık ona bir seçim sunar ya Akalılarla savaşmayıp sıradan bir insan gibi yaşayıp ölecek ya da savaşta ölüp bir kahraman gibi anılacaktır. Akhilleus şanı seçer ve savaşmaya karar verir. Patroklos da savaşa onunla gelir.
10 yıl süren savaş sonunda Kral Menelaos Akhilleusun savaş ganimeti olan Briseis adındaki kıza göz diker ve onu alır. Bu Akhilleusun onuruna yapılan bir saldırıdır bu yüzden Akhilleus savaştan çekilir. Yunan ordusu gerilemeye başlar hem salgın hastalıklar hem de saldırılardan etkilenirler. Patroklos bu kadar insanın ölmesine dayanamaz ve Akhilleusa tekrar savaşması gerektiğini söyler ama Akhilleus ancak Kral Menelaos ondan özür dilerse savaşa katılacağını söyleyince Patraklos, akhillesun zırhını giyip orduya katılmayı teklif eder. Böylece ordu Akhilleus onlara katıldığı için moral bulup kazanacaklarını düşünecekler, hem de daha sonrasında savaşa katılanın Akhilleus değil Patroklos olduğunu açıkladıklarında Akhilleusun şerefi korunmuş olacaktı. Başta Akhilleus bu teklifi kabul etmedi çünkü Patroklos savaşmayı bilmiyordu hem onun için tehlikeliydi ama ısrarlar sonrasında Patroklostan savaşmaması ve dikkatli olması konusunda söz aldıktan sonra izin verdi. Hazırlanıp savaşa giden Patroklos etrafa mızraklar atmaya başladı ve Hektordan sonra gelen savaşçı Sarpedonu öldürür. Bunun üzerine Hektor Patroklosu öldür. Bunu öğrenen Alhilleus ne pahasına olursa olsun gider ve Hektoru öldür. Cesedini savaş yerinde günlerce sürükler. Ruhunun arafta kalacağından Hektorun babası ondan af diler ve cesedini alır.
Savaş devam ederken kehanetteki gibi Hektor öldükten sonra Akhilleus Parisin yayından çıkan ok ile vurularak ölür. Akhilleusa bir anıt yapılır ama bir vasiyeti vardır küllerinin Patroklos ile birlikte gömülmesi... Zavallı Patroklosun ruhu savaş meydanında arafta kalmıştır. Vasiyet üzerine Akhilleus Sykrosta saklanırken Kral Lykomedesin kızı Deidameiadan olan oğlu Neoptolemos anıtta ikisinin de adının yazmasına karar verir ve Thetis anıta Patroklosun ismini ekler. Ruhu huzura kavuşan Patroklos ve Akhilleus birlikte ölüler diyarına doğru yola çıkarlar.
Sonunda kitap, büyük olaylarla değil; sessiz, dingin ve tamamlanmış bir hisle sona erer.