Spoiler içeriyor
Şehir meydanında bir masaya oturan Maléna ve onun sigarasını yakmak için uzanan erkeklerden oluşan görsel, filmi izleme nedenimdi. Vamp, femme fatale bir kadın figürünün, ne istediğini bildiğini, istediği her şeyi zekası ve dişiliğiyle elde ettiğini görmek istemiştim. Nitekim filmin beklentilerimin…devamıŞehir meydanında bir masaya oturan Maléna ve onun sigarasını yakmak için uzanan erkeklerden oluşan görsel, filmi izleme nedenimdi. Vamp, femme fatale bir kadın figürünün, ne istediğini bildiğini, istediği her şeyi zekası ve dişiliğiyle elde ettiğini görmek istemiştim. Nitekim filmin beklentilerimin dışında bir anlatısı varmış.
Maléna eşi Nino ile birlikte bir kasabaya taşınır. Savaş başlar ve eşi savaşa gider. Maléna yalnız başına yaşamaya başlar. Bu genç, güzel ve yalnız kadın, kasabadaki evli-bekar, genç-yaşlı tüm erkeklerin seks figürü hâline gelir. Kadınlar kıskanarak, erkekler arzulayarak izler her adımını. Arkasından hikayeler uydurulur, hayaller kurulur. Babası kasabada nüfuzlu biri olan Maléna, belki de biraz onun da kasabadaki varlığıyla pis bakışların, peşindeki serserilerin tehlikesinden korunur. Zaman geçer, eşi ölür. Peşindekilerin cesareti artar. Savaşın iyice kızıştığı bir dönemde babasının da ölümüyle Maléna'nın gücü tükenir. Geçinmek zor bir hâl almıştır. Kendisine iftiralarla dava açılır. Davayı kazanmasını sağlayan avukat tarafından ona tecavüz edilir. Maléna daha fazla direnemez. Hem geçinmek hem de düzenli olarak uğradığı tacizlere, ironik bir şekilde, baş kaldırmak için saçlarını keser ve kızıla boyar. Şehrin merkezinde, elinde sigarasıyla uzanan çakmaklara bakarken ağlaması bundan kaynaklıdır. Olmak istediği kadın bu değildir. Artık bakanın metreslerinden biridir. Yüksek rütbeli subaylarla birlikte olur. Savaş ortamının toplumu iyice galeyana getirdiği bir gün, şehirdeki kadınlar tarafından meydanda şiddete maruz kalır ve sürülür. Ta ki savaşta bir kolunu kaybeden eşi kendisini bulup kasabalarına getirene kadar bir daha şehirde görülmez. Döndüğünde ise bekar değildir. Kadınlar ona düşmanlığı bırakır. Kocaları güvendedir. Maléna yeniden, bu kez kadınlığı fazlasıyla bastırılmış bir şekilde, kasabada eşiyle yaşar.
Maléna'nın yolculuğu, ona aşık olan genç bir çocuğun gözüyle anlatılır. Çocuğun Maléna'ya duyduğu şehvet ve aşkla, ilk deneyimleri aktarılır. Hikâye örgüsünde Maléna ile hiçbir zaman cinsel-duygusal bir münasebetleri olmaz. Ancak ergen çocuğun hayali fantezilerini aktarmak için de olsa iki oyuncu birlikte çokça kez cinsel sahnelerde bulunur. Küçük bir çocuğun aşkı ve şehveti keşfetme öyküsü etkili bir şekilde anlatılsa da söz konusu sahneler bir çocuk için aşırıdır.
Maléna, istediğini alan, zekası ve güzelliğinin gücüyle herkese boyun eğdiren bir kadının hikâyesi değil. Yalnız başına yaşadığı şehirde tacizlere maruz kalan, hemcinslerinin nefretini haksız yere kazanmış bir kadının hikâyesi. Film boyunca Maléna'nın ayakları altında ezilme fantezileri kuran erkeklerin hiçbiri, kadınları Maléna'ya saldırırken onu korumaz. Herkes dehşete seyirci kalır. Maléna geri döndüğünde ise tüm bu dehşet hiç yaşanmamışçasına herkes onu ve eşini kucaklar. Maléna'nın başında kocası vardır. Erkekler ondan uzak duracak, kadınlar ise onunla kıyaslandığında kendini yetersiz hissetmeyecektir. Tehlike sona ermiştir.
Nostaljik atmosferi, estetik görünen cinselliği ve sosyolojik okumalarıyla elle tutulur birkaç güzel noktası olan bir filmdi.