Bir suç ve cinayet filmi olmasına rağmen oldukça sürükleyici, yer yer komik ve eğlenceli bir yapım. Türünü tanımlarken absürt kara komedi demek sanırım yanlış olmaz. Her iyi kara komedide olduğu gibi filmin eleştirel bir tarafı da var. Günümüzün “ilgi fahişesi”…devamıBir suç ve cinayet filmi olmasına rağmen oldukça sürükleyici, yer yer komik ve eğlenceli bir yapım. Türünü tanımlarken absürt kara komedi demek sanırım yanlış olmaz. Her iyi kara komedide olduğu gibi filmin eleştirel bir tarafı da var. Günümüzün “ilgi fahişesi” insanlarını, görünür olma uğruna arka arkaya dizilen yalanları ve medyanın bu iştahı nasıl körüklediğini ti’ye alıyor. Hikâye tam da buradan hareketle Sue Buttons’ın üç gününe odaklanıyor.
Sue, kimsenin fark etmediği bir kadın. Kocası, kardeşi, çevresi… Kimse onun varlığıyla gerçekten ilgilenmiyor; doğum gününü hatırlayan bile yok. Bir gün uzaktan kocasını elinde çiçeklerle görünce “Ne güzel, doğum günümü hatırladı” diye düşünüyor ama çiçekler başka bir kadın için. Kocasını yatakta başka biriyle yakaladığı anda ise işler tamamen kontrolden çıkıyor: Adam panikten kalp krizi geçirip ölüyor. İşte tam bu noktada Sue için “hayatta ilk kez fark edilme” ihtimali doğuyor. Cesedi gömüp kocasını kayıp ilan ediyor ve Amerikan televizyonlarının Müge Anlı’sı sayılabilecek bir programa katılarak “kocam kayboldu” hikâyesini anlatmaya başlıyor. Sonrası zaten tam bir kaos: polisler, suçlular, medya ve büyüyen yalanlar zinciri…
Bugün izlediğim bir film olarak beklentim açıkçası daha yüksekti. Oyuncu kadrosuna, yönetmenine ve senaristine baktığınızda daha rafine, daha sert bir kara komedi bekliyorsunuz. Film kötü mü? Hayır. Kendini izlettiriyor, bazı sahnelerde gerçekten eğlenceli anlar yakalıyor. Ama “tam anlamıyla bir kara komedi mi?” Bana göre değil. Zaten seyirci puanı ile Metascore arasında giderek açılan fark da biraz buradan kaynaklanıyor. Benim gözümde düşük–orta segment arası, potansiyelini tam kullanamayan bir film olmuş.
Filmin resmi özetini de buraya bırakayım, izlemek isteyenler için fikir verir: Breaking News in Yuba County, kocasını başka bir kadınla yakalayan bir kadının hikâyesini konu ediyor. Genç kadın büyük bir şok yaşar; kocası yakalanınca kalp krizi geçirerek hayatını kaybeder. Cesetten kurtulması gerektiğini düşünen kadın, cesedi gömer ve eşinin kayıp olduğunu söyler. Kocasının kayıp olarak bilinmesi ona beklenmedik bir şöhret kazandırır. Ancak polisler ve suçlularla baş etmeye çalıştıkça boyundan büyük işlere kalkıştığını fark eder. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, yerel bir kanalda haber sunucusu olan ve “büyük bir hikâye” arayan kız kardeşinden de her şeyi saklamak zorundadır.
Başrollerde Allison Janney ve Laura Dern yer alıyor. Yönetmen koltuğunda Tate Taylor, senaryoda ise Amanda Idoko bulunuyor. Özetle, İzlenir, yer yer güldürür, fikri ilginçtir ama çok daha sert, daha karanlık ve daha “tokat gibi” bir kara komedi olma şansını kaçırmış bir film.